İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ‘Somaliland’ı bağımsız devlet olarak tanıdığına dair yaptığı açıklama ile Somaliland bir anda uluslararası ilişkilerin gündemine oturdu. Uluslararası alanda haritada dahi bilinmediği ‘Somliland’ın İsrail tarafından tanıması ne anlama geliyor? Burada kime nasıl bir mesaj vermek isteniyor. Somliland’ın tanınması özellikle bölgesel ilişkilerde nasıl bir etki yaratır? Bu sorulara doğru cevap verildiğinde İsrail’in yaptığı hamlenin stratejik olduğunu çok daha net anlayabiliriz.

30 yıldır fiilen bağımsız olan ve kendi hükümeti ve ordusu bulunan ancak Birleşmiş Milletler ve uluslararası alanda henüz tanınmayan Somaliland neresidir? Stratejik bir önemi var mıdır?

Somaliland’ın kısa tarihi

Erken İslam döneminde bölgede farklı tarihlerde Somali Müslüman krallıkları kuruldu. Bunlar içerisinde en çok bilineni 14. ve 15. yüzyıllarda Zeila merkezli Adal Sultanlığıdır. Daha sonra Adal Sultanlığı'nın halef devletleri ortaya çıktı; “Bunlar arasında 18. yüzyılın ortalarında kurulan İsaaq Sultanlığı da bulunuyordu. 19. yüzyılın sonlarında Birleşik Krallık, bölgedeki çeşitli klanlarla anlaşmalar imzalayarak Somaliland Koruma Bölgesi'ni kurdu ve bu bölge 26 Haziran 1960'ta Birleşik Krallık tarafından resmen Somaliland Devleti olarak bağımsızlığını kazandı. Beş gün sonra, Somaliland Devleti, Somaliland Güven Bölgesi (eski İtalyan Somali) ile gönüllü olarak birleşerek Somali Cumhuriyeti'ni oluşturdu.” Aynı şekilde “Somaliland'daki ana klan ailesi olan İsaaq'lara karşı uygulanan sert politikalar nedeniyle başlayan çatışmalar 10 yıllık bir bağımsızlık savaşı, Mayıs 1991 yılına ise Somaliland tek taraflı olarak ‘Bağımsızlık Bildirgesini’ yayınlayarak Somali’den ayrılığını ilan etti. Somaliland’ın bugünkü yüz ölçümü 176.120 kilometrekare olup, 2024 yılı itibariyle nüfusu yaklaşık 6,2 milyondur. Başkenti ve en büyük şehri Hargeisa'dır.

2001 yılında devletin varlığını belirleyen anayasa kabul edildi. Anayasa göre yönetim biçimi cumhuriyettir. Arapça ve İngilizce olmak üzere iki resmi dili bulunuyor. Nüfusun ezici bir çoğunluğu Müslümandır. Bugün bütün kurumsal yapılarıyla devlet özelliğine sahip olan Somaliland'ın kendisine ait hem para birimi hem de pasaportu vardır. Bu pasaportu uluslararası alanda tanınmamakla birlikte Birleşik Krallık, Fransa, Belçika, Güney Afrika, Güney Sudan, Kenya, Cibuti ve Etiyopya’da resmi olmayan seyahat dokümanları olarak kabul etmektedir.

Somaliland’ın jeo-stratejik önemi

Somaliland’ın jeostratejik konumu oldukça önem arz ediyor. Doğu’da Somali, Güney’de Etopya, Kuzeybatı’da Cibuti ile komşudur. Ancak Somaliland’ın stratejik konumu Afrika Boyunuzu olarak bilinen Aden körfezinin girişinde bulunuyor. Aden körfezinin bir tarafını Yemen karşı tarafından ise Cibuti ve Somaliland bulunuyor. Somaliland’ı kontrol eden Aden Körfezini de kontrol eder. İsrail’in Somaliland ile bu düzeyde ilgilenmesi ve ‘bağımsız’ devlet olarak tanımasının temel nedeni, Somaliland ile kuracağı askeri dahil stratejik işbirliği hem Afrika kıtasını etkilemede hem de Yemen’de Husilere karşı çok daha etkili saldırılar yapmasında önem arz ediyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu X Hesabında yaptığı açıklamada: “Bugün Somaliland Cumhuriyeti'nin bağımsız ve egemen bir devlet olarak resmen tanındığını ilan ettim. Dışişleri Bakanı Sa'ar ve Somaliland Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ile birlikte ortak ve karşılıklı bir bildiri imzaladık. Bu bildiri, Başkan Trump'ın girişimiyle imzalanan İbrahim Anlaşmaları'nın ruhuna uygun olarak yapılmıştır. Somaliland Cumhurbaşkanı Dr. Abdirahman Mohamed Abdallah'ı tebrik ettim ve istikrar ve barışı teşvik etme konusundaki liderliğini ve kararlılığını övdüm. Cumhurbaşkanını İsrail'e resmi bir ziyarette bulunmaya davet ettim. Cumhurbaşkanı bu tarihi bildiri için bana teşekkür etti ve terörizmle mücadele ve bölgesel barışın ilerletilmesindeki başarılarımdan dolayı takdirini dile getirdi. Bugünkü gelişmelere katkılarından dolayı Dışişleri Bakanı Sa'ar'a, Mossad Başkanı David Barnea'ya ve Mossad'a teşekkür ediyor, Somaliland halkına başarı, refah ve özgürlük diliyorum. İsrail Devleti, tarım, sağlık, teknoloji ve ekonomi alanlarında kapsamlı iş birliği yoluyla Somaliland Cumhuriyeti ile ilişkilerini derhal genişletmeyi planlamaktadır.”

Somaliland Cumhuriyeti'ni bağımsız ve egemen bir devlet olarak tanıyan. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar'ın açıklaması: "Geçtiğimiz yıl boyunca, İsrail ve Somaliland arasındaki ilişkiler kapsamlı ve devam eden diyalog temelinde gelişti. Başbakan Benjamin Netanyahu ve Somaliland Cumhurbaşkanı Abdirahman Mohamed Abdullahi'nin kararı doğrultusunda, bugün karşılıklı tanıma ve tam diplomatik ilişkilerin kurulmasına ilişkin bir anlaşma imzaladık. Bu anlaşma, büyükelçilerin atanmasını ve büyükelçiliklerin açılmasını da içerecektir… Ülkelerimiz ve halklarımız arasındaki ilişkileri, bölgesel istikrarı ve ekonomik refahı güçlendirmek için birlikte çalışacağız… Somaliland, İsrail için stratejik açıdan önemli bir yer; Afrika Boynuzu'nun kuzey kesiminde ve Aden Körfezi'nin hemen karşısında Yemen bulunuyor…”

Somaliland, İsrail’in Bölgesel Hakimiyeti Bakımından önemlidir

İsrail’e ait Kanal 12’de yapılan bir değerlendirmede: “Somalilano, Kızıldeniz'i Hint Okyanusu'na bağlayan Bab el Mandeb boğazının hemen yanında, Aden Körfezi'nde yer almaktadır. Kızıldeniz'deki neredeyse tüm gemi trafiği bu koridordan geçmektedir. Yemen'den gelen Husi saldırıları artınca, İsrail bağlantılı gemiler Afrika'yı dolaşarak rotalarını değiştirmek zorunda kaldılar. Bu durum, bölgenin kırılganlığını ortaya çıkardı. Tanınma, güvenlik anlaşmaları, istihbarat işbirliği ve Berbera yakınlarında uzun vadeli askeri erişimin önünü açıyor. Burada bir dayanak noktası, Yemen ile bağlantılı Kızıldeniz gemi trafiğinin, füze ve insansız hava aracı faaliyetlerinin sürekli izlenmesine ve İsrail'in kendi sınırlarının çok güneyinde erken uyarıya olanak tanıyor. Bab el Mandeb'den İsrail, her şeyi İsrail topraklarından yönetmek zorunda kalmadan Yemen'deki Husi güçlerine ve İran'ın Kızıldeniz'deki ikmal hatlarına daha yakın bir erişim elde ediyor. Aynı erişim Washington'a da fayda sağlıyor. Çin'in halihazırda bir askeri üssünün bulunduğu Cibuti'ye olan bağımlılığı azaltıyor ve ABD ile müttefik güçlerini Kızıldeniz'deki istikrarsızlığın kaynağına daha yakın bir konuma getiriyor. Tepki anında geldi. Mısır, Türkiye, Cibuti ve Somali bu hamleyi kınayarak Somali'nin egemenliğinin ihlali olarak nitelendirdi. Tepki, bunun gerçekte ne olduğunu doğruluyor: Tanıma kılıfına bürünmüş bir Kızıldeniz güç gaspı. Somaliland 30 yılı aşkın süredir tanınma arayışında. Bunun bedeli stratejik erişim. İsrail ilk adımı atan ülke oldu ve karşılığında Kızıldeniz geçidine erişim ve kontrol elde etti.”

İsrail, Somaliland’ı devlet olarak tanıyarak, sadece Aden körfezini kontrol etmek, bölgesel ticaret gemilerinin güvenliğini sağlamak ve Yemen’e karşı çok daha kapsamlı hamleler yapmayı planlamıyor. Aynı zamanda Afrika’ya çok daha aktif bir şekilde müdahale stratejisini oluşturuyor. İsrail’in Somaliland’ı devlet olarak tanıması ve doğrudan büyükelçiler düzeyinde diplomatik ilişki kurulması, sembolik bir çıkış değil doğrudan stratejik bir yönelim olacaktır. Önümüzdeki yakın bir dönemde dünyada bir çok ülkenin Somaliland’ı devlet olarak tanınmasına zemin hazırladığı açıktır. Birleşmiş Milletlerin bu konuda acilen toplanma kararı alması, sorunun ciddiyetini ve önemini gösteriyor.

İsrail’in Etopya ve Güney Sudan ile kurduğu ilişkiler dikkate alındığında Somaliland’ın tanıması Afrika kıtasındaki etkinlik alanının artacağına dair veri olarak ele alabiliriz. Somaliland Dışişleri Bakanlığı ile nüfusu 130 milyon civarında olan Etopya Dışişleri Bakanlığı arasında imzalanan anlaşmaya göre, Somalilan Limanlarının “50 yıl boyunca sürecek bir kiralama sözleşmesi karşılığında Etiyopya donanmasına 20 km deniz erişimi sağlanacak.” Bu anlaşma Somaliland’ın resmi tanınması bakımından önem arz ederken Etopya’nın ise Aden Körfezindeki askeri gücünün artmasına hizmet edecektir. Etiyopya Sanayi Bakanı Yardımcısı Tarekegn Bululta Godana, “İsrail'in Somaliland'ı tanımasını önemli bir diplomatik gelişme olarak değerlendirdi ve memnuniyetle” değerlendirdiğini açıkladı.

ABD Yakın Gelecekte Somaliland’ı tanıyacak

Netanyahu’nun açıklamasında Somaliland’ın ‘bağımsız’ devlet olarak tanınmasını: “Başkan Trump'ın girişimiyle imzalanan İbrahim Anlaşmalarının’ ruhuna uygun olarak yapılmıştır” diyerek Trmup yönetimini açıktan bir sorumluluk altına soktu.

AFP haber ajansının New York Post gazetesinden yer alan haberine göre Trump’ın Somaliland’ı haritada bilen kimse var mı? diye sorduğu ve ‘Somaliland’ı hemen tanımak yerine konuyu araştırdıktan sonra karar vereceğini’ aktarılıyor. Ancak, uluslararası basında “ABD’nin görüşmelerde bulunmak üzere ‘Somaliland’a diplomatik bir heyet gönderdiği” bilgisi yer aldı. Netanyahu’nun ABD’yi ziyaretinde Trump ile görüştüğünde Somaliland’ın tanınması konusunu ele alacağı ve hatta kabul ettireceği belirtiliyor.

Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail’in kararını destekliyor

İsrail, Somaliland'ı bağımsız bir devlet olarak tanıması, Birleşik Arap Emirlikleri'nin Körfez ve Afrika’daki stratejik çıkarlarıyla tam uyumludur. Körfez ülkeleri arasında İsrail ile tam işbirliği sağlayan tek ülke BAE’dir. İsrail’in bölgede attığı adımlar BAE’nin etkinlik alanını arttırıyor. Bu nedenle Yemen, Sudan ve Somali’deki gelişmeler ve İsrail’in Afrika boynuzda attığı stratejik adımlar ABE ile İsrail ilişkilerini kopmaz bir bağa dönüştürüyor. İsrail’i arkasına alan BAE, Katar ve Suudi Arabistan’a karşı üstünlük sağlamanın bir aracı haline getiriyor. BAE, Somaliland’ı tanıyan ilk birkaç ülkeden biri olacağından kuşku duyulmuyor.

Mısır, Suudi Arabistan, ve Katar; İsrail’in kararına kesin olarak karşıdırlar

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada: “Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan Krallığı'nın kardeş Somali Federal Cumhuriyeti'nin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne tam desteğini teyit eder. Krallık, İsrail işgal yetkilileri ile Somaliland bölgesi arasında karşılıklı tanıma ilanını reddeder ve bunu uluslararası hukuku ihlal eden tek taraflı ayrılıkçı önlemleri pekiştiren bir eylem olarak değerlendirir.”

Katar Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail’in Somaliland’ı tanımam kararını : "Uluslararası hukuk ilkelerine aykırı, tek taraflı ve tehlikeli bir emsal teşkil eden, Somali'nin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne tecavüz anlamına gelen bir eylemdir… "İsrail makamları ile Somaliland bölgesi arasında yapılan her türlü bildiri, anlaşma veya karşılıklı tanımayı reddediyoruz; zira bu, uluslararası hukuk ilkelerinin açık bir ihlalidir."

Mısır Dışişleri Bakanlığı da; İsrail'in Somaliland'ı tanıması kararı Somali'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne açık bir ihlaldir ve olarak gördüğünü ve bu adımın Afrika Boynuzu'ndaki barış ve istikrarı tehdit etmektir.”

Afrika Birliği: Somaliland'ı bağımsız bir varlık olarak tanımayı amaçlayan her türlü girişim veya eylemi kesinlikle reddeder ve Somaliland'ın Somali Federal Cumhuriyeti'nin ayrılmaz bir parçası olduğunu hatırlatır. Somali'nin birliğini, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü zayıflatmaya yönelik her türlü girişim, Afrika Birliği'nin temel ilkelerine aykırıdır ve kıta genelinde barış ve istikrar için geniş kapsamlı sonuçlar doğuracak tehlikeli bir emsal oluşturma riski taşır…”

Hem üç Körfez ülkesinin hem de Afrika Birliğinin yaptığı açıklamalar, Somaliland’ın tanınmasının bu ülkelerin sadece Aden körfezindeki stratejik çıkarlarına değil aynı zamanda Somali ve Afrika kıtasındaki jeopolitik çıkarlarına da önemli zararlar verecektir. Bu üç ülke, ABD’nin Somaliland’ı tanımaması için Trump üzerinde ciddi bir baskı uygulayacaklardır. Eğer Trump yönetimi, İsrail’in kararını olumlu görüp Somaliland’ı tanırsa bu BAE hariç diğer Körfez ülkeleri için sadece diplomatik bir yenilgi değil aynı zamanda stratejik bir kayıp olacaktır.

İsrail’in kararı, Türkiye’nin Afrika’daki stratejik çıkarlarına karşı ciddi bir hamledir

İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararı, Türkiye’nin Afrika’da izlediği stratejiyi doğrudan hedefliyor. Son yıllarda Ankara’nın Somali ile kurduğu politik, ekonomik ve askeri ilişkiler, Afrika’ya açılma planının önemli bir parçasıdır. Ankara’nın Somali üzerinden Afrika’ya açılma planı, Suriye ve Libya’da olduğundan çok farklı olarak daha derin ve planlıdır. Ankara içir Somali’nin önemi birkaç noktada toplanıyor: Birincisi özellikle askeri güç bulundurma, İkincisi Somali'nin kıyı şeridi boyunca açık denizde petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinde bulunma, Üçüncüsü ise Afrika kıtasına açılmada bir sıçrama tahtası olarak kullanma. İsrail’in Somaliland’ı tanıması ve bölgeye yerleşmesi hamlesi Ankara’nın Somali ile kurduğu stratejik ilişkileri zorlayacak gibi görünüyor. Böylelikle Tel Aviv ile Ankara, Somali ve Somaliland üzerinde askeri, politik ve ekonomik olarak komşu olacaklardır. İsrail’in Aden körfezine yönelik yapacağı askeri hamleler özellikle Ankara’nın Somali’deki askeri gücünü zorlayacağı açıktır. Bu nedenle Suriye’den sonra Aden Körfezinde ama özellikle Somali üzerinden yeni bir dolaylı çatışma olasılığından bahsedebiliriz.

İsrail’in Somaliland’ı tanıması askeri stratejisinin etkinlik alanının derinliği ve genişliği bakımından bize bir fikir verdiği gibi aynı zamanda Arap/Körfez bölgesinde yeni ama ciddi bir krizin oluşmasını sağladı. Suriye’de İsrail ile çatışan Ankara, Aden Körfezinde yine bir krizin içerisine girecek gibi görünüyor.