Kamu kurumlardaki yolsuzluklar ve usulsüzlükler başta olmak üzere ülkedeki çarpıklıklara ilişkin haberleriyle tanınan Birgün muhabiri İsmail Arı, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamasıyla 24 gündür Sincan Cezaevi’nde.

İsmail Arı, eşinin ailesini ziyaret ettiği Tokat’ta 21 Mart Cumartesi gecesi, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınmıştı. O gece polisler tarafından Ankara’ya getirilen Arı, 22 Mart Pazar sabahından akşam 20.00’ye kadar Emniyet’te ifade verdi.

Akşam saatlerinde adliyeye sevk edilen Arı’nın ifadesi savcı tarafından alınmadı. Savcı, Arı’yı tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk etti. Ankara 11. Sulh Ceza Hakimliği ise “adli tedbirlerin yetersiz kalacağı” iddiasıyla muhabirimiz İsmail Arı’nın tutuklanması yönünde karar verdi. Arı, 22 Mart Pazar gecesi Sincan Cezeavi’ne götürüldü.

HANGİ HABERLERİYLE SUÇLANDI?

Arı, birkaç farklı haberi ve konuşması üzerinden suçlanıyor.

Arı'ya BirGün TV'de 26 Ocak'ta yayınlanan Erdoğan ailesi mensuplarının 20 vakfın yönetiminde bulunmasıyla ilgili yorumları, hakim ve savcı atamalarındaki usulsüzlüklere ilişkin konuşması, Yunus Emre Vakfı'ndaki 600 milyon lirayı aşan ödüllü vurgun haberi ve Recep Tayyip Erdoğan'ın mezun olduğu imam hatip okulunda tarihi yapıların gözden çıkarılmasıyla ilgili haberi soruldu.

Vakıflar Genel Müdürlüğü, Arı'nınhaberinin ardından, Yunus Emre Enstitüsü hakkında 23 Aralık'ta Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu.

ARI: MADALYA TAKMANIZ LAZIM

İsmail Arı, emniyet ve hakimlikteki sorgusunda sadece gazetecilik yaptığını vurguladı ve “Devletin bana teşekkür madalyası takması gerekirken soruşturma açılması şaşırtıcı” dedi.

“Bana gösterilen bu 4 paylaşımın da saatlerce gözaltında tutulmamı gerektirecek nitelikte olduğunu düşünmüyorum” diyen muhabirimiz, sözlerine şöyle devam etti:

“Bir bayram günü göz altına alınan gazeteci olarak adalete inanmak istiyorum. Ben gazeteciyim ve gazetecilik mesleğim dışında hiçbir şey yapmadım. Gözaltına alındığım saatten itibaren emniyetin bodrum katındaki nezaretinde tutulurken hakkımda atılan binlerce tweet bunun göstergesidir. Bugün Ankara ve İstanbul’da yüzlerce yurttaş Anayasal hakkı olan basın özgürlüğüne sahip çıkmak için ve benim bir an evvel serbest bırakılmam için sokağa çıkmıştır. Bu da benim için en büyük şeref madalyasıdır.”

“TEK SUÇUM GAZETECİLİK YAPMAK”

İsmail Arı, gözaltında bulunduğu sırada avukatları aracılığıyla kamuoyuyla bir mesaj paylaşmıştı. Arı, mesajında şunları söylemişti:

“Üç ay önceki bir video nedeniyle gözaltına alındım. Bayram ziyaretinden akşam alınıp 450 km kat edip Ankara'ya getirildim. Dosyama yeni tweetler ve eski videolarım eklenmeye devam ediyor. Sanıyorum ki tutuklanmam için dosya şişirilmek isteniyor. Zaten son bir yıldır beni tutuklamak için bahane arıyorlardı. Tek suçum bu ülkede gazetecilik yapmak. Gazetecilik suç değildir. Gazetecilerin yanında olun. Sevgiler...”

HALK SOKAĞA ÇIKTI: GAZETECİLERE ÖZGÜRLÜK

Muhabirimiz İsmail Arı’nın tutuklanmasının ardından yurdun bir çok yerinde halk sokağa çıkarak İsmail Arı ile Merdan Yanardağ ve Alican Uludağ gibi diğer tutuklu gazetecileri de sahiplendi.

İlk eylemler Arı’nın gözaltına alındığı gecenin sabahı Ankara ve İstanbul’da yapıldı.

Bu iki eylemlin ardından Artvin’den İzmir’e, Samsun’dan Mersin’e, Denizli’den Malatya’ya yurttaşlar sokağa çıkarak İsmail Arı’nın tutuklanmasını protesto etti.