Dr. Dirk Brandherm ve ekibi tarafından yürütülen çalışmada, Geç Tunç Çağı ve Erken Demir Çağı'na ait izlerin yanı sıra İrlanda'daki bir tepe kalesinde ilk kez görülebilecek potansiyel bir su sarnıcına da rastlandı.
İrlanda'nın County Wicklow bölgesinde yer alan Baltinglass tepe kalesi kümesinin bir parçası olan Brusselstown Ring, boyutları ve yerleşim yoğunluğuyla arkeologları şaşırttı. Dr. Dirk Brandherm ve meslektaşları tarafından yürütülen çalışmada, alanın Erken Neolitik Çağ'dan Tunç Çağı'na (yaklaşık MÖ 3700 - 800) kadar sürekli kullanıldığı ve anıtsal yapılar içerdiği belirlendi. Yapılan havadan taramalar sonucunda, iç ve dış surlar arasında kalan bölgede yüzlerce ev platformu tespit edildi. Bu durum, tarih öncesi İrlanda yerleşimlerinin genellikle bir ila beş konuttan oluştuğu bilgisini değiştirerek, Kuzey Avrupa'da proto-kentleşmenin geleneksel olarak kabul edilenden yaklaşık 500 yıl önce başlamış olabileceğine işaret ediyor. Bölgedeki bu yoğun yerleşim modeli, dönemin sosyal yapısı ve yerleşim dinamikleri hakkında bilinenleri kökten değiştirme potansiyeli taşıyor.
Brusselstown Ring ve benzersiz yapısı
Brusselstown Ring, iki geniş aralıklı sur duvarı ile çevrili olmasıyla dikkat çekiyor. En dıştaki çevreleyici unsur, hem Brusselstown Ring'i hem de Spinas Hill 1 Neolitik yerleşimini içine alıyor. Birden fazla tepeyi kapsayan tepe kaleleri Britanya ve İrlanda'da son derece nadir görülürken, kıta Avrupa'sının Geç Demir Çağı'nda bile yaygın olmayan bir durumdur. Havadan yapılan incelemeler, iç surda 98, dış surda ise 509 olmak üzere toplamda 600'den fazla ev platformunu ortaya çıkardı. Dr. Cherie Edwards, bu alanın MÖ 1200 civarında ortaya çıkan az sayıdaki toplu yerleşimden biri olduğunu vurguluyor. Edwards'a göre bu bulgular, Kuzey Avrupa'daki kentsel gelişimin, daha önce düşünülen tarihlerden çok daha önce başladığını kanıtlar nitelikte.
Kazı sonuçları ve sosyal yapı
Radyokarbon tarihlemeleri ve test kazıları, yerleşimin Geç Tunç Çağı ve Erken Demir Çağı'na (MÖ 1193-410) tarihlendiğini doğruladı. Dr. Edwards, farklı çaplardaki (6, 7, 8 ve 12 metre) ev platformları üzerinde yapılan kazıların, ev büyüklüğü ile sosyal statü arasında bir bağlantı olup olmadığını araştırmayı amaçladığını ifade etti. Sonuçlar şaşırtıcıydı; radyokarbon verileri her boyuttaki evin aynı dönemde kullanıldığını gösterdi. Daha da önemlisi, yapıların içinden çıkan eserlerde zenginlik farkına dair bir kanıt bulunmadı. Bu bulgular, İrlanda'daki diğer Tunç Çağı yerleşimlerinde gözlemlenen sosyal hiyerarşi eksikliğiyle örtüşüyor ve o dönemde topluluğun oldukça eşitlikçi bir yapıda yaşadığını düşündürüyor.
İrlanda'da bir ilk: Olası su sarnıcı
Ek tarama çalışmaları sırasında, hendeklerden birinin yakınında benzersiz bir yapı keşfedildi. Büyük taşlarla çevrili düz iç yapısı, bunun bölgede alışılagelmiş bir tarih öncesi ev olmadığını düşündürdü. Daha önceki araştırmalardan, yukarıdaki kayalık bir çıkıntıdan bu yapıya doğru bir dere aktığı biliniyordu. Şekli ve boyutu göz önüne alındığında, bunun Avrupa'nın başka yerlerinde bulunan Tunç ve Demir Çağı su sarnıçlarına benzer bir yapı olabileceği hipotezi öne sürüldü. Brusselstown Tepesi'nin büyük bir nüfusu barındırması gerektiği düşünüldüğünde, bir tatlı su kaynağının varlığı mantıklı görünüyor. Eğer bu yapı doğrulanırsa, bir İrlanda tepe kalesinde bulunan ilk su sarnıcı olacak. Yerleşimin terk edilişinin ise MÖ 3. yüzyıl civarında, Demir Çağı'ndaki bölgesel gerileme ile uyumlu olduğu ve iklim değişikliğiyle ilişkili görünmediği belirtiliyor.





