Türkiye Barolar Birliği (TBB), “İnsan Hakları Bağlamında İdari Yargının Güncel Sorunları” başlıklı bir sempozyum düzenledi. Beş oturumdan oluşan ve iki gün sürecek sempozyumun açılış konuşmasını TBB İdare ve Vergi Hukuku Komisyonu Sözcüsü Oğuzhan Aslan gerçekleştirdi.

“İDARE HUKUKUNUN KALBİ İNSAN HAKLARIDIR”

Aslan, konuşmasında idari yargının bir devletin hukuk devleti sıfatını ne ölçüde hak ettiğinin en somut aynası olduğunu belirterek, şunları söyledi:

“İdare hukukunun duayen hocası Ordinaryüs Profesör Doktor Sıddık Sami Onar’ın tespitiyle başlamak istiyorum: ‘İdare hukuk içinde kaldığı sürece kudretlidir; hukuktan ayrıldığı an ise sadece kaba bir kuvvete dönüşür.’ İşte bu noktada idari yargının işlevi yalnızca uyuşmazlıkları çözmekten ibaret değildir. Aynı zamanda idarenin hukuka bağlılığını teminat altına alan asli bir denetim mekanizmasıdır.”

“BİR KEZ VERİLEN HAKSIZ HÜKÜM BİNLERCE KÖTÜ ÖRNEKTEN DAHA FAZLA ZARAR VERİR”

Aslan, konuşmasında filozof Francis Bacon’ın sözlerine de atıfta bulunarak, “Bir kez verilen haksız bir hüküm, binlerce kötü örnekten daha fazla zarar verir. Çünkü onlar akıntıyı kirletir, bu ise kaynağı” dedi. Hukuk güvenliğinin olmadığı bir yerde ne idari istikrardan ne de toplumsal barıştan söz edilebileceğini belirten Aslan, çıkış yolunun insan hakları eksenli bir yargılama olduğunu vurguladı.

“HUKUK BİTMİŞ, BÜROKRASİ BAŞLAMIŞ DEMEKTİR”

Aslan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Unutmayalım ki idare hukukunun kalbi insan haklarıdır. Eğer bir mahkeme kararı bireyin hakkını iade etmekten uzaklaşıyorsa, orada hukuk bitmiş, bürokrasi başlamış demektir. Gustav Radbruch’un ifade ettiği üzere, ‘Hukuk, adalete yönelmiş bir sosyal gerçekliktir. Adaletten kopmuş bir yasa metni ise sadece bir kâğıt parçasından ibarettir.’”