Çanakkale’nin Bayramiç ilçesine bağlı Kuşçayırı köyünde, CVK Madencilik iştiraki Orta Truva Madencilik tarafından gerçekleştirilmesi planlanan "TV Tower" polimetalik maden projesinin Halkın Katılımı Toplantısı (HKT) protestolar nedeniyle aksadı.

Evrensel’in haberine göre, köy meydanında bir araya gelen yaşam savunucuları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve yerel halk, projenin hayata geçirilmesine karşı olduklarını sloganlar ve pankartlarla ifade etti. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ile Kazdağları Ekoloji Platformu üyelerinin de katıldığı toplantıda, maden şirketinin bölgeyi terk etmesi yönünde çağrılar yapıldı.

BİNLERCE HEKTARLIK ALANDA EKOLOJİK RİSK ENDİŞESİ

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü başkanlığında başlatılan toplantıda, şirketin hazırladığı tanıtım videosu katılımcıların yoğun tepkisi nedeniyle tamamlanamadı. Soru-cevap bölümünde söz alan köylüler; içme suyu kaynaklarının kirlenmesi, atık barajlarındaki sızma riskleri ve meraların yok olması konusundaki endişelerini dile getirdi. Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği Başkanı Süheyla Doğan, projenin 38 bin dönümlük Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) alanı ile bölgede büyük bir tahribata yol açacağını vurguladı. Doğan, uygulanan madencilik politikalarını “sömürge madenciliği” olarak tanımladı.

Toplantıya katılan hukukçular, akademisyenler ve milletvekilleri de projenin bölge ekonomisi ile doğal yaşam üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çanakkale Milletvekili Özgür Ceylan, Kazdağları'nın madencilik faaliyetlerine tamamen kapatılması gerektiğini söyledi. Kentin su kaynağı olan Atikhisar Barajı’nın tehdit altında olduğunu belirten Ceylan, İliç ve Romanya’daki maden facialarını hatırlatarak benzer bir durumun yaşanmaması için mücadele edeceklerini kaydetti.

PROJE ALANI İÇME SUYU KAYNAĞINA YAKINLIĞIYLA DİKKAT ÇEKİYOR

Orta Truva Madencilik tarafından hayata geçirilmek istenen projenin yaklaşık 3 bin 878 hektarlık bir alana yayıldığı ve Atikhisar Barajı’na 4,5 kilometre mesafede planlandığı bildirildi. Maden sahasında siyanürlü tank liçi ve flotasyon gibi yöntemlerin kullanılacak olmasının, içme suyu havzası için risk teşkil ettiği ifade edildi. Bölgenin birinci derece deprem kuşağında yer alması sebebiyle atık barajlarının güvenliği konusunda kaygılar dile getirildi.

Proje sahasının 3 bin 752 hektarlık bölümünün orman dokusundan oluştuğu, geri kalan kısımların ise tarım arazileri ve meraları kapsadığı belirtildi. Uzmanlar, projenin yaban hayatını ve bölgenin mikro-klima dengesini etkileyebileceğini vurguladı. Çanakkale genelindeki diğer maden projeleriyle birleştiğinde oluşacak kümülatif etkinin, bölgedeki yerleşik yaşam üzerinde baskı yaratabileceği kaydedildi.