Haber: Atilla Yoğurtçu

​Koza Altın AŞ’nin Çanakkale’nin tek içme ve kullanma suyu kaynağı olan Atikhisar Barajı’nın koruma havzasında gerçekleştirmek istediği madencilik faaliyetine karşı açılan davalarda yeni bir gelişme yaşandı. Çanakkale 1. İdare Mahkemesi tarafından atanan bilirkişi heyeti, hazırladığı kapsamlı raporda projenin ekolojik ve hidrojeolojik açıdan riskler taşıdığını belirtti.

​17 Eylül 2025 tarihinde verilen “ÇED Olumlu” kararına karşı Çanakkale Belediyesi, TEMA, İda Dayanışma Derneği, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ve çok sayıda çevreci platformun açtığı davalar birleşti. 13 Şubat 2026’da yapılan yerinde keşif sonrası hazırlanan raporda, şirketin hazırladığı ÇED raporunun teknik ve bilimsel yaklaşımları konusunda şu ifadeler yer aldı:

​"Teknik bilgi ve tecrübe gerektiren uygulamalarda bilimsel yaklaşım hataları mevcuttur. Yasalar korumacı bir yaklaşım emretmesine rağmen, olası olumsuz etkilere karşı alınacak tedbirler belirsiz ve yetersizdir. Bu projenin uygulanmasında hiçbir kamu yararı bulunmamaktadır."

​JEOLOJİK RİSKLER VE ÇEVRESEL ETKİLER

​Raporun jeoloji ve hidrojeoloji mühendisleri tarafından hazırlanan bölümlerinde, projenin su kaynakları ve bölgenin fiziksel yapısına yönelik riskleri üzerinde duruldu. Cevher yapısının çok asidik olması nedeniyle, işletme sırasında ortaya çıkacak kimyasal reaksiyonların asit maden drenajı olarak adlandırılan ve durdurulamaz nitelikte bir kirlilik yaratma riski taşıdığı ifade edildi. Bölgenin hareketli zemin yapısına sahip olduğu kaydedilerek, deprem ve heyelan riskinin projeyi teknik açıdan zorlaştırdığı belirtildi. Maden sahasının aşırı geçirimli yapısı nedeniyle oluşacak kirliliğin doğrudan yeraltı su rezervlerine ve Atikhisar Barajı’na karışmasının kaçınılmaz olduğu vurgulandı.

​Bilirkişiler, projenin bölgedeki yaban hayatı üzerindeki etkilerinin ÇED raporunda yeterli düzeyde ele alınmadığını tespit etti. Bölgenin en önemli sulak alanlarından biri olan Atikhisar havzasında 50'ye yakın su kuşu türü bulunmasına karşın, raporun yalnızca pelikan ve gri balıkçıl üzerinden değerlendirme yapması bilimsel açıdan yetersiz bulundu. Ziraat ve orman mühendislerinden oluşan heyet üyeleri, maden sahasının açılması durumunda tarım alanlarının ve orman ekosisteminin parçalanacağını, bu durumun yerel ekonomi ve mikroklima üzerinde etkiler yaratacağını bildirdi. Meteoroloji mühendisi dışında kalan tüm heyet üyeleri, projenin iptali yönünde görüş bildirdi.

​Çanakkale Belediyesi ve Su Yaşam Adalet Koalisyonu, raporun yayımlanmasının ardından yaptıkları ortak açıklamada şu ifadeleri kullandı:

​"Bu rapor, doğanın ve bilimin zaferidir. Bilirkişiler, 'Atikhisar yakınında altın madeni olmaz' diyerek son sözü söylemiştir. Şimdi yargıdan beklentimiz, telafisi güç zararlar doğmadan önce acilen yürütmeyi durdurma kararı vermesi ve ardından ÇED olumlu kararını tamamen iptal etmesidir."

​Çanakkale halkı ve çevre örgütleri, davanın takipçisi olacaklarını ve madencilik faaliyetlerine karşı duruşlarını sürdüreceklerini belirtti.