Muğla Büyükşehir Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 2024 yılında Milas’ın Kıyıkışlacık Mahallesi’nde yapılması planlanan "İasos Yat Limanı" projesine verdiği "ÇED Olumlu" kararının iptali istemiyle Muğla 4. İdare Mahkemesi’ne dava açmıştı. Mahkeme, projeye ilişkin çevresel değerlendirmelerde eksiklikler bulunduğu gerekçesiyle "ÇED Olumlu" kararını iptal etmişti. Bunun üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, iptal kararının temyizen incelenerek bozulması istemiyle Danıştay’a başvurdu.

Danıştay 4. Dairesi, temyiz incelemesi sonucunda yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bulmadı. Mahkeme, projeye ilişkin ÇED raporunda yer alan eksikliklerin işlemi hukuka aykırı hale getirmediğine hükmederek, mahkeme kararını bozdu ve davanın reddine karar verdi. Dosyada görevli Danıştay tetkik hâkimi, uyuşmazlığın çözümü için yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği yönünde görüş bildirmesine rağmen, Daire bu yönde bir inceleme yaptırmadan karar verdi.

ÇED RAPORU YETERLİ BULUNDU

Danıştay 4. Dairesi kararında, bilirkişi raporlarında dile getirilen bazı eksikliklerin proje açısından "esasa etkili" olmadığına işaret edildi. Özellikle çevresel etkilerin büyük ölçüde değerlendirildiği, alınacak önlemlerle olası etkilerin kabul edilebilir seviyede tutulabileceği ifade edildi. Kararda ayrıca atık yönetimi, deniz ekosistemi, trafik yükü ve meteorolojik veriler gibi başlıklarda ileri sürülen eksikliklerin, ÇED raporunu geçersiz kılacak nitelikte olmadığı vurgulandı. Danıştay’ın kararıyla birlikte, Muğla 4. İdare Mahkemesi’nin iptal kararı ortadan kalktı.

'HUKUKİ VE İDARİ TÜM SÜREÇLERİN TAKİPÇİSİ OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ'

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, kararın ardından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Yerel mahkemenin iptal kararına dayanak oluşturan bilirkişi raporlarında, projenin çevre ve doğal varlıklar üzerinde yaratacağı olumsuz etkiler açıkça ortaya konulmuştur. Ancak bu bilimsel tespitlerin dikkate alınmadığını görüyoruz. Üzülerek görüyoruz ki Danıştay 4. Dairesi, yeni bir bilirkişi incelemesine gerek duymadan ve mevcut bilirkişi değerlendirmelerini göz ardı ederek karar vermiştir. Doğal, kültürel ve çevresel değerlerimizi korumak adına hukuki ve idari tüm süreçlerin takipçisi olmayı sürdüreceğiz.”