Kaş Çevre ve Kültür Derneği Başkanı Ahmet Murat Akoy, Limanağzı’nın 3. Derece Doğal Sit alanı olmasının yanı sıra üç adet 1. Derece Arkeolojik Sit ve bir adet Tarihi Sit alanını kapsadığını hatırlatarak, bölgenin neredeyse tamamının orman ve zeytinliklerden oluştuğunu vurguladı. Akoy, “Burası çok sayıda koruma mevzuatıyla güvence altına alınmış eşsiz bir doğal ve kültürel mirastır. Ancak bugün bu miras, siyasi nüfuz ve kişisel çıkarlar uğruna geri dönülmez biçimde tahrip ediliyor” dedi.
“Yargı yapılaşmayı defalarca durdurdu”
Likya Yolu’nun geçtiği Limanağzı’nın 2015 yılından bu yana “eko turizm alanı” adı altında yapılaşmaya açılmak istendiğini hatırlatan Akoy, bu girişimlerin yerel halk ve sivil toplumun mücadelesiyle yargıdan döndüğünü belirtti. Akoy, “Bu bölgenin yapılaşmaya kapalı olduğu defalarca tescillenmiştir. Bugüne kadar sahildeki işletmeler yalnızca günübirlik tesis statüsünde faaliyet göstermiş, bölgeye ulaşım tekneyle sağlanmıştır” diye konuştu.
“Orman arazisinden yol, özel şirket için açıldı”
Dernek açıklamasında, Aralık 2025’te Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nün, Limanağzı’nda özel bir firmaya ait 16 dönümlük araziye ulaşım sağlamak amacıyla yaklaşık 4 bin metrekarelik orman arazisinden yol açılmasına izin verdiği hatırlatıldı. Söz konusu yolun 29 yıllığına Egem Eko Turizm Yatırımları A.Ş.’ye kiralandığını aktaran Akoy, şirketin sahibinin eski Kültür ve Turizm Bakanı Erkan Mumcu olduğunun kamuoyuna yansıdığını söyledi.
Akoy, “Bu iznin gerekçesi ‘kamu yararı ve zaruriyet’ olarak açıklanıyor. Soruyoruz: Kamu yararı nerede? Bu yol Kaş halkı için mi açıldı, yoksa eski bir bakanın özel arazisine ulaşımı kolaylaştırmak için mi? Eğer halk için açıldıysa neden 29 yıllığına tek bir şirkete tahsis edildi?” ifadelerini kullandı.
“İmar zorunluluğu iddiası gerçeği yansıtmıyor”
Eski Bakan Erkan Mumcu’nun, bölgede glamping tarzı bir işletme planladığı ve yapılan çalışmaların imar mevzuatının zorunlu kıldığı işlemler olduğu yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Akoy, bu beyanların hukuki karşılığı olmadığını söyledi.
“Limanağzı’nda onaylı imar planı yoktur, konaklama izni yoktur, glamping dahil hiçbir yapılaşma mümkün değildir” diyen Akoy, “İmarsız bir alanda ‘imar mevzuatının zorunlu kıldığı çalışma’ olmaz. Bu, açık bir hukuk çarpıtmasıdır” dedi.
“Zeytinlikler ve doğa tahrip ediliyor”
Yol yapımının tamamlanmasının ardından bölgede izinsiz faaliyetlerin sürdüğünü belirten Akoy, arazi üzerinde taraçalandırma ve düzleştirme yapıldığını, zeytin ağaçlarının söküldüğünü ve sahile paralel yollar açıldığını ifade etti. Akoy, “Bu yalnızca doğa tahribatı değil, aynı zamanda Zeytincilik Kanunu ve koruma mevzuatının açık ihlalidir” diye konuştu.
“Hukuki mücadelemiz sürüyor”
Dernek olarak Antalya Orman Bölge Müdürlüğü’nün verdiği iznin iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle dava açtıklarını belirten Akoy, dava sürecinin devam ettiğini, henüz yürütmeyi durdurma kararı verilmemiş olmasına rağmen yol açım çalışmalarının tamamlandığını söyledi.
Açıklamanın sonunda Akoy, “Limanağzı’nı ranta teslim etmeyeceğiz. Bu alanları korumakla yükümlü tüm kurumları, kişi ve makam ayrımı gözetmeksizin hukukun ve kamusal sorumluluğun gereğini yerine getirmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.





