Uluslararası Para Fonu (IMF), yayımladığı Mali İzleme raporunda Orta Doğu’daki çatışmaların küresel ekonomi üzerindeki baskıyı artırdığını duyurdu. Kurum, yüksek faiz oranları ve artan enerji fiyatlarının özellikle gelişmekte olan piyasalar ve ekonomilerde finansal kırılganlıkları derinleştirdiğini belirtti.
Alain Türkçe'de yer alan habere göre, IMF’nin Mali İşler Direktörü Rodrigo Valdez, ülkelerin enerji fiyatlarındaki artışla mücadelede yakıt sübvansiyonlarından kaçınması gerektiğini ifade etti. Valdez, bu tür destekler yerine geçici ve hedefli nakit transferlerinin daha etkili olacağını söyledi.
Reuters’a konuşan Valdez, “Petrolümüz veya enerjimiz yok,” dedi. “Uyum sağlanması ve tüketimin azalması için enerji fiyatlarının herkes için artması gerekiyor.”
Enerji fiyatları ve büyüme riski
IMF, artan enerji fiyatları ve arz aksamaları nedeniyle küresel büyüme tahminini düşürdü. Kurum, çatışmaların kötüleşmesi ve petrol fiyatlarının 2027’ye kadar varil başına 100 doların üzerinde kalması halinde küresel ekonominin durgunluk riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
Valdez, fiyat sinyallerinin korunmasının önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Yükselen enerji fiyatlarıyla yüzleşebilir ve ardından yardımcı olmak için başka önlemler alabiliriz... Bu küresel bir şok ve ülkeler fiyat sinyallerini gizlerse, küresel fiyat yükselecektir... Talebin ayarlanabilmesi için fiyat sinyallerini yerinde tutmak çok önemlidir.”
IMF Mali İşlerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ira Dabla-Noris ise ülkelerin verdiği tepkilerin daha disiplinli olması gerektiğini belirtti. Dabla-Noris, “Ülkeler mutlaka büyük yardım paketleri sağlamaz... Sınırlı mali alan ve hükümetlerin kısa vadede olduğu kadar orta vadede de birden fazla seçeneğe sahip olduğu bir ortamda, savaşın etkilerini hafifletmek için daha disiplinli bir yaklaşım çağrısında bulunuyoruz.” dedi.
Küresel borç tarihi seviyelere ulaşıyor
IMF raporuna göre küresel kamu borcu 2025 yılında dünya gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 93,9’una yükseldi. Bu oran, bir önceki yıla göre yaklaşık iki puanlık artış anlamına geliyor.
Raporda, küresel borcun 2029 yılına kadar yüzde 100 seviyesine ulaşmasının beklendiği ve bunun önceki tahminlerden daha erken gerçekleşeceği ifade edildi. Ayrıca borcun 2031 yılına kadar yüzde 102,3 seviyesine çıkmasının öngörüldüğü belirtildi.
Fon, faiz ödemelerinin de hızla arttığını ve dört yıl önce GSYİH’nin yüzde 2’si seviyesinde olan bu oranın 2025’te yüzde 3’e yaklaştığını açıkladı.
Yeni riskler ve uyarılar
IMF, artan güvenlik harcamaları, yenilenebilir enerjiye geçiş maliyetleri ve yükselen faiz giderlerinin kamu maliyesi üzerinde ek baskı oluşturduğunu belirtti. Ticari ve finansal parçalanmanın ise daha yavaş büyüme ve daha yüksek borçlanma maliyetlerine yol açabileceği uyarısı yapıldı.
Valdez, ülkelerin kriz sona erer ermez mali dengelerini yeniden sağlamaya başlaması gerektiğini vurguladı. “Henüz bir kriz noktasına ulaşmadık... ancak önlemler ne kadar gecikirse, o kadar büyük çabalara ihtiyaç duyulacak ve daha sonra kaotik bir baskının riski o kadar artacaktır.” ifadelerini kullandı.





