İzmir'de bir araya gelen eğitim sendikaları, Şanlıurfa'nın Siverek ilçesindeki bir okulda yaşanan ve 16 kişinin yaralandığı silahlı saldırı üzerine bir günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Farklı noktalarda toplanan sendika üyeleri, Konak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) binası önünde buluşarak İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü binasına kadar bir yürüyüş düzenledi.

EĞİTİMDE GÜVENLİK VE YAPISAL SORUNLAR

Sendikalar tarafından yapılan ortak açıklamada, Siverek'te meydana gelen saldırının münferit bir olay olmadığı, eğitim sisteminde uzun süredir devam eden yapısal sorunların bir sonucu olduğu kaydedildi. Yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Bugün burada hesap sormak için bulunuyoruz. Çünkü okullar kan gölüne dönüyor, ama sorumlular hâlâ izlemekle yetiniyor. Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı; ne bir kaza ne de münferit bir olaydır. Bu saldırı, eğitimin ve öğretmenin yıllardır sistemli biçimde değersizleştirildiğinin, gençliğin geleceksizleştirildiğinin ve okulların bile isteye sahipsiz bırakıldığının açık ilanıdır. Bugün eğitim, çocuklarımıza umut vermiyor. Bugün eğitim, gençlerimize gelecek kurdurmuyor. Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına inanamıyor. Çünkü bu sistem, onları hayata değil; çaresizliğe, öfkeye ve çıkışsızlığa sürüklüyor. Ve işte o öfke, o umutsuzluk, bugün okul koridorlarında silah sesi olarak yankılanıyor. En güvenli olması gereken yerler olan okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü? Bilimin, aklın, aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar, nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştü? Bu bir çöküştür. Bu, eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır. Bu, öğretmeni yalnız bırakan, okulu kaderine terk eden anlayışın eseridir. 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık 'münferit' denilerek geçiştirilemez. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönüştüştür. Biz burada bulunan sendikalar olarak yıllardır uyarıyoruz. Daha kısa süre önce öğretmenimiz Fatma Nur Çelik katledildiğinde söyledik."

Açıklamada, okullarda artan şiddete karşı önlem alınmadığı sürece daha ağır sonuçların yaşanacağı vurgulandı. Eğitim emekçilerinin can güvenliği endişesiyle ders anlattığı belirtilirken, yönetimin bu sorumluluktan kaçamayacağı ifade edildi. Sendika temsilcileri, güvenli okul ve sağlıklı eğitim taleplerinin hayati bir önem taşıdığını belirterek, çözüm önerilerini ve taleplerini şu şekilde sıraladı:

"Okullarda revir ve sağlık görevlisi bulunmalıdır. Okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlisi görevlendirilmeli, girişlerde denetim sağlanmalıdır. Okullarda yeterli sayıda kadrolu temizlik personeli görevlendirilmelidir. Her öğrenci için ücretsiz, sağlıklı okul yemeği ve temiz içme suyu sağlanmalıdır. Her okula rehber öğretmen atanmalı, öğrenci sayısına göre rehber öğretmen sayısı artırılmalıdır. Rehber öğretmenlerin raporları dikkate alınmalıdır. Ülkemizdeki sosyal hizmetler sistemi geliştirilmeli ve okullarla sosyal hizmetler arasında ilişki kurulmalıdır. CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan baskıya son verilmelidir. Kalabalık sınıflar azaltılmalı, yeni okul binaları ve derslikler yapılmalıdır. Sanat ve spor dersleri güçlendirilmeli, okul takımları ve sanat kulüpleri yaygınlaştırılmalıdır. Tüm okullar TSE güvenlik ve fiziki koşul standartlarına uygun hâle getirilmelidir. Bu talepler lütuf değil, en temel haktır. Bu talepler ertelenemez, görmezden gelinemez."

Eğitim sendikaları, eğitimde şiddete karşı somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. Basın açıklamasının tamamlanmasının ardından sendika üyeleri yarım saat süren bir oturma eylemi yaptı.

Kaynak: ANKA