Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), Barış Akademisyenleri davalarında Danıştay tarafından verilen son kararın ardından, ihraç edilen akademisyenler için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) bireysel başvuruda bulunulacağını duyurdu.

Eğitim-Sen Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Genel Başkan Kemal Irmak, Danıştay’ın "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisini imzalayan akademisyenlere yönelik hükmünün hukuk ve adalet açısından tehlikeli sonuçlar doğuracağını ifade etti. Kemal Irmak, Danıştay’ın bildirinin imzalanmasını "irtibat ve iltisak" kavramları üzerinden yeterli delil saymasını eleştirerek ayrıca şunları kaydetti:

"Danıştay’ın, bildirinin imzalanmasını ve geri çekilmemesini, 'irtibat ve iltisak' gibi hukuk dışı kavramlar üzerinden yeterli delil olarak kabul etmesi skandaldır. Hukukun temel ilkelerini ayaklar altına alan bu tehlikeli yaklaşım, AYM Zübeyde Füsun Üstel ile Pelin Deniz Dinçer Akan kararlarındaki hukuki tespitleri tamamen yok saymaktadır. Danıştay’ın barış akademisyenleri ile ilgili olarak vermiş olduğu skandal hukuk kararının hukuk ve adalet adına tehlikeli sonuçlar doğurması kaçınılmazdır. Yasalar kişiye veya döneme göre değişen gerekçelerle değil, evrensel ilkeler ve üst mahkeme kararlarına dayanarak yürütülmelidir. Düşüncenin, ifade özgürlüğünün ve akademik özerkliğin cezalandırıldığı bu süreci kabul etmemiz ve hukuksuzluğu onaylamamız mümkün değildir. AYM'nin açık ihlal kararlarını dahi görmezden gelen, hukuku dönemsel siyasi iklimlere göre eğip büken bu anlayışı reddediyoruz."

AYM'YE BİREYSEL BAŞVURU YAPILACAK

Irmak, yargı bağımsızlığını hedef alan bu sürece karşı mücadele edeceklerini vurgulayarak ayrıca şunları söyledi:

"Dolayısıyla Danıştay’ın bu son hukuk dışı kararına karşı AYM'ye bireysel başvuruda bulunacağımızı ve yaşanan hukuksuzluğa karşı mücadele edeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. Bilinmesini isteriz ki; Danıştay’ın kendi kararlarını ve AYM kararlarını hiçe sayarak verdiği bu son karar, sadece barış akademisyenlerini değil, Türkiye’deki tüm demokratik değerleri ve yargı bağımsızlığını hedef almaktadır. Yaşanan hukuksuzluk haklılığımıza olan inancımızı ve mücadele kararlılığımızı asla sarsamayacaktır. Hukuksuzluğun bir kural haline getirilmesini kabul etmemiz mümkün değildir. Demokratik, laik, bilimsel ve özerk bir üniversite idealiyle, ihraç edilen tüm akademisyenler kürsülerine dönene dek, örgütlü mücadelemiz kararlılıkla sürecektir. AYM kararlarının ve evrensel hukuk ilkelerinin rehberliğinde, ihraç edilen tüm akademisyenler görevlerine dönene kadar hem hukuksal girişimlerimizi hem de örgütlü mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz."

Toplantıda söz alan Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak ise 10 yıldır süregelen hukuksuzluk sürecine dikkat çekerek ayrıca şu ifadeleri kullandı:

"10 yıldır bu ülkede bir hukuksuzluk süreci yaşanıyor. Binlerce kamu emekçisi bu hukuksuzluğun hedefi haline getirildi. On yıldır yaşamı bir mücadeleye dönüştüren, direnen arkadaşlarımızı buradan öncelikle selamlamak istiyorum. KHK'larla ihraç edilmiş olan arkadaşlarımızın 10 yıldır verdikleri mücadele aslında sadece kendileriyle ilgili değil. Bu ülkede hukukun yeniden tesis edilebilmesi için verilen bir mücadele olarak görülmeli. Aynı zamanda bir barış mücadelesidir. Çünkü ihraçlarımızın, yani üyelerimizin büyük bir kısmının ihraç edilmesi, barış mücadelesi verirken yaptıkları eylem ve etkinliklere katılmaları üzerinden şekillenmişti."