Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Silivri Cezaevi'nde (Marmara Cezaevi) tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'na gerçekleştirdiği ziyaretin ardından, pazartesi günü başlayacak yargı sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Tanrıkulu, şunları kaydetti:
"Silivri'de, Marmara Cezaevi'nde Ekrem İmamoğlu'nu ziyaret ettim. Cumhurbaşkanı adayımız ve Büyükşehir Belediye Başkanımız. Diğer dostlarımızı da ziyaret ettim. Herkese selam ve sevgilerini ilettiler. Pazartesi burada, bu kampüste 1 Nolu Duruşma Salonu'nda duruşmalar başlayacak, yaklaşık bir yıl sonra. Yan tarafta devasa bir duruşma salonu yapılıyor ama o yetişmedi. Ve bununla da çok övünmüşlerdi. 'Avrupa'nın en büyük duruşma salonunu yapıyoruz' diye. Bu duruşma salonlarını ve binalarını biz darbe dönemlerinden hatırlıyoruz. 19 Mart da sonuçta bir siyasi darbeydi.
"Bu süreci zehirleyecek her şeyi yaptılar"
Bu dava hukuki kaygılarla açılan bir dava değil. 4 bin sayfaya yakın iddianame var. 400'den fazla şüpheli var. 100'den fazla tutuklu var. Hukuka uygun bir şekilde ikame edilmiş deliller yok, tamamen siyasi nedenlerle açılmıştı. 31 Mart 2024 seçimlerinde CHP Türkiye'de birinci parti olduktan sonra, Adalet ve Kalkınma Partisi ilk yenilgisini aldıktan hemen sonra böyle bir stratejiyi önlerine koydular. Önümüzdeki seçimlerde bu rejim ancak CHP tarafından değiştirilebilir ve onun siyasal aktörü de adayı da Ekrem İmamoğlu.
Erdoğan, Adalet ve Kalkınma Partisi şunu istiyor: Evet seçim olsun, ama hep ben kazanayım. Hep Erdoğan seçilsin. Bu düzeni değiştirebilecek parti CHP, aktör de aday da İmamoğlu'ydu. Bunun sadece seçim günü manipülasyonla başaramayacakları için, seçime yaklaşık üç yıl kala bu süreci zehirleyecek her şeyi yaptılar. İddianamenin mantığı bu. Yoksa işte şu delil var, şu itirafçı var, şu etkin pişmanlıktan faydalanmış filan, bunların hiçbirisinin bir kıymeti yok. Onlar burada tartışılır. Ama asıl siyasi gaye buydu: CHP'yi ve onun siyasal aktörünü yargı eliyle etkisiz hale getirmek.
Ama aradan geçen bir yıllık süre gösterdi ki, ne CHP pes etti, teslim oldu, ne de adayımız Ekrem İmamoğlu. Pazartesi günü kimse burada savunma yapmayacak. Pazartesi günü, bu sistemi burada sorgulayacağız. Neden bu operasyonlar yapıldı, amacı ne? Arkasındaki siyasi gaye ne? Tümünü pazartesiden itibaren burada, bu salonda, bütün dünyanın gözü önünde anlatacağız ve yurttaşlarımızdan da dayanışma isteyeceğiz."





