Uluslararası Marksist-Leninist Partiler ve Örgütler Konferansı (CIPOML) Koordinasyon Komitesi, 1 Mayıs İşçi Bayramı dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, 1886 Mayıs’ında ABD’nin Chicago kentinde işçilerin uğradığı saldırıların dünya işçi sınıfının mücadelesinde tarihsel bir dönüm noktası olduğu vurgulandı. 1 Mayıs’ın, yaşamını yitiren işçilerin anıldığı bir gün olmanın ötesinde, sermaye düzenine karşı mücadelenin çağrısı olduğu ifade edildi. Dünya genelinde işçilerin ağırlaşan çalışma ve yaşam koşullarıyla karşı karşıya olduğu belirtilen açıklamada, artan güvencesizlik, yoksulluk ve eşitsizliğe dikkat çekildi.
HERHANGİ BİR GÜÇTEN YANA DEĞİL, DİRENEN HALKLARDAN YANAYIZ
Açıklamada, ABD’nin dış politikası eleştirilerek Orta Doğu’daki çatışmaların tırmandığı, Filistin başta olmak üzere çeşitli bölgelerde halkların ağır sonuçlarla karşı karşıya kaldığı ifade edildi. Küresel ölçekte artan gerilimlerin büyük güçler arasındaki rekabetle bağlantılı olduğu savunuldu. Emperyalist güçler arasındaki mücadelede en ağır yükü işçi sınıfı, gençler ve halkların taşıdığı belirtilen açıklamada, hiçbir emperyalist güçten yana tutum alınmaması gerektiği vurgulandı. Açıklamada, “Herhangi bir güçten yana değil, direnen ve mücadele eden halklardan yanayız” denildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Halkların kurtuluş mücadelesinin, onurlu ve egemen bir şekilde var olma hakkının yanındayız. İran, Lübnan, Filistin halkı ve dünyanın dört bir yanında kapitalist sömürüye, baskıya ve şiddete karşı direnen tüm halklarla dayanışma bayraklarımızı yükseltiyoruz. Onların mücadelesi bizim mücadelemizdir; çünkü her birinde farklı bir geleceğin sömürüsüz sınıfsız dünyasının imkânı yatmaktadır.
Bugünkü koşullarda, tüm antiemperyalist ve antifaşist güçleri halk düşmanlarına karşı birleşmeye çağırıyoruz. Onların yolunu kararlı ve güçlü bir birlikle kesmek gerekiyor. Bu yalnızca bir slogan değil, örgütlü ve bilinçli bir eylem olmalıdır. Gücümüzü, işçilerin direndiği her alanda, sömürü ve adaletsizliğe karşı seslerin yükseldiği her ülkede, gündelik mücadele içinde somut olarak ortaya koyalım. Yürüttüğümüz yerel mücadelelerden beslenen, küresel ölçekte hareket eden, emperyalizme darbe vurabilecek ve kurtuluşun yolunu açabilecek bir cephe inşa edelim.
KAPİTALİST SİSTEM KRİTİK BİR DÖNEMDEN GEÇİYOR
Kapitalist sistem bugün yaşamı güvence altına alma konusundaki yetersizliğini açıkça ortaya koyan kritik bir dönemden geçiyor. Servetin giderek daha dar bir kesimin elinde yoğunlaştığına tanık olunurken, işçi sınıfı ve emekçi halkın yaşam koşulları endişe verici biçimde kötüleşiyor. Sermayenin hizmetindeki hükümetler tarafından uygulanan ekonomik uyum politikaları, yalnızca yoksulluğun artmasına, işsizliğin yükselmesine ve sömürünün daha yüksek düzeye tırmanmasına yol açmıştır.
Kapitalizm, halklar için hiçbir zaman bir refahın yolu olmadı, şimdi de değil. Gerçek kurtuluşu sağlamak için kapitalist-emperyalist sistemin yıkılması tarihsel bir zorunluluktur. Onun yerine, mülksüzleştirenlerin mülksüzleştirildiği; adalet, özgür ve onurlu emek temelleri üzerinde yükselen yeni toplumu, işçilerin toplumunu, sosyalizmi kuralım. Yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs! Kahrolsun suçlu emperyalizm ve Siyonizm!”





