CHP Milletvekili Sibel Özdemir, "84 milyondan toplanan vergi gelirleri sayısı çok az olan bir kesime transfer edilecek. Hükûmetin uygulayacak ne ekonomi modeli ne de programı var" dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Sibel Özdemir, varlıklarını TL’ye dönüştüren kurumlara vergi istisnası, kur farkından kaynaklı faiz ve kar payları geliri ayrıcalıkları getiren kanun teklifi üzerine konuştu. Özdemir, “Ekonomik krizin kabulü olan bu teklif ikinci bir faiz uygulamasıdır. Bu teklifle 84 milyondan toplanan vergi gelirleri sayısı çok az olan bir kesime transfer edilecek. Hükûmetin uygulayacak ne ekonomi modeli ne de programı var. Önümüzdeki günler çok daha zor ve yakıcı olacak” dedi.

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişle birlikte, nitelikli yasama yapma sürecinde yaşanan geriye gidişler devam ediyor” diyen CHP İstanbul Milletvekili Özdemir, “Genel Kurul’da 301 sayılı kanun teklifi görüşülürken doğrudan bu kanun teklifiyle ilgili olan 303 sayılı 4 maddelik teklif aynı anda Komisyonda görüşülmeye başlandı. Teklifin 2'nci maddesi Genel Kurul’dan geçen 301 sayılı Kanun Teklifi'nin 12'nci maddesinde gerçek kişiler için getirilen kur garantili TL mevduat hesabı düzenlemesinin bir devamıdır. Kişiler için yapılan düzenleme bu teklifle şirketler ve tüzel kişiler için de düzenlendi” diye konuştu.

Özdemir, konuşmasında şunları kaydetti:

“Cumhurbaşkanı tarafından kamuoyuyla paylaşılan, yasası çıkmadan uygulamasına geçilen ‘Kur korumalı Türk lirası mevduatı’ denilen finansal araçla ister gerçek kişiler ister kurumlar olsun 84 milyon vatandaştan toplanan vergi gelirlerinin sayısı çok az olan bir kesime transfer edilmesinin yasal alt yapısı oluşturuldu. Birçok dünya ülkesi vergi adaleti açısından üst gelir grubunu vergilendirirken bu iktidar, bu yasal düzenlemeyle üst gelir grubuna ayrıcalık sağlayan, vergisini ödeyen vatandaşlara karşı haksızlık yaratan ve Anayasa'ya da aykırı olan düzenlemeler içermiştir. Anayasa’nın 65 ve 73’üncü maddelerine aykırılıklar bulunmaktadır.”

Gözden kaçırmayın

Karabat: Elektriğe yüzde 100 zam yolda Karabat: Elektriğe yüzde 100 zam yolda

İKİNCİ FAİZ UYGULAMASI YASALAŞTI

“Anayasa'ya aykırılıkla birlikte ‘kur farkı’ uygulaması aslında ikinci bir faiz uygulamasıdır. Bir taraftan faize karşı çıkarken diğer taraftan yeni bir faiz aracı uygulamasıyla karşı karşıyayız. Üstelik bu faizin yükü ve faizi de vatandaşların yanında bankalara yüklenmiştir.”

"BU TEKLİF EKONOMİK KRİZİN KABULÜDÜR"

“Son dönemde Meclis’e gönderilen kanun teklifleri aslında bu iktidarın yanlış ekonomi politikaları sonucunda ortaya çıkan ve hızla artan, kontrol edilemeyen enflasyon, hayat pahalılığı, döviz krizi, Türk lirasındaki değer kaybı, hızla düşen kişi başına gelir ve vatandaşlarımızın hızla düşen alım kriziyle karşı karşıya olduğumuzun aslında bir kabulüdür.  Oysa Türkiye'nin bugün içinde bulunduğu devlet krizi ve ekonomik krizin ortaya çıkışının doğrudan nedeni, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi değil midir? Tek kişilik hükûmet sisteminin öngörüsüz, belirsiz, güven vermeyen, hukukun üstünlüğünü hiçe sayan, bağımsız ve özerk kurumları tahrip eden; kişisel, keyfî kararları, söylemi; inat, ısrar ve uygulamaları değil midir?”

"HÜKÛMETİN UYGULAYACAK NE EKONOMİ MODELİ NE DE PROGRAMI VAR"

“Bugün halkın Meclis’ten çözüm beklediği temel öncelik, enflasyonla mücadele, enflasyon karşısında ezilen esnafın, çiftçinin, kurumların sabit girdi fiyatlarındaki artışlar olmalıdır. Bu ekonomik sorunları önlememizi ve bunlarla ilgili gerçekten etkili düzenlemeler yapmamız beklenmektedir. Fakat gelen kanun tekliflerinin bu gündemle hiçbir bir ilgisi yoktur. Enflasyonla mücadeleye dönük bir gündemi yoktur. Bu teklif, döviz krizinin hâlen devam ettiğinin, kur krizini çözmede başarısız olunduğunun da bir beyanıdır. Bu Hükûmetin ne uygulayacak bir ekonomi modeli ne de bir programı vardır. Hükûmete güven sıfırlanmıştır.”

"ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLER ÇOK DAHA ZOR VE YAKICI OLACAK"

“Sorunların sebebi olan sistem ve devlet krizinden çıkmadıkça, bağımsız ve özerk kurumlara güveni artırmadıkça ve gerçekten öngörülebilir, istikrarlı politikalar ve daha da önemlisi liyakatli kadrolar ve kurumlar olmadığı sürece çok daha büyük bedeller ödeyecektir ülkemiz. Vatandaşlarımız için, esnaf için, çiftçi için, asgari ücretli için, emekliler için önümüzdeki günler çok daha zor ve yakıcı olacaktır. Biz Parlamento olarak vatandaşlarımızın çözüm bekleyen sorunlarına odaklanmalı ve bu yönde kanun tekliflerini Meclis gündemine getirmeliyiz.”