Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Fethi Açıkel, kamuoyunda ve çeşitli medya kuruluşlarında tartışılan yeni bir "Varlık Barışı" hazırlığı iddialarına ilişkin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına bir soru önergesi verdi.

Açıkel, hazırladığı önergede şu değerlendirmelere yer verdi: "Sürekli tekrar eden af politikaları, vergisini düzenli ödeyen vatandaşlar ile dürüst mükellefler aleyhine ciddi bir adaletsizlik yaratmakta, devletin mali disiplin ve hukuk devleti ilkesine olan güveni zedelemektedir. Ekonomik programın şeffaflık, mali disiplin, kayıt dışılıkla mücadele ve uluslararası finansal güven temelinde yürütüldüğünün ifade edildiği bir dönemde, yeniden varlık barışı hazırlığı iddiaları kamu yararı açısından açıklığa kavuşturulması gereken ciddi bir denetim konusudur."

VARLIK BARIŞI VE ULUSLARARASI RİSKLER

Türkiye'de 2008 yılından bu yana 2008, 2013, 2016, 2018, 2020 ve 2022 yıllarında farklı isimlerle varlık barışı uygulamalarının hayata geçirildiğini hatırlatan Açıkel, bu düzenlemelerin kaynağı belirsiz servetlerin sorgulanmaksızın sisteme dahil edilmesine yol açtığını kaydetti. Açıkel, söz konusu uygulamaların; kara para aklama, vergi kaçırma, kayıt dışı ekonomi, yasa dışı bahis gelirleri, uyuşturucu ticareti, kaçakçılık faaliyetleri ve uluslararası yaptırımların delinmesi bakımından Türkiye açısından önemli riskler barındırdığını belirtti.

Türkiye'nin Mali Eylem Görev Gücü (FATF) gri listesinden yeni çıktığına işaret eden Açıkel, denetimi zayıf yeni af mekanizmalarının ülkeyi yeniden uluslararası finansal gözetim ve yaptırım riskiyle karşı karşıya bırakabileceğini vurguladı. Geçmiş varlık barışı uygulamalarında beklenen ölçüde kalıcı ve şeffaf sermaye girişi sağlanamadığına dair eleştirilerin bulunduğunu ifade eden Açıkel, buna karşılık kayıt dışı servetin meşrulaştırılması ve vergi adaletinin bozulması yönündeki endüstrilerin güçlendiğini söyledi.

BAKAN ŞİMŞEK'E YÖNELTİLEN SORULAR

Fethi Açıkel, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ten şu soruların yanıtlanmasını talep etti:

"Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 2026 yılı içerisinde yeni bir 'Varlık Barışı' düzenlemesi hazırlanmakta mıdır? Son dönemde çeşitli medya kuruluşlarında yer alan yeni bir 'Varlık Barışı' hazırlığına ilişkin haber, yorum ve değerlendirmeler Bakanlığınız bünyesinde yürütülen herhangi bir hazırlık, taslak çalışma veya politika değerlendirmesine mi dayanmaktadır? 2008 yılından bugüne kadar yürürlüğe konulan varlık barışı uygulamalarından toplam kaç kişi ve kaç şirket yararlanmıştır? Söz konusu düzenlemeler kapsamında Türkiye’ye bildirilen toplam varlık tutarı ne kadardır? Bu tutarın ne kadarı fiilen Türkiye finansal sistemine girmiştir?

Bu uygulamalardan yararlanan varlıkların kaynağına ilişkin MASAK, vergi denetimi veya adli makamlar tarafından sonradan başlatılan inceleme ve soruşturma sayısı kaçtır? Geçmiş varlık barışı uygulamaları kapsamında suç gelirlerinin aklanması, altın kaçakçılığı, yasa dışı bahis, ambargo delme veya uluslararası yaptırımların ihlaliyle bağlantılı işlem tespiti yapılmış mıdır? Türkiye’nin FATF gri liste sürecinden yeni çıktığı dikkate alındığında, yeni bir varlık barışı uygulamasının yeniden gri liste riskini artırabileceğine ilişkin Bakanlığınızca bir etki analizi yapılmış mıdır? OECD, FATF ve uluslararası finans kuruluşları nezdinde yeni bir varlık barışı düzenlemesinin yaratacağı itibar ve yaptırım risklerine ilişkin resmi bir değerlendirme mevcut mudur?

Vergi affı ve varlık barışı uygulamalarının süreklilik kazanmasının vergi adaleti ve kayıt dışı ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerine ilişkin Bakanlığınızın çalışması var mıdır? Hükümetin ekonomik programı kapsamında kayıt dışılıkla mücadele hedeflenirken, kaynağı sorgulanmaksızın servet girişini kolaylaştıracak yeni bir düzenleme hangi gerekçeyle gündeme alınmaktadır?"