Dünya Veteriner Hekimler Günü nedeniyle Taksim Atatürk Anıtı'nda düzenlenen törende, veteriner hekimlerin toplum sağlığı ve gıda güvenliğindeki kritik rolüne dikkat çekilirken, meslek grubunun yaşadığı ekonomik ve idari sorunlar kamuoyuyla paylaşıldı. İstanbul Veteriner Hekimler Odası (İVHO) tarafından organize edilen etkinlik, anıta çelenk bırakılmasıyla başladı.
İstanbul Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu adına yapılan açıklamada, Dünya Veteriner Hekimler Birliği (WVA) tarafından 2026 yılı temasının "Veteriner Hekimler: Gıda ve Sağlığın Koruyucuları" olarak belirlendiği ifade edildi. Açıklamada, veteriner hekimliğin insan, hayvan ve çevre sağlığı ekseninde sürdürülebilir bir yaşamın vazgeçilmez unsuru olduğu belirtilerek, bu mesleğin sağlıklı bir gelecek için en güçlü uygulayıcı olduğu kaydedildi.
Veteriner hekimlerin klinik faaliyetlerinin yanı sıra et, süt, yumurta ve bal gibi hayvansal gıdaların üretiminden tüketim aşamasına kadar güvenilir gıdanın sigortası olduğu vurgulandı. Hayvansal gıdaların hijyenik ve besleyici bir şekilde topluma sunulmasında üstlenilen görevlerin kritik önemde olduğu aktarılan açıklamada, sağlıklı beslenmenin daha az hastalık ve daha sağlıklı nesiller anlamına geldiği ifade edildi.
İTHAL ET POLİTİKASI HAYVANCILIĞI KRİZE SÜRÜKLEDİ
Gıda üretim süreçlerinde iklim değişikliği ve merkezi idarenin politikaları nedeniyle sıkıntılar yaşandığına değinilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Küresel bir sorun olan gıda konusunda tüm devletler ciddi önlemler alırken, binlerce yıllık üretim geleneğimize sahip çıkılamadığı için giderek daha fazla dışa bağımlı hale gelinmektedir. İthalatla kamu kaynaklarının heba edilmesi, tarımı sürdürmede karşılaşılan büyük zorluklar, hayvan varlığımızı hızla kaybediyor oluşumuz ve halkın geceden 'ucuz' ithal et kuyruklarında oluşturduğu kahredici manzara bizleri derin endişe ve üzüntüye sevk etmektedir."
Açıklamada, ithal et ve canlı hayvan politikasındaki ısrarların, yüksek girdi maliyetlerinin ve yetersiz desteklerin hayvancılığı krize soktuğu, küçük aile işletmelerinin tükenişe sürüklendiği belirtildi. Bu krizin veteriner hekimleri şehirlere yönelterek ev hayvanı alanında yığılmalara neden olduğu kaydedildi. Ayrıca, geçmişte kapatılan özerk veteriner hekimliği teşkilatlanmasının yeniden oluşturulması gerektiği, son 30 yılda akademik kadrodan yoksun şekilde açılan fakülte sayısının Avrupa Birliği (AB) toplamına ulaştığı ve eğitim niteliğinin zedelendiği bildirildi.
ÖZLÜK HAKLARI VE SAĞLIKTA ŞİDDET SORUNU
Serbest veteriner hekimlerin E-Reçete gibi uygulamalar ve ağır idari para cezalarıyla çalışamaz hale getirildiği, internetten ilaç satışının ise engellenemediği ifade edildi. Gıda firmalarında çalışan hekimlerin iş güvencesinden yoksun kaldığı ve toplum sağlığını korumaya çalışırken şiddete maruz kaldıkları aktarılan açıklamada, gıda güvenliğindeki denetim eksikliğinin kaçak et ve taklit ürünlerin tüketime sunulmasına yol açtığı vurgulandı.
Açıklamada, 25 Nisan 2022 tarihinde Yozgat’ın Sorgun ilçesinde et muayenesi yaparken katledilen Veteriner Hekim Volkan Lale saygıyla anılarak, mesleğin 1985 yılından bu yana sürekli hak kaybına uğradığı belirtildi. Veteriner hekimliğin, Sağlıkta Şiddet Yasası ve yıpranma payı gibi temel haklardan mahrum bırakılan tek hekimlik sınıfı olduğu ifade edildi.
Dünyanın en zorlu eğitimlerinden birini alarak ülkeye hizmet eden kamu, SSK ve BAĞ-KUR emeklisi veteriner hekimlerin açlık sınırında yaşam mücadelesi verdiğine dikkat çekilen açıklamada, "Veteriner hekimliği, unvanında 'hekim' tanımı olmasına rağmen, Sağlıkta Şiddet Yasası ve özlük haklar açısından sağlık sınıfı kapsamı dışında tutulan tek meslek konumundadır. Bu nedenle yüksek lisans ve yıpranma payı gibi temel özlük haklarımız tanınmadığı için büyük mağduriyetler yaşanmaktadır" denildi. İVHO, halk sağlığının korunması için mesleğin stratejik önemine uygun şekilde yeniden yapılandırılması çağrısında bulundu.





