Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan, Antalya’da gazetecilerle bir araya geldiği toplantıda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. AK Parti ile bir araya gelme ve ittifak söylentilerine değinen Babacan, partiden ayrılış gerekçelerinin güncelliğini koruduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ancak "keskin bir U dönüşü yapması durumunda" bir araya gelebilecekleri mesajını veren Babacan, AK Parti ya da Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile seçim ittifakı konularındaki soruları yanıtladı.

Babacan, ayrılık gerekçelerini şu sözlerle aktardı: "Hukuksuzluklar, adaletsizlikler, yolsuzlukla mücadelede gerekli iradenin ortaya koyulmaması, ehil ve dürüst insanların yerine yanlış insanların devlet yönetimine getirilmesi, kararların istişare edilmeden alınması... Bütün bunlar bizim zaten ayrılık sebebimiz. Şimdi ayrılık sebeplerimiz orada dururken bizim herhangi bir şekilde yeniden Sayın Erdoğan'la, AK Parti ile bir iş birliği yapmamız söz konusu olmaz. Günün birinde çok sert bir U dönüşü yaparlar mı? 'Yanlış yaptık. Bunların hepsini düzeltelim. Tekrar hukuka, adalete dönelim. Yargıya müdahale etmeyelim, talimat vermeyelim yargıya. Yolsuzluk işini bitirelim memleketten, silelim atalım. Gerçekten ehil, dürüst, çalmayan, chaldırmayan insanları iş başına getirelim. İstişareyle karar alalım. Öyle tek kişinin dediği olmasın memlekette.' Bunu günün birinde derler mi? Çok zor ihtimal. Çok çok zor. Dolayısıyla bunlar olursa bilemiyorum. Ama ihtimal çok zayıf olduğu için biz o zayıf ihtimal üzerinden hareket etmiyoruz şu an. Ama kimseye de, kimseye de kapıları da kapatmıyoruz. Siyasette 'asla' dememek lazım ama Erdoğan’da değişimin zerresini görmüyoruz."

YENİ BİR ALTERNATİF İNŞASI VE İTTİFAK MODELİ

Genel Başkan Ali Babacan, enerjilerini yeni bir alternatif inşasına topladıklarını belirterek, 2023 seçimlerinde CHP ile yürütülen sürece de değindi. O dönemdeki CHP yönetiminin "helalleşme" çizgisine vurgu yapan Babacan, mevcut durumda farklı bir tablo gördüklerini ve gerçekler üzerinden hareket ettiklerini söyledi. Seçimlere yeni bir model ile gidilmesi için çalışma yürüttüklerini açıklayan Babacan, bu modelin DEVA Partisi, Saadet Partisi ve Gelecek Partisi dışında diğer partileri ve bağımsız siyasetçileri de kapsayabileceğini kaydetti.

"Yeni Yol" grubunun bir ittifak yapısına dönüşmesinin muhtemel olduğunu ifade eden Babacan, "Önümüzdeki haftalarda ve aylarda bizim gayretimiz, işte seçimlere doğru giderken bir yeni alternatif, yeni alternatif inşası. Bu konuda bir yeni bir ittifak yapısı kurmak ve vatandaşlarımızı iki kutuplu siyasete mahkum etmemek. Böyle siyah beyaz bir kutba hapsedip, çoraklaştırmamak. Bizim şu andaki hedefimiz ve niyetimiz bu. Ve bununla ilgili talep var. Bununla ilgili güçlü bir beklenti var" şeklinde konuştu.

BELEDİYELERE YÖNELİK OPERASYONLAR VE SİYASİ ETİK

Belediyelere yapılan operasyonlara da tepki gösteren Babacan, CHP’li belediyelere yönelik adımları "demokrasiye ve halkın iradesine yapılmış bir darbe" olarak nitelendirdi. Siyasi partilerin kendi iç denetim mekanizmalarını kurması gerektiğini savunan Babacan, "Sıkıntısı olan belediye başkanı varsa hemen partiden ihraç edersin. Ama işini sapasağlam, dürüst yapan belediye başkanını da kendi denetimimizden geçirip raporu çıkarsınız. 'Arkadaşlar ben buna yüzde yüz güveniyorum. Arkasından kefilim' dersiniz" dedi.

Belediyeciliğin bir zenginleşme yöntemi olmadığını vurgulayan Ali Babacan, kamu ihale mevzuatındaki istisnaları eleştirerek şu ifadeleri kullandı: "Benim zamanında 2003’te çıkardığım Kamu İhale Yasası şu anda delik deşik. İstisna maddeleri de harf bitti. İstisna A, B, C bakıyorsunuz kanuna Z’ye gelmiş, harf bitmiş, tekrar başa dönmüş. O istisna, bu istisna. En sonunda kurtuldular. Dediler ki 'Her şey açık, her şey istisna.' En büyük işler şu anda, ihalesiz veriliyor, geçiliyor. Eğer gerçekten belediyecilik diyorsanız, gerçekten tasarruf diyorsanız Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin ihale mevzuatını hemen içine taşıması lazım."