ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'ın nükleer silah kapasitesine ulaşmasına müsaade edilmeyeceğini vurgulayarak, Washington yönetiminin öncelikli hedefinin diplomasi olduğunu ancak müzakere sürecinden sonuç alınamaması halinde farklı seçeneklerin de değerlendirilebileceğini ifade etti.

Vance, Fox News kanalına verdiği mülakatta, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu konudaki tutumunun son derece net olduğunu kaydederek, "Başkanın mesajı çok açık. İran nükleer silaha sahip olamaz." dedi. İran'ın nükleer silah kabiliyetini geliştirmesinin ABD'nin ulusal güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu savunan Vance, birçok ABD vatandaşının da bu konuda aynı endişeleri paylaştığını dile getirdi.

İRAN VE ABD ARASINDAKİ MÜZAKERE SÜRECİ

Hedeflerinin Tahran'ın nükleer silah elde etmesini engellemek olduğunu belirten Vance, bu sonuca öncelikle diplomasi kanallarıyla ulaşılmasının amaçlandığını ancak gerekmesi durumunda farklı seçeneklerin de devreye sokulabileceğini kamuoyuyla paylaştı.

İsrail ve ABD'nin Haziran 2025'te İran'a yönelik gerçekleştirdiği saldırılar nedeniyle kesintiye uğrayan nükleer müzakereler, başta Türkiye olmak üzere bölge ülkelerinin girişimleri ve Umman'ın arabuluculuğuyla yeniden canlandırılmıştı. ABD'nin saldırı tehditleri ve askeri yığınağı devam ederken taraflar, 6 Şubat'ta Umman'da dolaylı görüşmeler için bir araya gelmiş ve temasların sürdürülmesi konusunda mutabakata varmıştı.

Sürecin ikinci turu 17 Şubat'ta Cenevre'de devam ederken, taraflar görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini bildirmiş ve Cenevre'de 26 Şubat'ta yeniden toplanılması konusunda anlaşmıştı. İran, nükleer programını atom bombası üretimini engelleyecek sınırlamalar çerçevesinde sürdürme karşılığında kendisine yönelik yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor. ABD tarafı ise Tahran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini tamamen durdurmasını ve elindeki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyum stokunun ülke dışına çıkarılmasını istiyor. Müzakerelerde; zenginleştirme oranının hangi seviyede sınırlandırılacağı, yüzde 60 düzeyinde zenginleştirilmiş yaklaşık 440 kilogram uranyum stokunun durumu, yaptırımların kaldırılma takvimi ve doğrulama mekanizmaları gibi kritik başlıklar ele alınıyor.