Uluslararası Af Örgütü tarafından yapılan açıklamada, Türk Ceza Kanunu’nun 328/1 maddesi kapsamında “siyasal casusluk” ile suçlanan Yanardağ’ın 26 Ekim 2025’ten bu yana tutuklu bulunduğu belirtilirken, davanın ilk duruşmasının 11 Mayıs’ta Marmara Açık Cezaevi Yerleşkesi Duruşma Salonu’nda görüleceği kaydedildi. Yanardağ’ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, seçim kampanyası yöneticisi Necati Özkan ve iş insanı Hüseyin Gün ile birlikte 15 ila 20 yıl arasında hapis istemiyle yargılandığı ifade edildi.

“İDDİANAMEDE SOMUT DELİL YOK”

Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Direktörü Ruhat Sena Akşener, Yanardağ’a yönelik suçlamaların “mesnetsiz” olduğunu savunarak, “Bu haksız tutukluluk derhal sona ermeli, şartsız serbest bırakılmalıdır” dedi. Akşener, iddianamede devlet sırrı niteliğinde herhangi bir bilginin temin edildiğine ilişkin somut delil bulunmadığını belirtti.

Açıklamada, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 160 sayfalık iddianamenin temel dayanağının, aynı davada sanık olan iş insanı Hüseyin Gün’ün “etkin pişmanlık” kapsamında verdiği ifadeler olduğu aktarıldı. Savcılığın, Yanardağ’ın İBB seçim kampanyasının medya ayağında görev aldığı iddiasında bulunduğu ancak bu suçlamalara ilişkin somut delillerin ortaya konulmadığı öne sürüldü.

MEDYANIN DARALMASINA DİKKAT ÇEKİLDİ

Uluslararası Af Örgütü ayrıca, Yanardağ’ın gözaltına alındığı gün Tele 1’in sahibi olan şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) kayyım olarak atanmasını ve daha sonra kanalın satışa çıkarılmasını, Türkiye’de bağımsız ve muhalif medya alanının daralmasının son örneklerinden biri olarak değerlendirdi.