GÜNDEM

Sağlık ve hukuk örgütlerinden cezaevleri için ortak çağrı: Tecrit ve hak ihlalleri son bulmalı

Türkiye'nin önde gelen sağlık, hukuk ve insan hakları örgütleri, ceza infaz sistemindeki uygulamaların yaşam ve sağlık hakkı ihlallerine yol açtığına dikkat çekerek yetkilileri acil önlem almaya çağırdı.

Abone Ol

Türk Tabipleri Birliği (TTB), SES, TİHV, ÇHD, İHD ve ÖHD tarafından yapılan ortak açıklamada, hapishanelerin birer hak ihlali merkezine dönüştüğü vurgulandı. "Kuyu tipi" olarak adlandırılan yeni nesil yüksek güvenlikli cezaevlerindeki tecrit politikaları, hasta mahpusların tahliye edilmemesi ve süresiz açlık grevlerinin kritik aşamaya gelmesi, çözüm bekleyen temel sorunlar olarak sıralandı.

"Sistematik tecrit yaşam bağını zayıflatıyor"

Açıklamada, özellikle tek kişilik hücrelerde tutma ve sosyal izolasyonun mahpuslar üzerinde ağır ruhsal tahribat yarattığı belirtildi. 1 Nisan 2026 tarihinde Kayseri Şehir Hastanesi’nde yaşamına son veren Rojhat Babat’ın durumu örnek gösterilerek, tecrit rejiminin geri dönülemez sonuçlara yol açtığı ifade edildi. "Yeni Tip Yüksek Güvenlikli Cezaevleri"nin insan izolasyonunu artırmak üzerine kurulu olduğu ve mahpusların temel haklarına erişiminin sistematik olarak engellendiği savunuldu.

Açlık grevlerinde kritik eşik: 256. gün

Antalya Döşemealtı Cezaevi’nde yüksek güvenlikli cezaevlerinin kapatılması talebiyle başlatılan açlık grevlerine dikkat çekilen açıklamada, mahpusların sağlık durumlarının yaşamsal riske girdiği bildirildi:

  • Tahsin Sağaltıcı ve Gürkan Türkoğlu: Açlık grevinin 256. gününde.

  • Hüseyin Özen: Açlık grevinin 236. gününde.

Örgütler, uzun süreli açlık grevlerinin ağır kilo kaybı ve duyu kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirterek, yetkililerin sessiz kalmasının yaşam kayıplarına zemin hazırladığını vurguladı.

Hasta mahpuslar ve yaşam hakkı

Hasta mahpusların tedaviye erişiminde yaşanan gecikmeler ve Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) raporları nedeniyle tahliyelerin engellenmesi "yaşam hakkı ihlali" olarak nitelendirildi. Yakın zamanda 70 yaşındaki ağır hasta mahpus Mehmet Edip Taşar’ın, çoklu kronik hastalıklarına ve 40 kilonun altına düşmesine rağmen tahliye edilmeden yaşamını yitirmesi, sistemin en somut mağduriyeti olarak aktarıldı.


Örgütlerin acil talepleri

Açıklamada devlet yetkililerine şu somut çağrılar yapıldı:

  • Tecrit son bulmalı: Cezaevlerindeki izolasyon politikalarından vazgeçilmeli, açlık grevindeki mahpusların talepleri dikkate alınmalıdır.

  • Şüpheli ölümler soruşturulmalı: Yaşanan tüm şüpheli vefat vakaları için etkin soruşturma yürütülmelidir.

  • Hasta mahpuslar tahliye edilmeli: Bağımsız sağlık raporları esas alınarak, ağır hasta mahpusların tahliyesi önündeki engeller kaldırılmalıdır.

  • İdare ve Gözlem Kurulları lağvedilmeli: Koşullu salıverilmeleri keyfi olarak engelleyen kurullar kapatılmalıdır.

  • Sivil denetim mekanizması: Hak örgütlerinin de içinde yer aldığı şeffaf bir denetim mekanizması kurulmalıdır.