Tez-Koop-İş Sendikası üyesi öğretmenler, “Eşit işe eşit ücret” talebiyle Özel İtalyan Lisesi’nde başlattıkları grevin 80’inci gününde İtalya’nın Ankara Büyükelçiliği önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Emeğe ve öğretmene saygı istiyoruz” pankartı açan öğretmenler, “Ayrımcılık ve eşitsizliğe son”, “Emeğe saygı yoksa grev var” yazılı dövizler taşıyarak slogan attı.

KARAKURT: ‘EL SIKIŞTIK AMA İMZA ATMADILAR’

Sendika adına açıklama yapan Tez-Koop-İş Sendikası İstanbul 5 Nolu Şube Başkanı Selçuk Karakurt, 26 Mart’ta İtalya’dan gelen heyetle tüm maddelerde anlaştıklarını ancak ertesi gün anlaşma tutanağına imza atılmadığını belirterek, şunları söyledi:

“Bize ‘hukuki bağlayıcılığı olan bir tutanak imzalamayız’ dediler. Bunca yıldır bu okul Türk hukukuna göre yönetilmedi mi? Sayın büyükelçiden randevu istedik, cevap vermedi. Bir aydır konsolosluktan, okul müdüründen görüşme talep ediyoruz, sağır dilsizi oynuyorlar. Avukatlarınızı alın gelin, bir saat içinde bu işi çözelim. Sözleşme süreci ‘bugün masada evet diyoruz, ama yarın hayata geçiremeyebiliriz’ şeklinde tamamlanamaz.”

AYDIN: ‘MODERN KAPİTÜLASYONLARA KARŞI BAYRAK AÇTIK’

80 gündür grevde olan öğretmen Fırat Aydın ise şunları kaydetti:

“Bizler sadece ücret artışı isteyen çalışanlar değiliz; kendi ülkemizde maruz kaldığımız ‘modern kapitülasyonlara’, ayrımcılığa ve hukuk tanımazlığa karşı bayrak açan eğitim emekçileriyiz. Süreç bir ‘hukuk skandalına’ dönüştü. İtalya devletini temsilen masaya oturan yetkililer, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde neden Türk hukukunu yok saymaktadır?”

Aydın, “İmza atılana, sendikamız tanınana, toplu sözleşme hukuki varlık kazanana kadar o çadırdan ayrılmayacağız. Biz, grevdeki 14 öğretmen, Türk hukukunun tanınmasını istiyoruz. Adalet istiyoruz. Herkesi ülkemizin kanunlarına sahip çıkmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

‘BÜYÜKELÇİLİKTEN RANDEVU TALEBİMİZE YANIT YOK’

Karakurt, “Bu mücadele yarın bu okulu tercih edecek öğrencilerin daha nitelikli, daha adil bir eğitim alması için de verilmektedir. Öğretmenlerin onurunun kırıldığı bir yerde eğitimin sürekliliğini sağlamak zaten mümkün değildir” dedi. Sendika, Milli Eğitim Bakanlığı’nı yapıcı bir rol üstlenmeye davet ederken, Aydın, Dışişleri, Milli Eğitim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Adalet Bakanlığı yetkililerine seslenerek, “Grev çadırı sadece haklarımızı aradığımız bir yer değil, Türkiye Cumhuriyeti hukukunun kalesidir” diye konuştu.