İzmir’in Dikili ilçesinde düzenlenen bölge mitinginde bir araya gelen emekliler; düşük emekli aylıkları, hayat pahalılığı ve sosyal hak kayıplarını protesto ederek intibak düzenlemesi talebinde bulunurken, sefalet zulmü olarak adlandırdıkları mevcut ekonomik şartlara tepki gösterdi.
Tüm Emeklilerin Sendikası tarafından organize edilen ve "Sefalet zulmüne son" başlığıyla gerçekleştirilen Dikili Bölge Mitingi'ne dair bilgiler, sendika temsilcilerinin açıklamaları ve yürüyüşe katılan grupların talepleriyle kamuoyuna yansıdı. Bülent Ecevit Meydanı’nda toplanan kalabalık, Atatürk Meydanı’na kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi. Yoğun katılımla düzenlenen etkinlikte emekliler, düşük maaş artışlarını "sefalet zammı" olarak nitelendirerek tepkilerini ifade etti.
Miting sırasında söz alan Tüm Emeklilerin Sendikası Ege Bölge Sorumlusu Nuran Kamalı Şahin, okullarda meydana gelen silahlı saldırılara dikkat çekerek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in istifa etmesi gerektiğini belirtti. Şahin, emeklilere yönelik ağır bir yoksullaştırma politikasının izlendiğini kaydederek şu ifadeleri kullandı:
"Bugün burada sadece bir miting yapmak için değil, bu düzenin gerçek yüzünü haykırmak için toplandık. İnsanca ve onurlu bir yaşam isteyenlerle omuz omuzayız. Türkiye’de milyonlarca emekli, işçi ve emekçi bilinçli bir yoksullaştırma politikasıyla sefalet zulmüne mahkûm edilmiştir. Yıllarca çalıştık, ürettik ve bu ülkeyi ayakta tuttuk ama bugün emeklilik artık bir dinlenme değil, yoksulluğa karşı hayatta kalma mücadelesine dönüşmüştür."
"EMEKLİ AYLIKLARI AÇLIK SINIRININ ALTINDADIR"
Şahin, konuşmasının devamında emeklilerin yaşadığı ekonomik zorlukları ve sosyal krizleri detaylandırarak şu sözleri kaydetti:
"Emekli aylıkları açlık sınırının altındadır; pazar filesi boş, sofralar eksik, ilaçlar yarımdır. Otogarlarda sabahlayan, ucuz ve sağlıksız odalarda yaşamaya çalışan, kirasını ödeyemediği için evsiz kalan emekliler var. Bu bir kader değil, bir tercihtir. Bu düzen emeği değersizleştiren, insanı yok sayan bir düzendir. Bugün yalnızca ekonomik bir yıkımla değil, açık bir demokrasi kriziyle karşı karşıyayız. Seçilmişler görevden alınıyor, halkın iradesi gasbediliyor; sendikacılar, gazeteciler susturuluyor. Yargı siyasallaşmış durumdadır. Demokrasi yoksa ekmek, hukuk yoksa yaşam da yoktur. TÜİK’in rakamları gerçeği gizlerken asıl enflasyon pazarda, faturada ve kirada yaşanıyor. Elektrik ve doğalgaz faturaları katlanıyor, ekmek bile lüks hale geliyor. İktidar emekliye sadaka gibi zamları ‘müjde’ diye sunuyor. Bu düzen sürdürülemez, bu sefalet kabul edilemez."
Dikili Bölgesel Miting Komitesi Başkanı ve Tüm Emeklilerin Sendikası Dikili Şube Başkanı Raika Doğan da mevcut politikaların yol açtığı ekonomik ve siyasi sonuçlara değindi. Doğan, ülkenin genel durumunun iç açıcı olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
"Ülkemizin içinde bulunduğu durum iç açıcı değildir. Hakkâri’den İstanbul’a birçok yerde halkın seçtiği yöneticiler görevden alınmış, tutuklanmıştır. Demokrasi askıya alınmış, yargı tamamen siyasallaşmıştır. Sendikacılardan gazetecilere, siyasetçilerden seçilmiş milletvekillerine kadar birçok kişi tutukludur. Böyle bir yönetim sürdürülebilir değildir. Bugün emeklilerin ortalama aylığı 23 bin 500 lira civarındadır. Milyonlarca yurttaş 5-6 bin lira gibi rakamlarla yaşamaya çalışıyor. 5 milyon emekli 20 bin lira seviyesinde aylık alıyor. İleri yaşlarımıza rağmen milyonlarca emekli çalışmak zorunda kalıyor. Bu tablo sosyal devletin çöküşüdür. Bu sefalet düzenini kabul etmiyoruz. İktidara bir kez daha sesleniyoruz: Bu aylıklarla yaşanmaz. Er geç sandık gelecek ve bu halk yaşadıklarının hesabını soracaktır."





