Haber: HAZAR DOST – NAZLICAN ERMİŞ

Güngören Belediyesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından uygulanması planlanan kentsel dönüşüm projesi, 900 hanenin yaşadığı alanı kapsıyor. 2006’dan bu yana Tozkoparanlıların ana gündemi olan kentsel dönüşüm projesi aynı zamanda haksızlıklara uğradıkları bir süreç. 2006’da dönemin AKP’li Belediye Başkanı Yahya Baş tarafından onaylanan proje, mahallelinin sözleşmeyi reddetmesi sonrasında, 2010 yılında Danıştay tarafından durduruldu. Fakat 22 Aralık 2020’de Güngören Belediyesi tarafından gönderilen tebligat, evlerin bir ay içerisinde boşaltılması gerektiğini söylüyordu. Gerekçe ise bölgenin riskli alan ilan edilmesiydi.

Tozkoparan tebligat

Belediyenin yaptığı bu uygulamada, kağıt üzerinde herhangi bir sıkıntı yoktu. Çünkü Resmi Gazetede 21 Nisan 2020’de yayımlanan genelgeye göre mahalle riskli alan ilan edilmişti bile. Güngören Belediyesi, adeta ilanın Resmi Gazete’de yayımlanmasını beklermiş gibi, ilanın yayımlanmasından bir gün sonra, yani 22 Nisan 2020’de Tozkoparan’daki projeyi gerçekleştirmesi planlanan şirketle sözleşme imzaladı.

Tozkoparan RESMİ GAZETE

Tozkoparanlılar, riskli alan ilanına 2020’nin Haziran ayında Danıştay’a yaptığı itiraz ile karşı çıktı. Fakat 22 Aralık 2020’de binalarına asılan tebligatlarla, sürecin hala devam ettiğini öğrendiler. İki gün içinde, kentsel dönüşüm projesine karşı da İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’ne de giderek itiraz dilekçesi veren vatandaşlar, yürütmenin durdurulmasını istedi.  Tahliyenin durdurulmasını isteyen Tozkoparanlılar, yargı sürecinin devam ettiğini, kentsel dönüşüm projesi için yargılamanın sona ermesinin beklenmesini savunuyordu.

Yargı sürecini özetlemek gerekirse; Binalara tahliye tebligatının asıldığı 22 Aralık’tan iki gün sonra Tozkoparan halkı, kentsel dönüşüm projesinin durdurulması için İstanbul Bölge Mahkemesine; 22 Nisan 2020’de yayımlanan riskli alan ilanının iptali için ise Danıştay’a Haziran 2020’de itirazda bulundu. Danıştay 6'ncı Dairesi'nde görevli savcı, 11 Ocak 2021’de ‘Tozkoparan’ın riskli alan ilan edilmesine karşı yapılan itiraz’ için verdiği görüşte, 14 evde yapılan inceleme sonucunda çıkarılan teknik raporun, mahalledeki toplam 5 bin 560 yapının farklı özelliklerde olması nedeniyle ''kuşatıcı bilimsel'' olmadığı belirtilirken bu raporun kabulüne olanak bulunmadığı söyledi. Ayrıca savcı, bilirkişi raporunun ruhsatlı binalarda yapılmadığını, sadece ‘Can ve mal kaybına neden olur’ denilmesinin kanıtlayıcı bilgi olmadığını belirtti.

BELEDİYENİN DEPREM İDDİASI VE YETKİLİ KURUM RAPORU UYUŞMUYOR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Kandilli Rasathanesi’yle birlikte hazırladığı “Olası Deprem Kayıp Tahminleri” raporunun Güngören ilçesini anlatan bölümünde, Tozkoparan’da 212 binanın hafif hasar alacağı belirtilmiş. Rapora göre Tozkoparan’da orta ve üstü hasar alacak 213 yapı bulunuyor. İlçedeki mahallelere göre Tozkoparan’daki hasar alacak yapı sayısıyla dördüncü sırada. Ayrıca yine aynı rapora göre Tozkoparan’da hafif hasar alacak yapı sayısı 212. Bu sayı, Güngören ilçesinde dayanıklı bina açısından en fazla sağlam yapının bulunduğu ikinci mahallenin Tozkoparan olduğunu gösteriyor.

Danıştay savcısının Tozkoparanlılardan yana olan görüşünün ardından mahalle halkı için bir güzel haberde Bölge İdare Mahkemesi’nden geldi. 33 yürütmeyi durdurma talebi 15 Ocak 2021’de mahkeme tarafından kabul edildi. Yani Tozkoparanlılar kendi mülklerinde oturabilecekti. Durum, mahalle halkından yanayken İstanbul Bölge Mahkemesi 10’ncu dairesi, 2021’in Mayıs ayında yürütmeyi durdurma kararı verdiği başvurular hakkında Güngören Belediyesi’nden gelen itirazı kabul etti ve yürütmeyi durdurma kararı verdiği dosyaların 28’ini iptal etti. Geri kalan 5 yürütmeyi durdurma kararı ise bu tarihlerde halihazırda bulunuyordu. Bölge İdare Mahkemesi’nde bulunan 5 yürütmeyi durdurma kararına rağmen Güngören Belediyesi ekipleri, 24 Haziran 2021’de mahalleye gelerek vatandaşları zorla tahliye etmek istedi.

PROJENİN DETAYLARI: BAKAN KURUM'UN VERDİĞİ SÖZLER TUTULMADI

Tozkoparan’da kentsel dönüşümün fiili mağduriyetlere dönüşmesi, Mayıs 2021’de İstanbul Bölge İdare Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararlarını iptal etmesiyle başladı. Bu noktada, kentsel dönüşüm projesinin maddi detaylarını ve yetkililer tarafından verilen sözleri anımsamak gerekiyor. Tozkoparan’a geldiğiniz zaman, İstanbul’un ortasında olup bu kadar yeşil kalabilmiş bir mahallenin varlığına şaşırıyorsunuz. Mahallenin ortasında bulunan Barış Parkı, mahallenin merkezlerinden biri konumunda. Mahallenin çocukları, günün her saatinde orada vakit geçiriyor, evde olanlar, banklarda çaylarını yudumluyor.

Mahallenin tarihini ve sosyal yapısını, 50 yıldır mahallede yaşayan Ömer Kiriş’ten dinlerken, mahallenin Türkiye’nin siyasi gelişmelerine nasıl direnebildiğini anlıyoruz. “Burası dar gelirli ailelere yapılan binalarla var oluyor. Mahalleye ilk gelenler, bataklıkla, çamur içinde bir yerle karşılaştılar. Mahallemizi 50 yılda bu hale getirdiler. Bu ağaçları annelerimiz ve babalarımız büyük bir sevgiyle dikti” diyor. Gerçekten de beşer katlı binaların bahçelerindeki ağaçlar, mahalleye yeşil bir doku veriyor.

Tozkoparan pankart

Tozkoparan’ın fiziksel olarak oluşması, 1965’lere dayanıyor. Türkiye’deki gecekondulara karşı uygulanan devlet politikaları ile beraber dar gelirli ve çocuklu ailelere, Fransız ve Sovyet mimarisi örnek alınarak sosyal konutlar yapılıyor. Kiriş’in anlattığına göre bu konutlarda, Topkapı, Eminönü ve Mahmutpaşa çevresinde tekstil, ayakkabı ve ilaç sektörlerinde çalışan aileler oturmaya başlıyor. Ardından 1983’te mahalleye, kooperatif ve belediye konutları da inşa ediliyor. Emekçilerle beraber, avukat, mühendis gibi belediye çalışanları da mahalleye taşınıyor. Bu yapılarla beraber mahallenin sosyo-kültürel yapısı da olumlu yönde değişiyor.

Mahallede, dar gelirli aileler için yapılan sosyal, belediyenin çalışanları için yaptığı ve kooperatiflerin inşaa ettiği üç farklı yapı bulunuyor. Bu yapılar, 45 ila 110 metrekare arasında değişik boyutlara sahip. Kiriş, 80’li dönemlerde mahallede iki yaz, bir de kış sinemaları olduğunu söylerken mahallenin spora çok büyük ilgisi olduğunun altını çiziyor. Sosyal anlamda mahalle halkının 90’lı ve 2000’li yıllarla beraber büyüdüğünü ve bütünleştiğini söyleyen Kiriş, yapılmak istenen kentsel dönüşümün mahalledeki bu bütünlüğü bozacağını, mahalle halkının göçe zorlanacağına dikkat çekiyor.

Mahalleye 50 yılını vermiş Ömer Kiriş’in düşüncesine, parkta oyun oynayan çocuklar da katılıyor. Sohbet ettiğimiz çocuklar, “Biz buraya alıştık, başka yer bilmeyiz. Tüm arkadaşlarımız burada” diyerek kentsel dönüşüm projesini istemediklerini söylüyor.

30 Aralık 2020’de Tozkoparanlılarla buluşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, ödemelerin, ortalama kira oranında olacağını, isteyenin istediği daireyi seçebileceğini söyledi. Yani projenin yerinde iskan odaklı olacağını ilan etti. Mahallenin eski yapı stoku yenilenecek, eski dairelerin sahipleri cüzi ödemeler karşılığında konutlarını yenilemiş olacaklardı. Sadece beş gün sonra Tozkoparan Bilgilendirme Ofisi’nde bir başka toplantı düzenleyen Güngören Belediyesi ve projenin diğer paydaşları, Tozkoparanlıların önüne çok daha farklı bir sözleşme sundu. Bu sözleşmeye göre, kentsel dönüşüme girecek tapulu evleri için en az 180 bin TL ödemeye mecbur kalacaktı. Güngören Belediyesi ve ortaklarının gerçekleştirmek istediği proje, 900 hanelik mahalleyi, bin 600 haneye çıkarıyor, her apartmana işletme ve dükkanlara ayrılacak alanlar ekliyordu.

İnşaat Mühendisleri Odasının 3 Şubat 2021’de çıkardığı maliyet tablosuna göre ise proje sahiplerinin 180 bin TL’lik yenileme ücreti talebi sadece maliyetleri karşılamaya yönelik değil. Oda yöneticilerine göre, 180 bin TL’lik yenileme ücretleri, kentsel dönüşümü yapacak aracıların mülk sahipleri üzerinden kâr etmesini de sağlayacak.

14 BİNADAN ALINAN KAROT ÖRNEĞİ TÜM MAHALLEYE DAYATILDI

Tozkoparan halkının istemediği kentsel dönüşüm projesi, bölgenin riskli alan ilan edilmesi sayesinde yasal dayanak bulmuştu. Yani kentsel dönüşüm projesini hazırlayanlara göre, bölgedeki yapı stoku depremlere karşı dayanıklı değildi ve yenilenmek zorundaydı. Fakat açılan davalar kapsamında yapılan ölçümler bunun aksini söylüyor.

Güngören Belediyesi’nin, Tozkoparan ve çevresinin riskli alan olduğunu kanıtlamak için kendi belirlediği inceleme heyetine [MOU3] yaptırdığı ölçümün, kentsel dönüşüm proje alanının çok küçük bir alanındaki binaların bulunduğu alanı kapsadığı çok geçmeden ortaya çıktı. Mahalledeki binalar sağlamdı, o yüzden yapıların sağlamlığını değerlendirmek için gerçekleştirilen karot ölçümünü, kentsel dönüşüm proje alanında bulunan 14 yapıdan numune alınarak yapmıştı.

Tozkoparan harita

Mahalle sakinlerinin Danıştay’a açtığı riskli alan ilanının iptaline dair dava sırasında, yapılan bilirkişi incelemeleri, Güngören Belediyesinin yaptığı incelemelerin aksini ortaya koydu. Yürütmeyi durdurma davası kapsamındaki bilirkişi incelemesi ve keşif sırasında yapılar incelendi. Riskli alan içinde bulunan tüm yapıları inceleyen İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi’nden uzmanlar, binaların riskli olmadığına dair görüş verdi.

"OYNANMAKTA OLAN BİR OYUN VAR"

Tozkoparan Mahallesi Dayanışma Derneği (TOZ-DER) başkanı Ömer Kiriş, “Oynanmakta olan bir oyun var” diyerek ticaret ve ulaşım bölgelerine yakın olması nedeniyle Tozkoparan’da ‘yenileme’ değil ‘değiştirme’ projesi gerçekleştirmek istendiğini vurguluyor: “Küba Mahallesi dâhil 39 parsele ayrıştırma ve birleştirme yapıyorlar. Bunlar çünkü projelerde sıkışıyorlar. 20 metrelik imar kanununa aykırı. Mahkemeler bunları teker teker iptal ederken, onlar bizim dedikleri apartmanlarımızın oldukları parselleri diğer parsellerle birleştirerek o uygulamalarını –18 metrelik yolu buraya uyguladığı zaman iki blokta kamulaştırmaya gider. Kamulaştırmada da yüzde 45’ini bedelsiz devlete bırakacaksınız anlamına gelir. Yüzde 55’in ödemesini rayiç bedeli üzerinden yapar bunları aşmak için de ayrıştırma ve birleştirme yapıyor. Bunlara da açılacak olan yaklaşık 20 dava daha var. Kentsel dönüşümde Türkiye’de dava açarak rekor kırdık. Burada tek proje yok. Farklı farklı projeler var, hepsine ayrı dava açıldı. Hepsinde duvara tosluyorlar. Planlarla binaların projeleri farklı farklı.”

"BAKAN İSTEDİ, İKİ BİNA DAHİL EDİLDİ"

Projeyi görmediklerini söyleyen mahalleliler, projenin ihaleyi alan şirkete verildiğini belirtti. Mahallelilerden biri ise proje olduğuna inanmadığını dile getirirken, TOZ-DER Başkanı Kiriş, “Buraya büyük ihtimalle kat mülkiyeti tapusu veremeyip burayı ya öğrenci yurdu ya da cezaevi yaparlar” dedi. Mahallelilerden Zeki Can Bakır ise, “Tozkoparan’a bakan toplantı için geldiğinde gördüğü iki bina için ‘Burayı da projeye dâhil edin’ diyor ve projeye böyle dâhil oluyor” bilgisini verdi.

BAŞKAN VE TOBİM YETKİLİLERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

Tozkoparan’da çıkan yürütmeyi durdurma kararlarının ardından Tozkoparan Bilgilendirme Merkezi (TOBİM) tarafından sistematik bir taciz ve tehdide maruz bırakıldıklarını dile getiren mahalleliler, 1102 B Blok sakini 66 yaşındaki Ramazan Kabataş’ın aldığı telefon sonrası fenalaşarak hayatını kaybettiğini hatırlatarak, belediye başkanı ve TOBİM yetkilileri hakkında insan ölümüne neden olduklarına dair suç duyurusu yapıldığını söylediler.

DİKKAT ÇEKEN İLİŞKİLER

Öte yandan mahalleliler, Güngören Belediyesi Başkan Yardımcısı Rıza Uçan’ın amca çocuğu Hacı Uçan’ın Çevre Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlamalar Genel Müdür Yardımcısı olduğunu belirterek, kentsel dönüşümde bağlantısı olduğunu düşünüyor. Çünkü Güngören’deki çoğu proje, Belediye ve İBB Meclisi ‘bypass’ edilerek doğrudan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan onaylanıyor. İsmini vermek istemeyen belediye kaynakları, Rıza Uçan ile beraber Güngören’in ‘inşaat belediyesi’ haline geldiğini söylüyor.

Belediyedeki ‘imarlaşma odağının’ en çarpıcı örneği 10 Şubat 2022’de yaşandı. Genç Osman Mahallesi'nde afet toplanma alanı olan parkın bir kısmı, ‘sosyal alan yapılacak’ denilerek imara açıldı. Güngören Belediyesi Başkanı Bünyamin Demir, Özel Kalem Müdürü Mehmet Seyyar, istifa ettirilen belediye başkan yardımcısı Veysel İpekçi, Belediye Başkan Yardımcısı ve Kültür Müdürü Abdülkadir Altınhan, ortak olarak bir şirketin yönetiminde yer alıyor. Şirketin adı ise Medhal Limited.

BU BİR GÖÇ HAREKETİ

Yaş ortalaması yüksek, çoğunlukla emekli ve tek birikimleri evlerinin olduğunu belirten insanların yaşadığı Tozkoparan mahallesinde yapılmak istenen kentsel dönüşüm projesi sonrasında ortaya çıkacak zümre, şimdikinden oldukça farklı. Mahalleli bir kadın yapılmak istenen kentsel dönüşümün amacını ‘yoksul emekçi halkı sürmek, mahallelileri soylulaştırmak’ diye tanımlarken günlük yaşantılarını şöyle anlattı: "Burada bizim aşağıda küçük bir çarşımız var herkes gider oradan alışverişini yapar. Buraya AVM, rezidans yapmayı amaçlıyorlar. O Rezidanslarda burada yaşayan hiç kimse oturamaz. Evlerimizin karşılığında ev istiyoruz ama mahallenin dokusunun da bozulmasını istemiyoruz. Bir yerde yoksulların yaşadığı bir yerde zenginlerin yaşadığı bir durumu istemiyoruz."

Tozkoparanda yaşayan insanların göç etmesinin istenmesinin amaçlandığını ifade eden mahalleliler, dönüşümden sonra ortaya çıkacak yapılarda kendilerinin yaşayamayacağını, yüksek zümreye hitap edeceğini dile getirdiler.

* Bu haber Medya Araştırmaları Derneği'nin ICFJ (International Center for Journalists-Uluslararası Gazeteciler Merkezi) işbirliğiyle yürüttüğü "Yeni Nesil Araştırmacı Gazetecilik Eğitimleri Projesi" kapsamında hazırlanmıştır.