Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta bir gün arayla meydana gelen okul saldırılarının ardından, eğitim sendikaları, öğretmenler ve öğrenciler İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelerek tepkilerini dile getirdi.
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu’nun çağrısıyla düzenlenen eyleme, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Sözcüsü Sera Kadıgil ve çok sayıda siyasi parti temsilcisi de destek verdi. Sultanahmet’te bulunan müdürlük binası önünde gerçekleştirilen protestoda, okullardaki güvenlik sorunları ve eğitim politikaları eleştirildi.
Müdürlük önüne sabah saatlerinde yerleştirilen polis barikatları nedeniyle yürüyüşü engellenen katılımcılar, "Artık yeter, şiddete dur de. Yusuf Tekin istifa" yazılı pankart açarak bir süre oturma eylemi yaptı. Eylem süresince katılımcılar tarafından Milli Eğitim Bakanı'na yönelik istifa sloganları atıldı.
BAŞ SORUMLUNUN BAKANLIK OLDUĞU KAYDEDİLDİ
Eğitim Sen 2 No’lu Şube Başkanı Hanifi Bayındır, grup adına yaptığı ortak açıklamada, toplumsal yapıdaki derin çelişkiler, kutuplaştırıcı siyaset, eşitsizlik ve yoksulluk ortamının şiddeti körüklediğini belirtti. Bayındır, 14-16 yaşındaki çocuklardan fail yaratan sürecin mevcut eğitim sistemi ve politikalarından kaynaklandığını ifade etti.
Eğitimdeki nitelik kaybına ve liyakat sorunlarına dikkat çeken Bayındır, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “İşte bugün 14-16 yaşında çocuklardan failler yaratan bu sistemin kendisidir. Yitip giden canların baş sorumlusu en başta siyasi iktidar ve eğitim alanını ideolojik saldırılarla tahrip eden Sarayın Eğitim Politikaları Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığıdır. Bu yaşananlar kader değildir, tesadüf değildir. Siyasi iktidar eğitim alanını bilimsel, laik ve kamusal niteliğinden uzaklaştırmıştır. Tüm kurumlarda liyakat yerine sadakati esas alan bir idari yapıyı kurumsallaştırmıştır. Rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını zayıflatmıştır. Gençleri hayata bağlayacak, onları toplumsal bir özne haline getirecek politikalar yerine baskı, denetim ve dışlama üretmiştir. İşte bugün yaşadıklarımızın sebepleri bunlardır fakat bugün ne siyasi iktidar sorumluluk üstleniyor ne de Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin çıkıp bir özür diliyor.”
Hesap verme sorumluluğunun altını çizen Bayındır, eğitim emekçileri ve öğrencilerin okullarda kendilerini güvende hissetmediklerini vurguladı. Bayındır, konuşmasını şöyle tamamladı: “Kimse hesap vermekten kaçamaz. Bugün eğitimciler, öğrenciler okullarına gitmekten dahi tedirgin hâldeyse, can güvenliğinden korku duyuyorsa bunun temel sorumlusu en başta Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir ve derhal tüm toplumdan özür dileyerek istifa etmelidir. Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğini sağlamak, güvenli ve nitelikli bir eğitim ortamı yaratmak en temel kamusal yükümlülüktür. Tüm okullar ve eğitim süreçlerinin tamamında şiddet kalıcı ve bütünlüklü olarak son bulmadan, sorumlular hesap vermeden alanları terk etmiyoruz. Yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden eğitimci ve öğrencilerimizin yakınlarına başsağlığı, yarananlara acil şifalar diliyoruz.”
Eylemde, Eğitim-Sen’in okulları şiddetin değil yaşamın ve özgürlüğün mekanları haline getirmek için mücadelesini sürdüreceği kaydedildi.





