Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi İlhan Taşcı, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, televizyon ve dijital mecralardaki içeriklerin şiddetin toplumsal boyutundaki etkisinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Sosyal medya hesabı üzerinden konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Taşcı, İstanbul, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta gerçekleşen son okul saldırılarının, şiddetin toplumsal boyutlarıyla yeniden değerlendirilmesi zorunluluğunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti.

ŞİDDET SAHNELERİ ŞİDDETİN SIRADANLAŞTIRILMASI RİSKİNİ BERABERİNDE GETİRİYOR

Televizyonun çok daha geniş ve kolay erişilebilir bir kitle iletişim aracı olması nedeniyle bu alandaki içeriklerin etkisinin kritik bir hâle geldiğini kaydeden Taşcı, son yıllarda yaygınlaşan mafya temalı yapımlara değindi. Tek bir bölümde 20-30 kişinin aynı anda öldürüldüğü toplu şiddet sahnelerinin, şiddetin olağanlaştırılması ve sıradanlaştırılması riskini barındırdığını vurgulayan Taşcı, her gün ekranların yoğun şiddet sahneleriyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

Türkiye’deki televizyon kanallarında hafta içi her gün en az bir kanalda mafya veya yoğun şiddet içerikli bir dizinin yayınlandığını, hafta sonları ise bu yapımların tekrarlarının ekrana getirildiğini belirten Taşcı, "Dolayısıyla haftanın 7 günü televizyonlarda mafya temalı diziler ekrana geliyor. Bu durum özellikle çocuklar ve gençlerin sürekli bu içeriklere maruz kalmasına ve oradaki tipleri kendilerine rol model almalarına neden olabiliyor." dedi.

Silah kullanımının yoğun ve açık biçimde gösterilmesinin, suç figürlerinin zaman zaman meşrulaştırılmasının ve hatta kahramanlaştırılmasının çocuklar ile gençler açısından ciddi bir risk teşkil ettiğini kaydeden Taşcı, medya içeriklerinin toplumsal ve ruhsal etkilerinin uzmanların katkısıyla bilimsel bir yaklaşımla incelenmesi gerektiğini ifade etti. Düzenlemelerin, medyanın özgürlüğünü kısıtlamak yerine kamu sağlığını korumayı hedeflemesi gerektiğini belirten Taşcı, RTÜK’ün bugüne kadarki uygulamalarının alınan kararlarla aksi yönde olduğunu savundu.

İlhan Taşcı, ifade özgürlüğü korunmak kaydıyla toplumsal değerleri güçlendiren, adalet duygusunu pekiştiren ve şiddeti normalleştirmeyen içeriklerin teşvik edilmesi gerektiğini bildirdi. Senaristten yapımcıya, yayıncıdan denetim yapan RTÜK’e kadar her kesimin sorumluluk taşıdığını belirten Taşcı, "Geleceğimizin karartılmaması, çocuklardan katil yaratmamak için herkes üzerine düşeni acilen yapmalıdır." ifadelerini kullandı.