Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CGTN Türk Radyo'da yayımlanan Akşam Raporu programınına katıldı.

CGTN Türk Genel Yayın Yönetmeni Ulaş Can'ın sorularına yanıt veren Okuyan, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü ve işçi sınıfı mücadelesine dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

"1 Mayıs içeriksizleşti, uzlaşma kültürü hakim oldu"

Kemal Okuyan, 1 Mayıs'ların içeriksizleşmesine yol açan sorunlar olduğunu belirtti. 1 Mayıs'ın sermaye ile emeğin karşıtlığından doğan bir mücadele günü olması gerektiğini hatırlatan Okuyan, bu günün içinin boşaltıldığını belirtti.

Özellikle yerel yönetimleri eleştiren Okuyan, işçilerin en ufak bir hak talebinde onları halka şikayet eden belediye başkanlarının, 1 Mayıs'ta kurulan sahnelerde işçileri selamlamasını bu içeriksizleşmenin en somut örneği olarak gösterdi. TKP'nin hiçbir partinin amblemi veya otobüsü gölgesinde 1 Mayıs'ı içine sindiremeyeceğini belirten Okuyan, İstanbul (Kartal), Ankara, İzmir ve Adana'da partiye yakışır, disiplinli ve coşkulu mitingler düzenleyeceklerini açıkladı.

"Kimlikçi siyaset sınıf hareketine zarar veriyor"

Miting alanlarında işçi gündeminden kopuk mesajların verilmesini de eleştiren Okuyan, Kürt emekçileri kapsamak için kimlikçi bir söylem geliştirmeye gerek olmadığını ifade etti. İnsanların etnik kökenlerinden bağımsız olarak ağır bir sömürü ve yoksulluk koşullarında yaşadığını, sınıf kültürünün insanları birleştireceğini söyleyen Okuyan, ancak kimlikçi siyasetin 1 Mayıs kürsülerinde ağırlık kazanmasının işçi hareketine zarar verip, işçilerin alanı erken terk etmesine yol açtığını dile getirdi.

"NATO, özelleştirmeler ve laiklik doğrudan işçi sınıfının meselesidir"

İşçi sınıfı hareketinin yalnızca asgari ücret veya grev yasakları gibi başlıklarla sınırlandırılamayacağını vurgulayan Okuyan, siyasal meselelerin önemine dikkat çekti. NATO'yu uluslararası ölçekte işçi sınıfına karşı kurulmuş bir örgüt olarak tanımlayan Okuyan, laikliğin ayaklar altına alınması ve emperyalizm gibi konuların sınıf çelişkilerinden bağımsız düşünülemeyeceğini belirtti. İşçi sınıfının siyasal ağırlığını koyması gerektiğini ifade eden TKP Genel Sekreteri, bu yılki 1 Mayıs'ta temalarının "Sosyalizm ve Cumhuriyet İçin" olduğunu açıkladı. TÜSİAD güzellemeleriyle veya düzen partilerinin kuyruğuna takılarak işçi hareketinin ayağa kalkamayacağının altını çizdi.

"Küba için güneş topluyoruz"

Röportajın son bölümünde Küba'nın içerisinde bulunduğu zorlu koşullara da değinen Okuyan, Küba'nın ağır bir ABD ablukası ve askeri işgal tehdidi altında 1 Mayıs'ı karşıladığını belirtti. Trump'ın aldığı kararlarla petrol akışının kesilmesi sonucu adanın enerji krizine sokulmaya çalışıldığını söyleyen Okuyan, Küba'nın direnişle yeni teknolojiler ve güneş enerjisi projeleri geliştirdiğini aktardı.

Okuyan, Jose Marti Küba Dostluk Derneği tarafından Küba'daki hastanelerin ve sağlık merkezlerinin enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla başlatılan "Küba için güneş topluyoruz" dayanışma kampanyasına tüm emekçileri destek vermeye davet etti.