Platformun ocak ayı raporuna göre, öldürülen 22 kadından yalnızca ikisinin ölüm gerekçesi belirlenebildi. Bir kadın ekonomik nedenlerle, bir diğeri ise kızının evli olduğu erkeğin barışma teklifini reddetmesi nedeniyle öldürüldü. Kalan 20 kadının neden öldürüldüğü ise açıklığa kavuşmadı. Platform, bu durumun etkin soruşturma yürütülmemesi, adil yargılama yapılmaması ve caydırıcı cezaların uygulanmamasıyla bağlantılı olduğunu savundu.

Verilere göre, ocak ayında öldürülen kadınların beşi evli olduğu erkek tarafından hayatını kaybetti. Diğer failler arasında birlikte olunan erkek, baba, oğul, kardeş, eski eş ve tanıdıklar yer aldı. Dört kadının faili ile ilişkisi ise tespit edilemedi.

CİNAYETLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ EVLERDE İŞLENDİ

Öldürülen kadınların 16'sı kendi evinde, üçü sokakta, ikisi ıssız bir yerde hayatını kaybetti. Bir kadının nerede öldürüldüğü belirlenemedi. Böylece cinayetlerin yüzde 73'ünün kadınların kendi evlerinde işlendiği ortaya çıktı. Kadınların 11'i ateşli silahla öldürülürken, diğerleri boğulma, kesici alet, yüksekten düşme ve darp yöntemleriyle hayatını kaybetti.

Platform, İstanbul Şişli'de öldürülen Durdana Khokimova olayını hatırlatarak, göçmen kadınların korunmadığı bir sistemde bu cinayetin işlendiğini ifade etti. 2025 yılında en az 16 göçmen kadının öldürüldüğü bilgisini paylaştı.

Açıklamada, şüpheli kadın ölümlerinin etkin soruşturulmaması nedeniyle aydınlatılamadığı vurgulandı. İstanbul'da öğretmen Hatice Biçmek'in ölümünün ancak 17 ay sonra aydınlatıldığı, İzmir'de Havin Aşkan'ın şüpheli ölümünün ise halen karanlıkta kaldığı örnek gösterildi.

Platform, yeni infaz düzenlemeleriyle birçok failin serbest bırakıldığına dikkat çekti ve ocak ayında öldürülen üç kadının failinin eski hükümlü olduğunu belirtti. Etkin soruşturma, caydırıcı cezalar ve önleyici mekanizmaların derhal uygulanmasını talep eden KCDP, "Kadınların yaşam hakkı için mücadelemiz devam edecek" açıklamasını yaptı.