Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Araştırma Komisyonu, geçen Temmuz ayında Süveyda vilayetinde Dürzi azınlığa mensup savaşçılar ile Sünni Bedevi gruplar arasında patlak veren ve bin 700’den fazla kişinin ölümüne yol açan şiddet olaylarına ilişkin yeni bir rapor yayımladı. Raporda, çatışmalar sırasında “yargısız infazlar, işkence, cinsiyete dayalı şiddet ve evlerin yakılması” gibi suçların belgelendiği aktarıldı.

DW Türkçe’de yer alan habere göre, komisyon üyesi Fionnuala Ni Aolain, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Hükümet güçleri ve Dürzi silahlı gruplar tarafından gerçekleştirilen ciddi ihlaller savaş suçu teşkil edebilir” ifadelerini kullandı. Ni Aolain ayrıca bu ihlallerin “insanlığa karşı suçlar kapsamında” soruşturma konusu olduğunu belirtti.

BM komisyonu, hükümet güçlerinin Dürzi sivillere karşı “uluslararası insancıl hukuk ve insan hakları hukukunun yaygın ihlallerini” gerçekleştirdiğini, bunlar arasında “cinayet, işkence, keyfi gözaltı ve yağma” bulunduğunu bildirdi. Dürzi olarak tanımlanan erkeklerin kadın ve çocuklardan ayrıldığı ve “infaz edildiği” de raporda kaydedilen suçlar arasında yer aldı.

"200 BİN KİŞİ EVİNDEN OLDU"

Geçen yılki çatışmalar, Suriye’nin diğer bölgelerinden gelen hükümet güçlerinin Bedevi gruplar yanında çatışmalara dahil olması ve İsrail’in Dürzileri korumak için Şam dahil Suriye’nin çeşitli kentlerinde ordu güçlerini bombalamasıyla genişlemişti. Rapora göre, şiddet olaylarında çoğu Dürzi toplumuna mensup bin 700’den fazla kişi öldü ve yaklaşık 200 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Geçen hafta Suriye hükümetince oluşturulan araştırma komitesi de olaylarda bin 760 kişinin öldürüldüğünü açıklamıştı.

Çatışmaların devamında ise İsrail’in hava saldırıları sonucu hükümet güçlerinin bölgeden çekildiği, bu sırada Dürzi silahlı grupların Bedevi sivillere saldırdığı; cinayet, işkence, keyfi gözaltı ve zorla yerinden etme dahil çeşitli ihlaller gerçekleştirdiği belirtildi.

Komisyon, Süveyda’nın hâlâ derin şekilde bölünmüş durumda olduğunu ve geçen Temmuz’da yerinden edilen yaklaşık 200 bin kişinin neredeyse tamamının evlerine dönemediğini kaydetti. Raporda, İsrail ve diğer dış aktörlere, durumu daha da istikrarsızlaştırabilecek eylemlere son vermeleri çağrısında da bulunuldu.