Hizbullah'ın Telegram kanalı üzerinden yayımlanan mesajda Kasım, doğrudan müzakerelerin ve bu süreçten doğan sonuçların kendileri adına yok hükmünde olduğunu belirtti. Kasım, bu durumun Hizbullah’ı yakından ya da uzaktan ilgilendirmediğini sözlerine ekledi.
Mevcut Lübnan yönetiminin ülkenin haklarından taviz verdiğini kaydeden Kasım, yürütülen doğrudan müzakerelerin derhal durdurulması ve dolaylı görüşme zeminine geri dönülmesi çağrısında bulundu. Hizbullah’ın Lübnan’ı ve halkını savunmaya yönelik direnişini kararlılıkla sürdürdüğünü vurgulayan Kasım, sorunun temelinde İsrail’in saldırılarının bulunduğunu ve direniş faaliyetlerinin bu saldırılara karşı bir tepki mahiyetinde olduğunu dile getirdi.
SAVUNMADAN VE SİLAHIMIZDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ
Savunma kapasitelerinden ve mevcut silahlarından vazgeçmeyeceklerini vurgulayan Kasım, "Savunmadan ve silahımızdan vazgeçmeyeceğiz." diyerek, bu durumun İsrail’in işgali ve saldırıları sebebiyle mevcut aşamada bir zorunluluk olduğunu ifade etti. Lübnan’da 17 Nisan tarihinde yürürlüğe giren ateşkes sürecine de değinen Kasım, bu sürecin tesis edilmesindeki rolü sebebiyle İran’a ve Tahran yönetimine teşekkürlerini iletti.
Lübnan ile İsrail arasında 30 yılı aşkın süredir kesintiye uğrayan üst düzey diplomatik temaslar, 14 Nisan’da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) başkentinde yeniden tesis edilmişti. ABD Dışişleri Bakanlığı’nda gerçekleştirilen ve 1993 yılından bu yana yapılan en üst düzey doğrudan görüşme olarak kayıtlara geçen bu toplantıya, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lübnan ve İsrail’in Washington büyükelçileri katılım sağlamıştı. İki ülke arasındaki kapalı diplomatik kanalların yeniden açılması noktasında kritik bir eşik olarak değerlendirilen bu temasların ardından taraflar son olarak 24 Nisan’da Beyaz Saray’da bir araya gelmişti.





