Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sabit ve dar gelirlilerin alım gücünün daraldığını, emeklilerin maaşının ve asgari ücretin yeniden belirlenmesi ve alım güçlerinin artırılması gerektiğini belirtti. Gıda fiyatlarındaki önlenemeyen artışa ve alım gücünün düşüklüğüne dikkat çeken Gürer, "Sorunun çözümü noktasına ileriye dönük olarak ithalatçı politikalardan vazgeçilip yerli üretici desteklenmelidir" önerisinde bulundu.

Gözden kaçırmayın

Her 100 öğrenciden sadece 3'ü düzenli besleniyor Her 100 öğrenciden sadece 3'ü düzenli besleniyor

"EMEKLİ, ASGARİ ÜCRETLİ NASIL BESLENECEK?"

vrensel'de yer alan habere göre özellikle sebze ve meyvede son bir yıl içinde yaşanan 5-10 katlık fiyat artışına vurgu yapan Gürer, marketten aldığı 2 adet bibere 2 lira 29 kuruş, 10 gram ete 11 lira 88 kuruş, 1 adet patlıcana 5 lira 72 kuruş, 1 adet salatalığa 2 lira 99 kuruş, 1 adet kabağa 6 lira, 1 adet patatese 5 lira 35 kuruş, 1 adet domatese 6 lira 37 kuruş 1 adet limona da 1,5 lira ödediğini söyledi. Gürer, "Bu ürünlerden biber, patlıcan, patates, kabak, domates ve 100 gram et ile yağ, tuz, tüp gideri ile türlü yemeği bir kişilik 50 TL mal oluyor. Emekli, asgari ücretli nasıl geçim yapıp, nasıl beslenme sağlayacak?" diyerek de duruma tepki gösterdi.

HAL FİYATLARI BİR YILDA KATLANDI 

Gürer, bazı meyve ve sebzelerin geçen yıl Antalya halinden alış ve marketlerde satış fiyatı ile bu yılki tane ve kilogram fiyatları arasında farka da dikkat çekti. Buna göre,

  • 2021'de Antalya Halinde kabağın kilosu 4 lira, bu yıl 8 lira Ankara’daki markette ise 19 lira 50 kuruşa satılıyor.
  • 3 lira 10 kuruş olan salatalık bugün 10 liraya, Ankara’daki markette ise adedi 2 lira 98 kuruşa, kilosu 17 lira 50 kuruşa satılıyor.
  • 5 lira 50 kuruş olan domates bugün 17 liraya, Ankara’daki markette ise 29 liraya satılıyor.
  • 4 lira olan patlıcan bugün 20 liraya, markette ise 29 lira 50 kuruşa satılıyor.
  • 1 lira 40 kuruş olan patates bugün 7 liraya, markette ise 9 lira 95 kuruşa satılıyor.
  • 10 lira 50 kuruş olan sivri biber bu yıl 29 liraya, markette ise 39 lira 95 kuruşa satılıyor.
  • 63 lira olan et bu yıl et balık kurumunda 93 liraya, markette 118 liraya satılıyor.

"BAZI ÜRÜNLER TANE İLE BİLE ALINAMAYABİLİR"

"Üretici ürettiğinden kazanamazsa, çiftçinin girdi maliyetleri düşmezse bundan sonra sabit ve dar gelirlilerin bazı ürünleri tane ile dahi alamayacakları süreç yaşanabilir” diyen Gürer, marketlerde fiyat artışlarının önüne geçilebilmesi için girdi maliyetlerinin düşürülmesine yönelik projelerin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

AKARYAKIT ZAMLARI FİYATLARI ETKİLİYOR

Çukurova’da yaşanan don olayı nedeni ile turfanda ürünlerin pazara sunulmasının geciktiğini ve arz talep dengesini don olayının olumsuz etkilediğini de ifade eden Gürer, akaryakıt zamlarının ürünün bir kentten diğer kente taşınmasında ürün fiyatı kadar ürüne artı zam olarak yansıdığına dikkat çekti. Gürer ”1 bağ maydanoz Çukurova’dan 1 liradan yola çıkarsa Niğde’ye gelene kadarki yakıt maliyeti bu ürünü 3 liraya çıkarıyor, esnaf bu durumdan dert yanıyor. 2 lira nakliye maliyeti işliyor, mazot zamları durdurulmazsa ürün getiremeyeceğiz diyorlar" diye konuştu. 

"İTHALATÇI POLİTİKALARDAN VAZGEÇMELİ"

Gürer, sabit ve dar gelirlilerin alım gücü daraldığını, emeklilerin ve asgari ücretin yeniden belirlenmesi ve alım güçlerinin artırılması gerektiğini belirterek, "Sorunun çözümü noktasına ileriye dönük olarak ithalatçı politikalardan vazgeçilip yerli üretici desteklenmelidir. Kısa vadede ise sabit ve dar gelirlinin gelirini artıracak politikaların siyasi iktidar tarafından devreye alınması, ücretlilerin alım gücünün artırılmasıdır” dedi.

"SABİT VE DAR GELİRLİLERİN ARTAN FİYATLAR KARŞISINDA EZİLMESİ ÖNLENMELİDİR"

"Sabit ve dar gelirlilerin artan fiyatlar karşısında ezilmesi önlenmelidir" diyen Gürer, bu önlenemezse gıdaya erişimde sorun yaşanabileceğinini altını çizdi. İnsanların geçim sıkıntısının her geçen gün katlandığını vurgulayan Gürer, "Kredi kartları patlıyor. Böyle giderse ileriye dönük sorunlar daha da büyüyecek. Genelde üretimde sorunlar var. Üreticilerin girdi maliyetleri çok yüksek. Gübre, ilaç, tohum traktör, bakım ve işçilik, tarla kredisi sulama kullanılan elektrik maliyeti artacak” ifadelerini kullandı.

"DENETİM YAPILDIKÇA FİYATLAR DA KATLANIYOR"

AKP iktidarının tarım ve ekonomiyle ilgili politikalarına eleştiren Gürer, AKP'nin sorunları çözmeye yönelik politikalar geliştirmek yerine sürekli suçlu aramak ve sorumluluktan kaçmak için bahane üretmekle meşgul olduğunu belirtti ve şunları söyledi:

"Son olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı enflasyonla mücadele timleri kurdu. Ancak 2 aydır bu timleri gören yok. Market denetimleri yapılıyor. Denetim yapıldıkça fiyatlar da katlanıyor. Tarım kredi kooperatiflerinin marketlerindeki fiyatlar dahi diğer marketlerin fiyatları ile yarışıyor. Fiyatlarda KDV düştü ama fiyatlara düşen KDV kadar zam geldi ve KDV düşmesi fiyatlara yansımadı. Yurttaş markete ürün almaya gittiğinde fiyat artışıyla karşılaşıyor."

GÜBRE FİYATLARI SÜREKLİ ARTIYOR 

"TÜİK gübre artışını yüzde 152, tarım bakanlığı ise yüzde 342 açıkladı. Ancak üretimi bu artışın yüzde 500 olduğunu düşünüyor" diyen Gürer, konuşmasını şöyle sonladırdı:

"Şubat ayında Cumhurbaşkanı gübrede yüzde 30 indirim yapılacağını açıkladı. O tarihten sonra bazı gübre fiyatları 2 katına çıktı. 5 bin 40 lira olan  Can  gübre 10 bin 250 liraya, 6 bin lira olan amonyum sülfat 7 bin 350 liraya 9 bin 450 lira olan  Üre  gübre çeşidi ise 13 bin 750 liraya çıktı."