Dedeoğulları ailesinden 7 kişinin katledilmesiyle ilgili davada, failin katliamdan sonra 155’i arayarak 35 dakika ne konuştuğu henüz bilinmiyor. Görüşmenin bir kısmının dosyada kesintili bir şekilde yer aldığı görülürken kayıtların neden dosyadan çıkarıldığı ise merak konusu.

Haber: MÜNKER ODABAŞI

Konya'nın Meram ilçesinde Dedeoğulları ailesine yönelik gerçekleştirilen ve aynı aileden 4'ü kadın 7 kişinin hayatını kaybettiği katliamın 2. duruşması, 8 Şubat’ta Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleşti. Duruşmada görülen hukuka aykırı uygulamalar yeni soru işaretleri oluşturdu. Yoğun güvenlik önlemleri altında başlayan duruşmaya basının alınmaması üzerine avukatlar itiraz etti. İtiraz üzerine basının alındığı duruşmaya Diyarbakır, Şanlıurfa ve İstanbul barosu ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Ali Kenanoğlu, Abdullah Koç ve AKP Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan da katılanlar arasındaydı.

REDDİ HAKİM TALEBİ

Müşteki avukatları, mahkeme heyetine maddi gerçeğin ve sanığı azmettiren, himaye edenlerin ortaya çıkarılması yönünde irade göstermesini, yargılamanın seri şekilde yapılmasını ve bu nedenle iki davanın birleştirilmesi gerektiği yönünde talepte bulundu. Aksi takdirde avukatlar, reddi hakim talebinde bulunulacağını ifade etti. Ancak mahkeme heyeti hem birleştirme talebini hem de reddi hakim talebini reddetti. Ara kararın ardından itirazlara rağmen heyetin, yargılamaya devam etmesi üzerine müşteki avukatları reddi talep edilen hakimin yargılamaya devam etmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu belirterek duruşma salonunu terk etti. Bunun üzerine mahkeme heyeti duruşmaya müşteki ve müdafileri olmadan devam etti.

FAİL BELLİ, AZMETTİRİCİLER KİM?

Avukatlar, sanık M. Altun’un katliam öncesi kaldığı tüm lüks otellerin ödemesini nakit olarak yaptığını ancak yabancı uyruklu bir kadınla kaldığı Hilton otelin ödemesini ise kart ile gerçekleştirdiğini belirtti. Kartın kime ait olduğu sorusu ise yanıt bekliyor. Öte yandan katliamın organize bir iş olduğunu ve sanığın tetikçi olarak profesyonel bir şekilde eğitildiğini iddia eden avukatlar, Altun’un katliam öncesinde S. Yılmaz, D. Söylemez ve İ. Özen ile görüştüğünü, bu kişilerin kim olduğunu ve Altun ile bağlantısının araştırılmasını da talep etti.

155 İLE 35 DAKİKA NE KONUŞTU?

Sanık M. Altun’un katliamdan sonra 2 Ağustos 2021’de 155’i arayarak 35 dakika boyunca ne konuştuğu henüz bilinmiyor. Görüşmenin bir kısmının dosyada kesintili bir şekilde yer aldığı görülürken kayıtların neden dosyadan çıkarıldığı ise merak konusu. Altun’un, “Kalfalar Hasanköy cinayetler hakkında görüşmek istiyorum, Saraçoğlu, İvedi bana bağlayın” şeklindeki ifadesi dosyadaki evrakta yer aldı.

Ayrıca Altun, kayıtlara göre polise telefonda şunları söyledi: "Polislerin önünde bizi tehdit ettiler ve ben 5 kişiyi daha vuracağım, öyle teslim olacağım... Bunlar tam bir terörist… Emniyetten yardım alamadık... Cinayeti işleyen şahıs benim..." Altun’un kayıtlarda bağlanmak istediği Saraçoğlu’nun kim veya ne olduğu, kime bağlanmak istediği, emniyetten yardım alamamaktan neyi kastettiği çözülmeyi bekliyor. Ayrıca cinayeti işlediğini itiraf etmesine rağmen 2 gün sonra yakalanmasının nedeni ise bilinmiyor.

Gözden kaçırmayın

Polis müdahalesi ile beli kırılan ÇHD'li avukat Balcı'nın davasında 10. duruşma Polis müdahalesi ile beli kırılan ÇHD'li avukat Balcı'nın davasında 10. duruşma

Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan Altun’un tutukluluğunun devamına karar veren mahkeme, müşteki avukatları olmadan devam eden duruşmayı 19 Nisan 2022’ye erteledi.