Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, tutuklama tedbirinin ceza yargılamasında “son çare” ve “istisnai” nitelikte olması gerektiğini vurgulayarak; uygulamada keyfîlik olup olmadığı, adli kontrol tedbirlerinin işletilmemesinin sebepleri ve hak ihlali risklerini artıran yapısal nedenlerin tüm boyutlarıyla tespit edilmesi amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) araştırması açılması için önerge verdi.
Haber kaynağı tarafından paylaşılan önerge metninde; kişi özgürlüğünün kural, tutuklamanın ise istisna olduğu hatırlatılarak, Anayasa ve hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ile Anayasa Mahkemesi (AYM) yerleşik içtihatları doğrultusunda tutuksuz yargılamanın yargısal süreçlerde esas alınmasına özen gösterilmesi gerektiği ifade edildi. Bu yaklaşımın, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna da yansıdığı kaydedildi.
Uzun, son yıllarda tutuklama tedbirine çok sık başvurulduğuna, bazı dosyalarda tutukluluğun fiilen cezalandırma sonucuna dönüştüğüne ve bu durumun toplumda adalet duygusunu zedeleyerek yargıya güveni aşındırdığına dikkati çekti. Uzun tutukluluk süreleri, delilden yoksun ve yetersiz gerekçeler ile adli kontrolün etkili değerlendirilmemesinin, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkına ilişkin tartışmaları büyüttüğünü vurguladı.
TUTUKLULUK FİİLEN CEZALANDIRMA SONUCUNA DÖNÜŞMEMELİ
Önerge kapsamında; tutuklama kararlarının ölçülülük ilkesine uygunluğu, gerekçelendirme standardı, adli kontrol uygulamalarının etkinliği ve uygulamada keyfîliğe alan açan başlıkların tespit edilmesi önerildi. Ayrıca önergede, bazı tutuklama kararlarında siyasi baskı iddialarının yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı bakımından yarattığı güven bunalımının da araştırılması talep edildi.
Cumhur Uzun, Meclis araştırmasıyla elde edilecek tespitlerin; temel hak ve özgürlükleri güçlendiren, adli süreçlerde öngörülebilirliği artıran ve kamu vicdanında adalet duygusunu pekiştiren bir reform gündemine katkı sağlayacağını belirtti. Uzun ayrıca, hedefin hak ihlallerini önleyen ve güven veren bir yargı düzeni oluşturmak olduğunu ifade etti.