Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclis Üyesi Ozan Varal, Tarsus ilçesinde hayata geçirilmesi planlanan ve 14 kırsal mahalleyi doğrudan etkileyecek olan 980 milyon TL bütçeli çimento fabrikası projesine tepki gösterdi. Projenin geniş bir yaşam alanını kapsadığını vurgulayan Varal, fabrikaya yönelik itirazlarını kamuoyuyla paylaştı.
Projenin yaşam alanlarını doğrudan tehdit ettiğini ifade eden Varal, "Tarsus’un en güzel köylerinin ortasına çimento fabrikası kurulmak isteniyor. 14 kırsal mahalle tehdit altında. En yakın konuta 600 metre. Yaban hayatı koruma sahası komşuluğunda. Fabrikaya halkın rızası yok!" dedi. Çimento fabrikalarının çevresel etkilerine dikkat çeken Ozan Varal, çimento tozu solumak istemediklerini vurguladı. Fabrika kurulumunun tarımın ve yaban hayatının yok edilmesi anlamına geleceğini belirten Varal, ayrıca şunları kaydetti:
"Çimento fabrikası demek; Toz demek. Hastalık demek. Tarımın yok olması demek. Yaban hayatının yok edilmesi demek. Bir de nakliye var: Her gün binlerce ağır tonajlı tır ve kamyon köy yollarından aralıksız geçecek. Toz ve egzoz emisyonu katlanacak, dar köy yolları ağır vasıta trafiğine teslim olacak, yollar ve altyapı hasar görecek, çocukların okula gittiği yollar kamyon güzergâhına dönecek. Fabrikayla yapılacak olan, doğrudan yaşam alanlarına müdahaledir."
14 MAHALLE DOĞRUDAN ETKİLENECEK
Fabrikanın etkilerinin Çukurbağ ve Sanlıca mahalleleri ile sınırlı kalmayacağını dile getiren Varal; Keşli, Eminlik, Kuşçular, Emirler, Kozoluk, Gömmece, Çokak, Çavuşlu, Koçmarlı, Yanıkkışla, Karakütük ve Yeniköy mahallelerinin de süreçten doğrudan etkileneceğini belirtti. Proje alanının Hopur Topaşır Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'na 4,5 kilometre mesafede olduğunu hatırlatan Varal, bölgenin vaşak, yaban keçisi ve kurt gibi koruma altındaki türlere ev sahipliği yaptığını ifade etti. Bölgenin aynı zamanda uluslararası kuş göç yolu üzerinde bulunduğunu söyleyen Varal, benzer bir rant hevesinin kısa süre önce Yanıkkışla’da hayata geçirilmek istendiğini ancak halkın tepkisiyle vazgeçildiğini, şimdi ise aynı fabrikanın Sanlıca’ya taşınmak istendiğini belirtti.
Çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) sürecine ilişkin eleştirilerde bulunan Varal, Tarsus’un köylerinin ve kırsalının sanayi bölgesi veya çöplük olmadığını söyledi. ÇED sürecinin formaliteye dönüştürüldüğünü ve halkın katılımının göstermelik hale getirildiğini savunan Varal, ayrıca şunları ifade etti:
"Tarsus’un köylerinin ve kırsalı rantçıların sanayi bölgesi ve çöplüğü değildir. ÇED süreci formaliteye dönüştürülmüş, halkın katılımı göstermelik hale getirilmiştir. Yaban Hayatı Yönetmeliği açıktır: Koruma sahalarının dışında bile olsa, bu sahalara olumsuz etki yapacak tesislere izin verilemez. Proje alanı “Orman Alanı” ve “Tarım Arazisi” olarak planlanmış. Devlet ormanı niteliğindeki parseller çimento fabrikasına tahsis edilemez. Burada yaşayan insanların fikri sorulmadan, köylünün rızası alınmadan bu karar dayatılıyor."
Tarsus’un ihtiyaç duyduğu şeyin beton tesisleri değil; temiz hava, su ve orman olduğunu vurgulayan Varal, "Tarsus’u daha fazla çimento ve beton tesisi değil; temiz hava, su, gıda, orman yaşatır. Köylerimiz sahipsiz değildir. Bir yerde köylü direniyorsa, orada bir yaşam savunuluyordur" şeklinde konuştu. Varal, vatandaşları 26 Mart Perşembe günü saat 14.00’te Sanlıca’da gerçekleştirilecek olan ÇED bilgilendirme toplantısına katılmaya davet etti.




