Ahmet ÜNSAL/Manisa

1 Mayıs günü işçi-emekçi yürüyüşüne katılımın ardından Cumhuriyet Meydanı’nı terk eden Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı Manisa şubesi üyeleri, alanı terk etme gerekçelerini yaptıkları yazılı açıklama ile kamuoyunu bilgilendirdi.

Yapılan yazılı açıklamada: “Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, bu yıl da geçtiğimiz yıl olduğu gibi 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nün ruhuna ve tarihsel önemine uygun bir şekilde, Manisa’daki tüm emek örgütleriyle omuz omuza Cumhuriyet Meydanı’ndaki kutlamalara katılma kararı aldık. Emek mücadelesinin ortaklaşması ve sınıf dayanışmasının büyütülmesi adına Emek, Demokrasi ve Barış Platformu’nun tüm taleplerini kabul ettik, hiçbirine itiraz etmedik ve sürecin barışçıl bir şekilde yürütülmesi için elimizden gelen her türlü çabayı gösterdik.

Ancak, alanlara girerken her örgütün kendini ifade etme özgürlüğüne yönelik antidemokratik bir tutumla karşılaştık. 1 Mayıs’tan bir gün önce, bağlı sendikamız Eğitim-İş’in alana girerken nasıl anons edileceğine dair Emek, Demokrasi ve Barış Platformu ile muhatabımız olan KESK Şube Başkanı’na şu kısa metni ilettik:

“Parasız, kamusal, laik ve bilimsel eğitimden yana; ırkçılığa, bölücülüğe, gericiliğe karşı sınıf mücadelesi veren Mustafa Kemal’in öğretmenleri geliyor. EĞİTİM-İŞ geliyor!”

Bu metin, Eğitim-İş’in tüzüğünde açıkça yer alan, varoluş nedenini ve temel ilkelerini yansıtan bir ifadedir. Ne yazık ki, Platform adına bizimle muhatap olan KESK Başkanı, bizi bu şekilde anons etmeyeceklerini ifade etmiştir. Kendilerine, kürsüden okunacak ortak bir metin üzerinde tartışmadığımızı, bir örgütün kendini nasıl tarif ettiğinin o örgütün kendi iç meselesi ve en temel ifade özgürlüğü olduğunu açıkça belirttik. “Siz Eğitim-İş’in tüzüğünü beğenmeyebilir, eleştirebilirsiniz; ancak bu, bizim kendimizi ifade etme özgürlüğümüzü ortadan kaldırmaz” diyerek, emekçi sınıfının birliği için alanda olacağımızı vurguladık.

Buna rağmen, bugün alana girdiğimizde Platform tarafından kendi ilkelerimizle ve tüzüğümüzde yer alan değerlerimizle anons edilmedik. Bu dayatmacı ve sansürcü tavrı kabul etmemiz mümkün değildir. Bu nedenle, Birleşik Kamu-İş ve Eğitim-İş olarak Cumhuriyet Meydanı’ndaki 1 Mayıs alanını terk etmiş bulunuyoruz.

Şimdi Emek, Demokrasi ve Barış Platformu’na soruyoruz:

Irkçılığa karşı olmamızdan mı rahatsız oldunuz? Bölücülüğe karşı olmamızdan mı rahatsız oldunuz? Yoksa gericiliğe karşı duruşumuzdan mı rahatsız oldunuz?

Bizler, ayrı sendikalarda mücadele etsek de emek sınıfının birliğine ve ortaklaşmanın değerine her zaman inandık. Ancak ortaklaşmak, diğer örgütlerin tüzüklerine, ilkelerine ve kendilerini ifade etme özgürlüklerine ipotek koymak demek değildir.

Birleşik Kamu-İş olarak; laik, bilimsel, kamusal eğitim mücadelemizden, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden ve Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün yolundan asla taviz vermeyeceğiz. Emek mücadelesini, hiçbir dayatmaya boyun eğmeden, kendi ilkelerimizle ve onurumuzla sürdürmeye devam edeceğiz.

Saygılarımızla, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu” ifadelerine yer verildi.