Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisinin haftalık grup toplantısına katılarak, Türkiye'nin gündemindeki adalet, dış politika ve ekonomi başlıklarına dair açıklamalarda bulundu.
Ajansların aktardığı habere göre Arıkan, zorlu bir dönemden geçildiğini ve birçok alanda kritik krizlerle karşı karşıya kalındığını ifade etti. Arıkan, yaşanan tüm sorunlara rağmen milletin ferasetiyle gerçekleştirilecek ilk seçimlerin ardından 86 milyon vatandaşın tamamı için refah, adalet, huzur ve umudun Meclis çatısı altında tesis edileceğine inandıklarını kaydetti.
AVRUPA BİRLİĞİ VE DIŞ POLİTİKA ELEŞTİRİLERİ
Dış politikadaki gelişmelere değinen Arıkan, Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen'in, "Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmamız gerekiyor ki; Rus, Türk ya da Çin etkisi altına girmesin" şeklindeki ifadelerini eleştirdi. Arıkan, Avrupa’nın odağının yeniden Türkiye üzerinde olduğunu belirterek, Türkiye’nin Avrupa için hayati önemde olduğunu bildiği halde sarf edilen bu sözlerin Avrupa’nın geleceği adına üzücü olduğunu vurguladı.
Türkiye’nin bu coğrafyadaki bin yıllık tarihi boyunca kendi imkânlarıyla ayakta kaldığını belirten Arıkan, "Türkiye tarihinin her döneminde kefenin bir tarafında denge unsuru değil, bizzat terazinin kendisi olmuştur. Türkiye’nin nerede konumlandığını da, dış politikasını da ne ABD sefirleri ne de AB komiserleri belirleyemez, hadleri değildir. Bundan dolayı, Ne Ursula Von der Leyen ne de başka biri; Türkiye'ye yer göstermeye, ülkemize yön belirlemeye kalkışmasın. Görüyoruz ki Türkiye ne yaparsa yapsın Avrupa siyasetinin bize bakışlarındaki eski refleksler hiç değişmiyor" şeklinde konuştu.
KIBRIS VE DOĞU AKDENİZ'DEKİ ASKERİ HAREKETLİLİK
Fransa’nın Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile askeri iş birliği hazırlığında olduğuna dair iddiaları gündeme getiren Arıkan, Fransa ve Macron’un bölgedeki varlığını eleştirdi. Kıbrıs meselesinin sadece Rum yönetimi ve Yunanistan’ın kararıyla çözülemeyeceğini ifade eden Arıkan, Türkiye’nin garantörlük haklarının ve Türk kesiminin yok sayılarak bölgeye askeri yığınak yapılamayacağını belirtti. Arıkan, Fransız ve Rum tarafının hamlelerini, Kıbrıs meselesini çözüm masasından çekip İsrail’e destek amaçlı askeri planların bir parçası haline getirme girişimi olarak niteledi. Hükümetin bu durum karşısındaki tutumunu eleştiren Arıkan, krizin sessizce geçiştirilemeyeceğini vurguladı.
ADALET SİSTEMİ VE FAİLİ MEÇHUL DOSYALARI
Türkiye’deki adalet mekanizmasına yönelik eleştirilerini sürdüren SAADET lideri, Gülistan Doku soruşturmasının yeniden açılmasını olumlu karşıladıklarını dile getirdi. Adalet Bakanı’nın 75 ildeki 638 dosya ve 693 maktule ilişkin başlattığı inceleme sürecine dikkat çeken Arıkan, şu ifadeleri kullandı:
"Merak ediyoruz, bu 693 canın akıbetinin aydınlatılması için, o raflarda bekletilen klasörlerin indirilmesi için, illa bakanın mı değişmesi gerekiyordu? Düne kadar bu dosyalar neden raflarda bekletildi? Kimse kusura bakmasın. Adalet, iktidarın ihtiyaç duyduğu anda raftan indireceği bir araç değil. Peki faili meçhuller için gösterdiğiniz kararlılığı, 'siyasi cinayet davalarını' da raflardan indirerek gösterebilecek misiniz?"
SİYASİ CİNAYETLER VE AYDINLATILMAMIŞ DOSYALAR
Arıkan, geçmişte yaşanan ve hala tam anlamıyla aydınlatılamayan önemli dosyaları sıralayarak hükümete çağrıda bulundu. Muhsin Yazıcıoğlu, Tahir Elçi ve Uğur Mumcu suikastlarının üzerindeki sis perdesinin kaldırılması gerektiğini belirten Arıkan, binlerce kişiyi mağdur eden Thodex dosyasında da tüm ilişkiler ağının ortaya çıkarılması gerektiğini kaydetti. Hukukun kişisel ajandalara dönüştürülmemesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, her koşulda herkes için adalet talebini yineledi.
EKONOMİK VERİLER VE SOSYAL YAŞAM MÜCADELESİ
Ekonomi ve demografik yapı arasındaki ilişkiye de değinen Arıkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2008 yılında dile getirdiği "en az üç çocuk" politikasını hatırlattı. O dönemde 2,16 olan doğum oranının 16 yılın sonunda 1,48’e gerilediğini belirten Arıkan, gençlerin ekonomik sıkıntılar nedeniyle çocuk sahibi olamadığını ifade etti.
Kurban Bayramı öncesinde emeklilerin yaşadığı maddi zorlukları verilerle açıklayan Arıkan, 2018 yılında 1000 TL olan emekli ikramiyesi ile kurbanlık alınabildiğini, bugün ise ikramiye 4 bin TL’ye çıksa da kurban bedelinin 18 bin TL’ye ulaştığını kaydetti. Emekli ikramiyesinin 4 kat, kurban bedelinin ise 21 kat arttığını belirten Arıkan, bayramda emeklilere bir maaş ikramiye verilmesi için kanun teklifi sunacaklarını açıkladı.
BORÇLANMA VE İŞÇİ HAKLARI
Vatandaşların banka borçlarının AK Parti döneminde 6,5 milyar TL'den 6 trilyon TL seviyesine yükseldiğini ifade eden Arıkan, borç miktarının 929 kat artarken asgari ücretin sadece 150 kat arttığını belirtti. Türkiye’nin sefalet endeksinde dünya üçüncüsü konumuna geldiğini söyleyen Arıkan, Doruk Madencilik işçilerinin direnişine de değindi. Şirketle yapılan anlaşmayı takip edeceklerini belirten Arıkan, sermayenin hukuktan üstün olmadığını ve hiçbir holdingin milletin alın terinden daha kıymetli olmadığını ifade ederek konuşmasını tamamladı.





