İngiltere Kralı 3'üncü Charles, dün başlayan Washington ziyareti sırasında ABD Başkanı Donald Trump'ın İngiltere ve NATO'ya yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Charles, "Sayın Başkan, yakın zamanda ABD olmasaydı Avrupa ülkelerinin Almanca konuşacağını söylemiştiniz. İzin verirseniz şunu da söyleyeyim: Eğer biz olmasaydık siz de Fransızca konuşuyor olurdunuz" dedi. Charles'ın sözleri davetlileri güldürürken, ABD Başkanı'nın da esprili tepkiye güldüğü anlar kameralara yansıdı.
DOLAYLI MESAJLAR VE TARİHSEL GÖNDERMELER
Charles, ABD ziyareti sırasında hem ABD Kongresi'nde hem de resmi akşam yemeğinde yaptığı konuşmalarda, Trump'ın son dönemdeki eleştirilerine doğrudan yanıt vermekten kaçınırken, transatlantik ittifakın önemine yaptığı vurgularla dolaylı mesajlar verdi. Magna Carta'nın ABD'deki hukuki sistem üzerindeki etkisine değinen Charles, yürütme erkinin "denge-denetleme" mekanizmalarına tabi olması gerektiğini vurguladı. ABD basını, bu mesajı Trump'ın yürütme gücünü genişletme çabalarına dolaylı bir gönderme olarak yorumladı.
Charles'ın çevre politikaları, NATO'nun rolü ve hukukun üstünlüğü gibi konularda yaptığı vurgular, Trump yönetiminin Paris İklim Anlaşması'ndan çekilmesi gibi bazı politikalarına örtülü yanıt olarak değerlendirildi. Charles'ın gençlik döneminde Kraliyet Donanması'ndaki hizmetinden söz etmesi, Trump'ın İngiliz uçak gemilerini "oyuncaktan farksız" diye küçümsemesine yanıt verdiği yorumlarına yol açtı.
KONGRE'DE GÜLDÜREN ANLAR
İngiltere Kralı, ABD Kongresi'nde yaptığı konuşmada "Lütfen emin olun, sinsi bir arka hücum operasyonunun parçası olarak burada değilim" sözleriyle milletvekillerini güldürdü. Trump'ın İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ı İran savaşına katılmadığı için "korkak" ilan ettiği bir dönemde, 11 Eylül sonrası müttefiklerin "yüzyıldan fazla süredir yaptığı gibi birlikte harekete geçtiğini" hatırlatarak NATO dayanışmasını savundu. Charles, "Halkımızın yüz yılı aşkın süredir yaptığı gibi birlikte yanıt verdik" dedi.
TARİHSEL BİR DÖNEMEÇ: SÜVEYŞ KRİZİ
Charles, akşam yemeğinde 1957'de Kraliçe Elizabeth'in Süveyş Krizi sonrası ABD'yi ziyaretini anımsattı. O dönem İngiltere Başbakanı Anthony Eden, İsrail ve Fransa ile birlikte ABD'yi bilgilendirmeden Mısır'a askeri müdahalede bulunmuş, Washington bu tek taraflı harekete sert bir şekilde karşı çıkmıştı. İki ülke ilişkileri derin bir krize girmişti.
İngiliz monarşisinin geleneksel olarak siyasi ve askeri konularda tarafsız kalması nedeniyle, resmi akşam yemeğinde Trump'ın İran savaşıyla ilgili olarak "Charles benimle aynı fikirde" ifadesini kullanması da dikkati çekti.
TRUMP'DAN KRAL'A ÖVGÜLER
ABD Başkanı, "Bağımsızlığımızı ilan etmeden önce bile Amerikalılar içlerinde en nadir armağanı taşıyorlardı: ahlaki cesaret. Ve bu, denizin ötesindeki küçük ama güçlü bir krallıktan geliyordu" ifadeleriyle İngiliz Kraliyet ailesini övdü. Trump'ın ziyaret boyunca Kral'a övgüler yağdırması ABD basınının dikkatini çekti. The New York Times, "Trump ziyaret boyunca olağandışı bir disiplin sergiledi. Her zamanki gibi Oval Ofis'e gazeteci ordusu çağırmadı, müttefiklere yüklenip durmadı" ifadelerini kullandı.





