EKOLOJİ-ÇEVRE

Akbelen'de kamulaştırma kararına yurttaşlardan tepki: Topraklarımızı terk etmeyeceğiz

Muğla'nın Milas ilçesinde Akbelen Ormanı çevresindeki 679 parselin acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı kararına tepki gösteren köylüler, tarım arazilerini ve zeytinliklerini savunacaklarını söyledi.

Abone Ol

Muğla'nın Milas ilçesine bağlı İkizköy'de bulunan Akbelen Ormanı çevresindeki yedi köyde yer alan 679 parselin acele kamulaştırılmasına ilişkin 10 Ocak 2026 tarihli Cumhurbaşkanı kararına bölge sakinleri tepki gösterdi . Karar kapsamında zeytinliklerin de bulunduğu tarım arazilerinin linyit madeni sahasına dahil edileceği belirtildi.

Kamulaştırma kararına tepki gösteren köylüler, arazilerin büyük bölümünün verimli tarım alanı ve zeytinlik olduğunu ifade ederek, kararın hayata geçmesi halinde köylerin yok olma riskiyle karşı karşıya kalacağını kaydetti .

"40 BİNİN ÜZERİNDE ZEYTİN AĞACI GİDECEK"

Köylülerden Halil İbrahim Demir, 2019'da başlattıkları direnişi 2021'de çadır nöbetine dönüştürdüklerini, 2023'te ise güvenlik güçleri eşliğinde ormandaki ağaçların kesildiğini anlattı. Demir, "Biz direnişi bırakmadık, devam ettik. Burada 40 binin üzerinde zeytin ağacı gidecek. Hatta şu anda 5 bin tanesi kesildi." dedi .

Demir, 10 Ocak'ta yapılan kamulaştırmayla kendisine ait 300 zeytin ağacı, 30 dönüm tarla, ev ve damın kamulaştırıldığını belirterek, "Şu anda benim gidecek hiçbir yerim yok. Şu anda sıfırım. Dört çocuk babasıyım. Biz bu saatte nereye gideriz? Yaşım 50. Yani hiçbir şeyim kalmadı." ifadelerini kullandı. "Yaşamak istiyorsak önce bu cennet gibi yeri bırakmamamız lazım. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Sonuna kadar mücadeleye devam" diye konuştu .

80 yaşındaki Hamide Şallı ise "Bizim toprağımıza, suyumuza, havamıza, yöremize dokunmasınlar. Biz burada doğduk, burada büyüdük, burada ölecektik. Ben 80 yaşımda Ankaralarda orada, burada süründüm. Bu torba yasayı geri çeksinler. Bu kamulaştırmayı geri çeksinler. Bizi yerimizden, yurdumuzdan, yuvamızdan, toprağımızdan oynatmasınlar." dedi .

Şallı, "Ölürüm; yerimden, yurdumdan, toprağımdan, vatanımdan, bayrağımdan olmam. Kurban olurum ben vatanıma, kurban olurum ben bayrağıma." ifadelerini kullandı .

Ayşe Günay da acele kamulaştırmaya karşı olduklarını dile getirerek, "Bir kömür uğruna, maden uğruna. Niçin ille maden, ille termik santralde ısrar ediliyor? İnsanların toprağını, doğayı, yaşamı insanların elinden alamazsınız. Biz sonuna kadar haklıyız. Topraklarımızı asla terk etmiyoruz." diye konuştu .

Halil Şallı ise bölgede üç su kaynağını kaybettiklerini belirterek, "Geçmişe ve geleceğe baktığımızda, biz susuz, fosil yakıtı alınmış toprak üzerinde veya kenarında yaşamımızı gelecekte sürdürme tehlikesiyle iç içeyiz. Bunlar, bu yönetim, kesinlikle ve kesinlikle bir kamu yararı diye tek kalemde çıkıyorlar ama bizim yararımız üretmek, sürdürülebilir yaşam, su kaynaklarımız." ifadelerini kullandı .

HUKUKİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR

İkizköylülerin avukatlarından İpek Sarıca, acele kamulaştırmalara karşı birleşen yurttaşlar adına 200 parseli kapsayan toplam 96 ayrı dava açıldığını bildirdi . Sarıca, açılan davaların sadece bireysel mülkiyet haklarını değil, bölgenin ekolojik dengesini ve köylülerin geleceğini korumayı amaçlayan toplumsal bir direniş niteliği taşıdığını dile getirdi .

Bölge halkı, 15 Şubat 2026 Pazar günü saat 14.00'te Milas Atapark Meydanı'nda düzenlenecek "Acele Kamulaştırmaya Hayır" mitinginde bir araya gelecek . Mitinge ana muhalefet partisi CHP'nin Genel Başkanı Özgür Özel de katılacak .