CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, “Sansür Yasası’nın” TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri sırasında; “Güç kaybeden rejimler türlü seçim oyunlarıyla, düzenlemelerle ellerini tekrar güçlendireceklerini zannederler. Şimdi de önümüzde bir seçim var. İktidar mensupları seçim öncesi oyunlarla muhalefeti, muhalif sesleri bastıracağını, korkutacağını zannediyorlar. "

"Saray mutfağından çıkan bu yasalarınız ne iktidardan gitmenizi engeller ne bu halkın sesini kısmanıza izin verir. Çok uzağa gitmeyin, inin Kızılay’da bir esnafa kulak verin. Ulus’ta bir gence kulak verin. Hepsi diyor ki 'bıçak kemiğe dayandı.' Seçimi bekliyor" dedi. 

Kamuoyunda “Sansür Yasası” olarak bilinen, internet medyası ve sosyal medyaya yeni yaptırımlar öngören kanun teklifinin TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri sürüyor.

AKP ve MHP'nin hazırladığı ve Meclis'e sunduğu "sansür yasası" teklifi üzerine Genel Kurul'da görüşmeler başladı. CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel, teklif üzerine söz aldı. 

Adıgüzel teklifi, "Muhalif seslere sopa göstermek" olarak nitelendirdi. Adıgüzel'in Genel Kurul'daki konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle: 

"MUHALİF SESLERE SOPA GÖSTERMEK: İktidarın dezenformasyon yasası diye adlandırdığı fakat özünde muhalefeti susturma ve sansür yasasını hep birlikte konuşuyoruz. Aylardır gündemimizi meşgul ediyor. Aylardır dezenformasyon ile yalan haber ile mücadele edeceğiz diyorlar. Peki bu işin özünde ne var biliyor musunuz? Muhalif seslere sopa göstermek var. 

GÖREVDEN AFFINI İSTEYEN DAMAT BAKAN SESİNİ SOSYAL MEDYADAN DUYURDU: Bu yasa teklifi ile AKP bir şeyi tescil etmiştir. Türkiye tarihinin istibdat rejimi dönemlerini aratacak bir döneme girdiğimizi tescil etmiştir. Abdulhamid’in istibdat döneminde ‘burun’ demek yasaktı. AKP’de de biliyorsun en son ‘kel’ demek suç teşkil eder oldu. Sizin döneminizde istifa etmek kalktı. Artık görevden affını istemek var. Görevden affını isteyen damat bakan sesini duyuramıyor. Nerede duyuyor sesini, sosyal medyada. Ana akım medyası maalesef sayın bakanın açıklamasını saatlerce yayınlamıyor. 

BU YASAYI İSTEYEREK GETİRMEMİŞSİNİZ: AKP, birkaç saat içinde ak dediğine kara demeye başladı. Grup Başkanvekilleri artık bu zikzaklara yetişemez oldu. Yetişemez oldukları için birkaç tanesi yakın zamanda istifa etmek zorunda kaldı. Öyle bir atmosfer oluşturdunuz ki sabah uyandığınızda korkuyorsunuz, ‘acaba bir söz ederim de sarayın gözünden düşer miyim?’ Bugün de görüyorum ki aslında bu yasayı isteyerek getirmemişsiniz. Sırf sarayın ve ortağının gönlü olsun diye burada az bir katılımla bu yasayı geçirmeye çalışıyorsunuz. 

GETİRDİĞİNİZ YARGITAY ÜYESİNİ KOVALADINIZ: Bu yasa teklifi için biz Dijital Mecralar Komisyonu’nda 14 saat çalıştık. Bütün itirazlarımızı her madde için tek tek muhalefet partileri olarak dile getirdik. Sadece biz değil, sivil toplumun temsilcileri, sosyal medya platformlarının yöneticileri, meslek odaları hepsi dile getirdi. Ama AKP ve MHP temsilcileri dinlemedi. Bu yetmez Adalet Komisyonu’nda 3 gün görüşüldü. Sizin çağırdığınız Yargıtay üyesine şunu söylediniz, ‘Boş hikaye anlatma’ diyerek oradan kovaladınız. 

FAHRETTİN DURUR MU?: Bu mesele gündemde yer bulmaya başladı. Muhalefet bu işe itiraz etti. Yasayı erteleyelim dediniz. Tabii Fahrettin durur mu? Fahrettin dedi ki ben niye 3 ay bekleyeceğim. Ağustos ayında Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’ni kurdu. Peki merkezin başına kimi getirdi? Ne beklenir Fahrettin’den? Pelikancılardan birini getirdi. Bir İletişim Başkanı bir atanmış bürokrat ben yasayı falan beklemem, tanımıyorum diyor. Allah aşkına söyleyin bu merkez ne iş yapıyor? 

BU YASANIN İÇİNDE DEZENFORMASYONUN TANIMI YOK: Yasanın özü dezenformasyonla mücadele diyor. Biz de diyoruz ki muhalefeti ve basını baskı altına alma, susturma yasasıdır diyoruz. Dezenformasyonla mücadele ediyoruz diyorlar, bu yasanın içinde dezenformasyonun tanımı yok. Neden yok? Bilerek muğlak bırakılıyor. Dediler ya biraz önce imkansızlık. İmkansızlık bir yargıcın elinde sağdan sola çekilecek. Ne olacak. AKP’nin duymak istemedikleri, konuşulmasını istemedikleri bütün meseleler bu yasa çerçevesinde susturulacak. 

UÇAKLAR NEREDE DİYE BİR TWEET ATILDI, BU SUÇ MU OLACAK?: 128 milyar dolar nerede diye sorulmasını duymak istemiyorlar. 128 milyar dolar nerede demek suç mu? Diyelim ki bir örnek vereyim size, ormanlarımız, ciğerimiz yanıyor. Uçaklar nerede diye bir tweet atıldı. Bu suç mu olacak? Ama işgüzar bir savcı buna bir soruşturma açtı ve dedi ki ‘bu suç hatta bunu retweetleyenler ve beğenenler var, bu organize bir suç.’ Ne yapacağız burada. Yargıtay üyesi bu işin içinde çıkamıyor. Alenen yayma diye bir mesele var. Anlatamadı. 

İKİ ARTI İKİNİN BEŞ ETTİĞİNE TOPLUMU İKNA ETMEYE ÇALIŞIYORSUNUZ: ENAG gerçek enflasyonu açıkladığında suç mu olacak? Bu yasaya göre suç olabilir. Toplumu infiale sevk ediyor olabilir. Siz ne yapıyorsunuz biliyor musunuz? İki artı iki dört diyenlere ceza vermeye çalışıyorsunuz, iki artı ikinin de beş ettiğine toplumu ikna etmeye çalışıyorsunuz. 

MESLEK ÖRGÜTLERİNE VERELİM, VAR MISINIZ?: Bu yasa AKP’nin manipülasyon ve yalan haber bombardımana karşı doğruyu söyleyenleri susturmak için ortaya çıkmış yasa tasarısıdır. Öyle değil diyorsanız ben size şunu söylemek  isterim. Örneğin Fahrettin Altun’a basın kartları ile ilgili yetkiler veriyorsunuz. Eğer öyle değil diyorsanız hodri meydan, meslek örgütlerine verelim bu yetkiyi. Var mısınız? 

SARAYIN MUTFAĞINDAN ÇIKAN...: Güç kaybeden rejimler türlü seçim oyunları ile düzenlemeler ile ellerini tekrar güçlendireceklerini zannederler. Şimdi de önümüzde bir seçim var. İktidar mensupları seçim öncesi oyunlarla muhalefeti, muhalif sesleri bastıracağını, korkutacağını zannediyorlar. Saray mutfağından çıkan bu yasalarınız ne iktidardan gitmenizi engeller ne bu halkın sesini kısmanıza izin verir. Çok uzağa gitmeyin, inin Kızılay’da bir esnafa kulak verin. Çok uzağa gitmeyin, Ulus’ta bir gence kulak verin. Hepsi diyor ki bıçak kemiğe dayandı. Seçimi bekliyor." 

Akşener’den çocuk istismarına tepki: Büyük bir sapkınlıktır, çürümüşlüktür Akşener’den çocuk istismarına tepki: Büyük bir sapkınlıktır, çürümüşlüktür

"SANSÜR YASASI" NE İÇERİYOR?

“Sansür yasası” olarak bilinen Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nde hapis cezaları da öngörülüyor. Teklifle "Halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak amacıyla ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan" kimse, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılacak. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın faaliyetleri ve personeline yönelik suç teşkil eden içerikler katalog suçlar kapsamına alınacak. Teklifle, internet haber siteleri süreli yayın kapsamına alınacak. Basın kartı başvurusu İletişim Başkanlığı’na yapılacak ve basın kartı resmi nitelikte kimlik belgesi olarak kabul edilecek."