YouTube Üst Yöneticisi (CEO) Neal Mohan, 21 Ocak 2026 tarihinde yayımladığı yıllık mektubunda, video paylaşım platformunun geleceğine yönelik teknolojik yenilikleri kamuoyuyla paylaştı. Yapılan açıklamaya göre platform, içerik üreticilerinin kendi yüzlerini ve seslerini kullanarak yapay zeka tabanlı "dijital ikizler" oluşturmasına imkan tanımaya hazırlanıyor. Bu yeni özellik vasıtasıyla içerik üreticileri, bizzat kamera karşısına geçme zorunluluğu bulunmadan kendi yapay zeka versiyonları üzerinden YouTube Shorts videoları üretebilecek. CEO Mohan, bu teknolojinin insan yaratıcılığının yerini almayacağını, ayrıca şunları ifade etti, "ifade aracı" olarak üreticilerin daha hızlı ve esnek içerik üretmesine yardımcı olacağını vurguladı.

YAPAY ZEKA ENTEGRASYONU VE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

Platformun duyurduğu yenilikler arasında kişisel yapay zeka modelleri öne çıkıyor. Buna göre üreticiler, kendi ses ve görüntülerini kopyalayarak dijital içerik üretim süreçlerinde kullanabilecekler. Ayrıca, Google’ın gelişmiş video üretim aracı Veo 3’ün sisteme entegre edilmesiyle birlikte metin komutları aracılığıyla Shorts videoları oluşturulabilecek. Müzik ve oyun alanında da yeni araçlar sunulacağı, basit metin komutlarıyla oyun tasarlama ve farklı müzik türlerini deneme imkanının sağlanacağı bildirildi.

YouTube, yapay zeka kullanımını teşvik ederken aynı zamanda düşük kaliteli içeriklerle mücadele edeceğini belirtti. İnternet terminolojisinde "slop" olarak adlandırılan, insani değer barındırmayan ve otomatik üretilmiş spam içeriklerin yayılmasını engellemek amacıyla mevcut denetim sistemlerinin güncellendiği ifade edildi. Mohan, "tamamen sentetik" içeriklere karşı savaş açtıklarını kaydetti.

Güvenlik ve şeffaflık önlemleri kapsamında, başka bir şahsın yüzünü veya sesini izinsiz şekilde kullanan yapay zeka videolarının otomatik olarak tespit edileceği açıklandı. Yapay zeka ile oluşturulmuş veya üzerinde oynanmış gerçekçi içeriklerin "sentetik" olarak etiketlenmesinin zorunlu hale getirileceği belirtildi. Ayrıca içerik üreticilerine, kendi dijital kimliklerinin başkaları tarafından kullanılmasını yönetebilecekleri teknik araçların sağlanacağı vurgulandı.