Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkanı Ergün Atalay, konfederasyonun genel merkezinde 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ne dair hazırlıklar ve gündemdeki çalışma hayatı sorunları üzerine açıklamalarda bulundu. Atalay, bu yılki 1 Mayıs kutlamalarının ana merkezinin Edirne Savaşlar Meydanı olacağını bildirdi. Kutlamaların Türkiye’nin dört bir yanına yayılacağını belirten Atalay; İstanbul’da Kadıköy, İzmir’de Gündoğdu, Ankara’da Ulus, Mersin’de Cumhuriyet Meydanı, Trabzon’da Atatürk Meydanı, Adana’da Bayraklı Meydanı ve Samsun’da Cumhuriyet Meydanı gibi noktalarda diğer sendikalarla ortak veya müstakil etkinlikler düzenleneceğini ifade etti.

ÇOCUK İŞÇİLİĞİ VE İŞ CİNAYETLERİ

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle çocuk işçiliği konusuna değinen Atalay, bayram günlerinde dahi çocukların çalışmaya ve bu süreçte hayatlarını kaybetmeye devam ettiğini vurguladı. Elindeki verileri paylaşan Atalay, çocukların ekonomik sıkıntılar nedeniyle ailelerine katkı sağlamak için çalışmak zorunda kaldığını dile getirdi. Sadece 2025 yılında 94 çocuğun iş kazası değil, "iş cinayeti" sonucu yaşamını yitirdiğini belirten Atalay, son 10-12 yıllık süreçte hayatını kaybeden çocuk sayısının 836’ya ulaştığını kaydetti. Çocuk işçiliğinin şehirlerde de hızla yaygınlaştığına dikkat çeken Atalay, çocukların çalışmak yerine okula gitmesi gerektiğini ve bu cinayetlerin önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı.

Atalay, Kahramanmaraş’ta meydana gelen silahlı okul saldırısı hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Saldırıyı gerçekleştiren çocuğun annesinin öğretmen, babasının ise emniyet müdürü olduğunu hatırlatan Atalay, bu durumun sadece polisiye tedbirlerle çözülemeyeceğini ifade etti. Eğitim ve güvenlik imkanlarına sahip bir aile yapısında dahi bu tür olayların yaşanmasının derinlemesine düşünülmesi gerektiğini söyleyen Atalay, benzer tabloların Türkiye’nin her yerinde yaşanma ihtimaline karşı uyarıda bulundu.

MADENCİYE POLİS GÜCÜ KULLANILMASI DOĞRU DEĞİL

Eskişehir’de faaliyet gösteren Doruk Madencilik işçilerinin Ankara’da devam eden eylemlerine ilişkin konuşan Atalay, Mihalıçcık’taki maden ocağında yaşanan sorunların uzun süredir devam ettiğini belirtti. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından el konulduktan sonra Adularya-Yıldızlar Holding’e devredilen iş yerinde işçilerin üç yıldır ücretlerinin ödenmediğini ifade eden Atalay, Ramazan Bayramı öncesinde yapılan girişimler neticesinde 40 milyon liralık bir ödeme yapıldığını ancak mağduriyetin sürdüğünü kaydetti. İşçilerin birikmiş kıdem tazminatları ve altı aylık alacakları olduğunu vurgulayan Atalay, hangi sendikaya bağlı olursa olsun mağdur olan her işçinin yanında olmanın TÜRK-İŞ Genel Başkanı’nın görevi olduğunu söyledi.

İşçilerin Ankara yürüyüşü sırasında polisten gördüğü şiddeti uygun bulmadığını belirten Atalay, madencilerin sadece haklarını talep ettiğini ifade etti. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın çözüm üretmesi gerektiğini dile getiren Atalay, kötü işveren olarak nitelendirdiği yapıyla TMSF ilişkisinin kesilmesi ve ruhsatın iptal edilmesi gerektiğini savundu.

Çalışma hayatındaki genel sorunlara da değinen Atalay, Yüksek Hakem Kurulu’nun antidemokratik bir yapıda olduğunu ve enflasyon oranlarını dahi işçiye yansıtmadığını belirtti. İşverenlerin sözleşme müzakerelerinden kaçarak dosyaları bu kurula havale ettiğini ifade eden Atalay, enerji ve maden sektöründe ücretlerin 32 bin ile 35 bin lira arasında kaldığını kaydetti. Yeni bir çalışma hayatı düzenlemesine ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Atalay, sendikaların şahısların veya partilerin değil, doğrudan işçinin ve memurun kuruluşu olduğunu hatırlattı. Madencilerin devletine ve işyerine sadık insanlar olduğunu belirten Atalay, onlara karşı polis gücü kullanılmasının doğru olmadığını yineleyerek tüm emekçilerin yanında durmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.