Eskişehir Yaşam Bellek Özgürlük Derneği, Onur Ayı dolayısıyla LGBTİ+'ara yönelik yasaklamalarla ilgili açıklama yaptı. Dernek Eşbaşkanı Nurettin Aldemir'in okuduğu açıklamada, "Yasağı kaldırın, hak ve özgürlüklere yol verin" çağrısı yapıldı.

Haber: TEKİN GÜN

KDCP’den "tahammülümüz kalmadı" diyen Bakan Soylu'ya tepki: Kadın cinayetleri tahammülle durdurulamaz! KDCP’den "tahammülümüz kalmadı" diyen Bakan Soylu'ya tepki: Kadın cinayetleri tahammülle durdurulamaz!

Eskişehir Valiliği'nin yasakçı ve ayrımcı tutumunun devam ettiğini söyleyen Eskişehir Yaşam Bellek Özgürlük Derneği Eşbaşkanı Nurettin Aldemir, "Bu tutum bizleri nedense hiç şaşırtmadı! Bu kez de LGBTİ+’ların Onur Haftası kapsamında yapabilecekleri açık alan etkinlikleri yasaklandı. Gerekçe malum!" dedi. Dernek adına açıklamayı yapan Aldemir, yasaklama kararında “genel ahlaka karşı bir takım tutum ve davranışlar içeren bu tür etkinliklerin toplumun tepkisine yol açabileceği”nin ifade edildiğini belirterek, "Genel ahlak dediğiniz kimin ahlakı?" diye sordu.

"TARAFLI DAVRANMAK, AYRIMCILIKTIR"

Eskişehir Yaşam Bellek Özgürlük Derneği'nin açıklamasında öne çıkan başlıklar şöyle: "Genel ahlak sahipleri LGBTİ+’ların hak mücadelesini genel ahlaka aykırı bulurken; çocukların devlet ve cemaat yurtlarında, devlet kurumlarının denetiminde bulunan kurslarda tacize, tecavüze uğraması karşısında niçin susar? Bu genel ahlak sahipleri kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz suçlarını niçin önemsemez? İstanbul Sözleşmesi'nden çıkılmasını niçin savunur?
Yasaklama kararında “radikal görüşlere sahip kimi kişi ve gruplar tarafından, sosyal medya platformları ve bazı basın yayın organları üzerinden yapılması istenen etkinliklere karşı tepki gösterildiği” belirtilerek “yapılmak istenen etkinliklerin her türlü provokasyona ve eyleme açık olduğu, toplumda farklı görüşteki grupların bir araya gelerek çıkarılması muhtemel olaylar ile kamu huzuru ve genel asayişin bozulabileceği” belirtiliyor. İşte Valiliğin, kolluğun görevi de burada başlıyor. Evrensel insan hakları sözleşmeleri ve anayasanın eşitlik ilkesi gereğince Valilik ve kolluk enerjisini o radikal tehdit olarak görülen kişi ve grupları kontrol etmek için kullanacak. Hak sahibini, evrensel ve anayasal haklarını kullanacakları yasaklamak işin kolayıdır, taraflı davranmaktır, ayrımcılıktır, velhasıl insan haklarına karşı taammüden işlenmiş bir suçtur!"

VALİYE ÇAĞRI: "YASAĞI KALDIRIN, ÖZGÜRLÜKLERE YOL VERİN"

"Keşke Valilik ve kolluk geçtiğimiz Mayıs ayında broşürler dağıtarak LGBTİ+’ların yakılmasını isteyenler; katliam çağrıları yapanlar için de bir tepki verseydi. En temel insan hakkı olan “yaşam hakkına” karşı açıkça saldıran, hedef gösteren “radikallere” karşı da bir önlem alsaydı. Haksızlık yapmak istemeyiz, yaptıkları bir işlem varsa öğrenmek isteriz!
LGBTİ+’lar eşit yurttaşlık hakkı istiyorlar. Eğitim, barınma, sağlık, güvenceli istihdam gibi temel haklardan özgürce ve eşitçe yararlanmak istiyorlar. Bu taleplerini duyurmak, farkındalık yaratmak için her yıl Haziran ayı içinde Onur Haftası dedikleri bir zaman diliminde açık alanda etkinlikler düzenlemek istiyorlar. Bu da tüm haklar gibi korunması ve kullanılması için koşulların sağlanması gereken bir haktır.
Devlete ve ilgili kamu görevlilerine düşen görev yasaklamak, gözaltı işlemi yapmak, şiddet kullanmak değil; etkinliklerin ve katılımcıların güvenliğini sağlamak olmalı! İnsan hakları bunu gerektirir, Anayasal sorumluluk bunu gerektirir! Sayın Valiye çağrımızdır yasağı kaldırın, hak ve özgürlüklere yol verin!
Yaşam Bellek Özgürlük Derneği olarak Valiliğin yasak kararına karşı İdare Mahkemesine yürütmenin durdurulması ve kararın iptali için dava açtık; İdare Mahkemesi Valiliğe savunma için 5 gün süre verdi. Oysa yürütmenin durdurulması talebi kamusal zarar oluşabileceği, hak ihlali yaşanabileceği durumlarda istenir; bu nedenle de genellikle 24 saatlik savunma süresi verilir. Mahkemenin 5 gün süre vermesi bize çok manidar geldi."