Söyleşi: GÖKHAN BİÇİCİ

Gençlerin siyasete yönelik etkileri konusunda farkındalığı artırmak, siyasetçilerden beklentilerini duyurmak, siyasette yön verici olabilecekleri umudunu aktarmak, harekete geçmelerini hızlandırmak, siyaset alanında rol oynamaları için cesaretlendirme için düzenlenen Gençliğin Yüzleri programını, National Democratic Institute (NDI), Sosyal İklim Derneği, dokuz8MEDYA ve Medya Araştırmaları Derneği ile Daktilo 1984 ortaklaşa yürütüyor. Sosyal İklim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Gençliğin Yüzleri Sözcüsü Gaye Tuğrulöz gençlerin bizzat öznesi olduğu “Gençliğin Yüzleri” programını anlattı.

Türkiye toplumu bütün katmanlarıyla başta gençler olmak üzere hem bu seçimlere bir anlamda hazırlanıyor hem de seçimlerle alakalı her ne tartışma varsa dönüp dolaşıp bu iş bir şekilde gençlere varıyor, gençleri kapsıyor, hatta işin merkezine gençleri de alıyor. Evet Gaye, Gençliğin Yüzleri nedir, niye bu ismi seçtiniz? Bu programın amacı ne?

Senin de bahsettiğin üzere seçim 2023 seçimlerine yaklaşıyoruz ve genel seçim öncesi gençlerin sorunlarını çözüm önerileriyle taleplerinin yükselebileceği bir alan oluşturmak istedik. Gençlerin özgürce kendini ifade edebileceği bir alan. Tabii ki gençliğin ön plana çıkarmak için aslında kendi yüzlerimizden bahsediyoruz. Tabi bu biraz böyle kelime oyunu gibi de oldu. Bizim için tatlı bir isim. Bunun dışında 8 şehirde bu programı yürütüyoruz ve 8 şehirde de yüzer gençliğe hem gençlik forumları hem siyasal forumlar yapmak istiyoruz. Tabii yüzü çok da geçtikçe o forumda ama hani bizim amacımız minimum 100 gençle bir araya gelmekti. Bu 8 şehir; İstanbul, Ankara, Eskişehir, İzmir, Samsun, Diyarbakır, Mersin, Denizli. Aslında Türkiye'nin 7 bölgesini de kapsayan bir gençlik hareketiyiz. Bildiğiniz üzere Cumhuriyetimizin de bu sene 100 yılı bu 100 yılda da gençliğin böyle bir hareket sergiliyor olması kendine böyle bir özgür alan yaratıyor olması da ayrıca kıymetli.

8 şehirden bahsettin. Bunların içerisinde büyük şehirler olması anlaşılır. Ama neden Denizli? Neden Samsun? Neden başka şehirler değil de bu şehirler ön plana çıktı?

Biliyorsunuz bazı üniversitelerimiz, bazı illerimiz gençlik nüfusuna ev sahipliği yapıyor. Bu yüzden aslında kendi gücümüzün kampanya yürüteceğimiz 8 il gibi bir kaynağımız vardı ve bu kaynakta ön plana çıkan gençlik şehirlerini seçmek istedik. Aslında Denizli, Samsun, Diyarbakır, Mersin bunlar önemli şehirler. Mersin'de önemli, komşu kent Adana'dan da genç yüzlerimiz var Mersin'de misafir ettiğimiz ve bu süreçte bizlere dahil olan aslında böyle her bölgeden gençliğin bir araya gelebildiği önemli şehirleri seçmeye çalıştık.

Hangi aşamaya geldiniz? Çünkü geçtiğimiz Ekim ayında başlamış bir çalışmadan bahsediyoruz artık Mart ayını geride bıraktık. Seçime de 6 hafta kaldı. Bu son aylarda neler yapıldı?

Seçime az kaldı. Ekim ayında başlayınca bizler için 7 aylık sıkı bir maraton oldu. Şöyle anlatabilirim, programın adımlarını biz ekiple yola çıktığımızda Kasım'da bu 8 şehirde öncelikle bir tanışma toplantıları yapmak istedik. Bize hangi gençler dahil olabilir, nasıl büyütebiliriz? Bu 8 şehirde tanışma toplantıları yaptık. Sonrasında da sosyal medyamızda g-Gençliğin Yüzleri hesaplarında duyurular çıktık. Ve dedik ki biz seçim öncesi gençlerin taleplerini yükseltmek istediğimiz bir hareketiz. Bize dahil olmak isteyen genç yüzlerimizi arıyoruz. Buradan bizimle başvuran, zaman ayırabilecek, gönül veren gençleri bir araya getirdik. Her şehirde yaklaşık 20 geç yüzümüz var, bazı şehirlerde daha da fazla, Ankara’da 30 genç yüzümüz var. Genç yüzlerimiz bir araya geldiler. Öncelikle gençlik forumları yapmak istiyorduk. Bu genç yüzlerle forumlar nasıl olabilir diye 8 şehirde hazırlanmak için eğitimler yaptık. Forum simülasyonları gerçekleştirdik. Biz bu talepleri nasıl bir araya getireceğiz, nasıl politika önerisi oluşturabiliriz, bununla alakalı eğitimler alındı. Sonrasında da 8 şehirde gençlik forumları düzenledik, 693 gençle bir araya geldik.
18-30 yaş arası herkesi davet ettik. Çünkü bizim bu seçim özellikle odak grubumuzu 18-30 yaş arası olarak tanımlıyoruz. Tabi bize gönül koyan 30 yaş üstü insanlar da oldu ama öncelikle bu neslin talepleri diyoruz biraz.

Eğitim programları vardı aynı zamanda. Bu eğitim programları neyi içeriyordu? Nasıl bir kapsamı vardı?

İlk eğitim programları foruma hazırlıktı fakat sonrasında politika önerilerimiz de hazırlandıkça gençlik forumları da oluştukça sadece fiziki bir araya gelmelerin yetmeyeceği, zaten gençlerin aynı zamanda sosyal medyada konuştuğunu ve medyanın çok önemli olduğunu biliyorduk. Tabii orada da sizlerle çok önemli bir iş birliği yaptık, çok teşekkür ederiz katkılarınız için. 8 şehirde medya eğitimleri verdiniz. Bizim genç yüzlerimiz çok mutlu oldular, çok heyecanlandılar medyada da bu politika önerilerini ön plana çıkarabilecekleri için.

gaye tugruloz 1
dokuz8haber de Medya Araştırmaları Derneği ile birlikte bu projenin öznelerinden birisi oldu. Bu 8 kentte Genç Yüzler’e ikişer günlük Etkili Medya Kullanımı eğitimleri verdik. Yurttaş haberciliğini kapsayan sosyal medya, internet tarihini kapsayan veri doğrulamayı kapsayan bizim de önemsediğimiz bugüne kadar ki tecrübemizle geliştirdiğimiz eğitim modülleriyle bunlar bir kampanya yürütmek için bilinmesi gereken asgari içerikler söz konusuydu. Zaten kampanyacılık eğitimi de bu 2 günlük eğitimin merkezinde yer aldı diyebiliriz. Birbirinden de parlak, birikimli ve bence bir kısmı türkiye'nin yakın tarihinde şu ya da bu şekilde rol de oynayabilecek gençlerle tanışma fırsatımız oldu.

Medya eğitiminde şunu görmüş olduk, aslında temel bu süreci öğrenirken aralarında bu işi yapabilecek yeteneği olan, daha fazla zaman ayırmak isteyen, öğrenmek isteyen genç yüzlerimiz de var. O zaman sizlerle beraber bir ileri medya eğitimi kurguladık. Her şehirden 2 genç yüzümüz ileri medya eğitimini aldılar. Birçok medya aracı öğrendiler. Ben tabi alanın uzmanı olmadığım için çok bilmiyorum ama onlar birçok içerik öğrendiklerini, bir kampanya oluşturmak istediklerini, bunu medyaya taşımak istediklerini söylediler ve şu an halihazırda çalışmalarına devam ediyorlar. Biliyorsun seçime çok az kaldı, bir buçuk ay kaldı. Artık sadece sahada değil, aynı zamanda medyada da bol bol konuşuyor derdimizi anlatıyor olacağız ve farklı araçlar kullanıyor olacağız. O yüzden belki şey diyebiliriz. Bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edin. Farklı araçlarla önünüze çıkacağız diyebiliriz.

Şu anda program hangi aşamada?

8 şehirde gençlik forumlarımızdan sonra politika belgelerimiz hazırlandı. Bu sürecin paydaşı olan daktilo1984 ekibi onlarca akademisyenlerden oluşan bir ekip bizlerin politika önerilerini yayına hazırladılar. Şu an elimizde 4 tane politika önerisi var ve bu politika önerileri karar alıcıları buluşturduğumuz siyasal forumlar bölümündeyiz. 8 şehirde düzenleyeceğimiz bu siyasal forumları geçen hafta Denizli ve İzmir'de gerçekleştirdik. Burada AK Parti'den Cumhuriyet Halk Partisi’nden İYİ Parti'den, Halkların Demokratik Partisi’nden temsilciler bizlere katıldılar. Karar alıcılar bu süreci dinledi. Siyasi parti temsilcisi veya milletvekili düzeyinde temsil edildiler. Orada gençler 4 politika önerimiz olan genç işsizliği, nitelikli eğitim, temel ihtiyaçlara erişim ve gençlerin siyasal katılım alanında kalkıp sorularını sordular. Diğer 6 şehirlerimizde de siyasal forumlarımız devam edecek.

Dört konu başlığından bahsediyorsun. Genç işsizliği, nitelikli eğitim, gençlerin temel ihtiyaçlara erişimi ve gençlerin siyasal karar süreçlerine katılımı. Bu aslında bütün bu forumlardaki tartışmalardan toplam 153 tartışma oturumundan çıkan 4 temel eksen. Çok daha fazlası vardır elbette ama günün sonunda ama gençlerin odaklandığı en önemli temel 3-4 eksen bunlar. Biraz daha bahsedebilir misin?

153 konu başlığını 8 şehirde tartıştık ve en solunda 8 şehirde en çok çıkan başlıkları ele aldık. Bu arada bunları belirlemek hiç zor olmadı. Çünkü biraz önce bahsettiğimiz bu 4 politika önerisi bu 4 başlık her şehirde en öne çıkan, en çok vurgulanan en çok altı çizilen konu başlıkları oldu.

Siyasi forumlara zaten bu tartışmanın ana eksenini oluşturuyor ve forumlara yeni başladınız henüz 2 forum yapıldı, 6 forum daha var önümüzde. Dolayısıyla bu forumlarda bunlar tartışılacak. Arkasından ne yapılacak?

Arkasından da yapılacak siyasal forumlar bittikten sonra seçime kadar bu süreçte konuştuğumuz aslında istediğimiz talepleri yükseltmek için kamuoyu oluşturmak istiyoruz. Siyasi parti temsilciliklerine gideceğiz, sivil toplum kuruluşlarına gideceğiz. Gençlik nerede konuşuyorsa bizim de genç yüzlerimiz 8 şehirde bu alanlarda olacak ki şehrimizde gerçekleşen önemli gençlik etkinlikleri de hali hazırda da katılıyoruz. Geçen gün Ankara'nın geç yüzleri bir Ankara buluşmasına katıldılar. Gençlik alandaki buluşmada mikrofonu alıp Gençliğin Yüzleri’nin taleplerini anlattılar. İzmir ekibimiz İzmir İktisat Kongresi'nin Gençlik Forumu’nda alıp mikrofonu kendi taleplerini anlattı. Bütün bu alanları kullanmaya devam edeceğiz. Eğer 8 şehirde de böyle bir gençlik etkinliği varsa, bunu oluşturan sivil toplum kuruluşları da varsa bizi de davet ederse biz de her yerde taleplerimizi anlatmak isteriz.

Bir kutuplaşma iklimi içerisindeyiz. Demokratik katılım, gençlerin siyasal karar süreçlerine katılımı meselesinin bir sorun olarak bu kadar dile getirilmesi de bu iklimden bağımsız değil ve baştan itibaren sadece muhalif gençler iktidara mesafeli gençler değil, tümünü kapsamaya çalışan bir çalışma oldu. Takip edebildiğim kadarıyla gerçekten çok da kapsayıcı bir bileşiminden bahsediyoruz. Mesela bunların sorun yarattığı zamanlar oldu mu? Bu kutuplaşma iklimi mesela forumlara nasıl yansıdı ya da farklı siyasi partilerden temsilciler bir araya geldiğinde alışılageldiği gibi bir gerilim mi oldu yoksa bir demokratik tartışma iklimi tesis edilebildi mi?

Gençlik forumlarında hiçbir sorun yaşamadık. Sekiz şehirde gençler yan yana geldiler. Ben böyle düşünüyorum, sen böyle düşünüyorsun, burası kamusal bir alan, fikrimizi ifade ediyoruz, bizim odak noktamız ortak uzlaşımız Türkiye'de genç olmak. Bu bilinçle konuştular. Yani ben bu fikre inanıyor olabilirim, bu siyasi partiye oy veriyor olabilirim ama temel ihtiyaçlara erişim benim de sorunum. Şu an barınmak ya da işte bir gıdaya erişim tüm gençliğin sorunu. Hani farklı farklı ihtiyaçlara erişimi de konuştular. Mesela sağlık hizmetlerine erişimi de konuştular. Psikososyal hizmetlere erişimi de konuştular...O yüzden hangi görüşte düşünsek de genç olarak temel sorunları yaşıyoruz ve temel çözümlere ihtiyacımız var. Bu yüzden böyle bir şey yaşamadık.

Karar alıcılar geldiğinde nasıl oluyor orada bir gerilim oluyor mu?

Denizli'nin atmosferi farklı, İzmir'in atmosferi farklı. Fakat iktidar partisine de muhalefete de gençler, genç oldukları için çok benzer sorular soruyorlar. Politika öneri temellerinden sorular soruyorlar ve ne yapacaklarını soruyorlar. Burada da bence gençliğin yüzleri bunları başarıyor. Siyasi partiler yan yana oturdukları zaman bir gençlik programına da geldiklerini bildikleri için hem kendi içlerindeki iletişim bizleri çok mutlu ediyor. Birbirlerine verdikleri cevaplar, şakalaşmalar. Hem de gençlerle olan diyalogları gerçekten çok kuvvetli. Bir de orada şunu da görüyoruz, siyaseten top çevirmek dediğimiz bir cevap geldiği zaman ya da gençler cevabı yeterli bulmadığı zaman karta yazıyorlar. Tekrar böyle böyle bir şey söylediniz ama bizim için yeterli değil diyorlar ve karar alıcılar tekrar o soruyu cevaplamaya devam ediyor. O yüzden gerçekten politika temelli cevaplar da almaya başladık. O yüzden böyle bir kutuplaşma yaşamadık. Gençlerin bir araya gelebildiği böyle bir alan oluşturduğumuz için de ayrıca da ben çok mutluyum.

Şimdi seçimlerle ilgili 1-2 soru sormak istiyorum. Gençlik deyince akla yenilik geliyor, değişim geliyor haliyle ve bu seçimlerin en önemli tartışma konularından birisi gençler ne yapacaklar? Gençler seçimin kaderini belirleyecek gibi gözüküyor. Gençlerin 14 Mayıs seçimlerine yaklaşımı nasıl? Bir değişim talebi, arayışı mı öne çıkıyor, yoksa bir ilgi ilgisizlik sorunu var mı?

Bizim aralığımız da olan 18-30 yaş biraz daha genişlediğini düşünürsek 40 yaşa kadar olan dilimi aldığımızda %50 oyu gençler belirleyecek bu seçimde. Normalde Z kuşağı hakkında umutsuz, kararsız siyasetle ilgilenmeyen, apolitikleşmiş deniyor. Bize bakış açısı bu. Fakat genç yetişkinler bu süreçte böyle olmadıklarını kendileri göstermiş oldular. Forumlara geldiklerinde biz çok merak ediyorduk. Geride mi duracaklar, daha soft konular mı konuşacaklar, nasıl sürece yaklaşacaklar diye. Öyle olmadı sorunlarını anlatan gençler oldular, çözüm önerilerini veren gençler oldular. Biz tabii ki herhangi bir siyasi partinin içerisinde olmadığımız için hani direk oy bazlı konuşmuyoruz. Fakat hareketlerinden bu hareketin geldiği yerden sekiz şehirde benim gözlemlediğim atmosfer gençler ne istediklerini biliyorlar. Kendilerini anlamayan vaatlerden hoşlanmıyorlar. Kendilerini sadece internet çağı olarak tanımlayan işte birazcık internet paketi verdiği zaman oy veren gençler olarak görmüyorlar. Çok ciddi talepleri var, çok ciddi meseleleri var. Ya taban ihtiyaçlara erişim diye bir şey konuşuyoruz. Temel hak bu yani hâlihazırda. Gençler, barınmaktan bahsediyor gıdaya erişmekten bahsediyor, siyasette temsil edilmekten bahsediyor. Aldığı eğitim beni iş hayatıma hazırlamadı. Ben iş hayatı içerisinde garip bir yerdeyim. Ya işsizim ya iş hayatı içerisinde bulunduğum yerde mutlu değilim ya da ne istihdamda ne eğitimde dediğimiz bir genç topluluğu var. Çok önemli bir oran. Gençler, Türkiye'de hayattan kopuk olsam da siyasetten kopuk değilim ve bana gerçekçi vaatler veren kişileri destekleyeceğim diyor. Hangi siyasi partiye oy verir? Bunu seçim gösterir. Fakat bizim gençlere nasıl oy kullanacağından anladığımız şu; kendine de net cevaplar veren gençler için net vaatler veren halihazırda sadece eğlence amaçlı değil gencin derdini anlayan sorunu da anlayan çözüm önerilerine destek vermek isteyen siyasi partilere oy verecekler. Yani bizi sosyal medya fenomeni olarak gördüklerini düşünüyorum. Siyasiler, sosyal medyada gördükleri o akımları yaptıkları zaman bizlerin oy vereceğini düşünüyorlar. Fakat sekiz şehirde böyle bir durum yok. Başka bir üzücü konu ise şu an var olan parlamentoda, gençlerin temsiliyeti %1,2. Bu ülkenin % 50’si mecliste bu oranda temsil ediliyor. Burada çok büyük bir eşitsizlik var. Bu yüzden gençler temsil edildikleri noktada kendi siyasi partisinde genç görüyorsa, genç aday görüyorsa gençler güven duyuyorlar. Gençlik politikaları da ilgi gösteriyorsa gençlere çözüm önerileri sunuyorsa gençler o siyasi partiye ilgi gösteriyor.

Çok teşekkürler Gaye. Çok açıklayıcı anlattın. Son olarak ekleyeceğin başka cümleler varsa alalım.

6 şehirde daha siyasal formlara devam ediyoruz. Bu siyasal forumlara gençlerin katılımı bizler için çok önemli, bitirmeden onu söylemek isterim. Önümüzdeki 3 hafta içerisinde 6 siyasal forum gerçekleşecek. Bunların hem tarihleri hem yerleri Gençliğin Yüzleri’nin sosyal medya hesaplarından tüm mecralarda bakılabilir. Afişlerimizi paylaşıyoruz. Bizlere gelip o gün dahil olup siyasal forumlarda hem gençlerin sorularını hazırlamak hem de orada siyasi partileri beraber sıkıştırmak diyeyim kaba tabirle bizlere dahil olurlarsa çok sevinirim. Davetin için çok teşekkür ediyorum, devam da edeceğiz diye düşünüyorum. Bu süreçte dokuz8’e ve Medya Araştırmaları Derneği’ne verdikleri tüm destek için de ayrıca Gençliği Yüzleri adına da teşekkür ediyorum.