EKOLOJİ-ÇEVRE

Urla'da 15 hektarlık doğal sit alanı yapılaşmaya açıldı

İzmir'in Urla ilçesindeki Kuşçular ve Yağcılar köylerinde yer alan 15 hektarlık doğal sit alanı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan yeni imar planlarıyla yapılaşmaya açıldı. Bölge sakinleri ve hukukçular 85 villa projesine karşı dava açmaya hazırlanıyor.

Abone Ol

İzmir'in Urla ilçesine bağlı Kuşçular ve Yağcılar köylerinde, "Doğal sit alanı" ve "Tarımsal Niteliği Korunacak Alan" statüsünde bulunan 15 hektarlık arazinin imar planları Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanarak askıya çıkarıldı. Mezopotamya Ajansı’nın (MA) haberine göre, 1/100.000 ölçekli İzmir-Manisa Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı ile 1/25.000 ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı’nda koruma altında olan parsellerin statüsü değiştirildi. "Ekolojik temelli bilimsel araştırma projesi" çerçevesinde yapılan değişiklikle, söz konusu alanlar "Sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanma alanı" kategorisine alınarak yapılaşmanın önü açıldı.

Bakanlık tarafından askıya çıkarılan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı, 38’inci grup doğal sit alanları içerisinde bulunan 227 ada 40, 52 ve 53 numaralı parselleri kapsıyor. Toplam 60 gün boyunca askıda kalacak olan planlara, bu süre zarfında itiraz hakkı bulunuyor. Yapılan planlama doğrultusunda, doğal koruma alanındaki arazilere ve tarım arazilerine toplam 85 adet villa inşa edilmesinin planlandığı bildirildi. Tarım arazilerinin yok olması ve doğal sit alanlarının tahribatı riskine karşı bölge halkının projeye tepki gösterdiği kaydedildi.

YASAL KORUMA ALTINDAKİ ARAZİLER İMARA AÇILIYOR

Hukuki sürece ilişkin açıklamalarda bulunan avukat Şehrazat Mercan, Yağcılar köyünde 82 bin metrekare, Kuşçular köyünde ise 153 bin metrekarelik bir alanın koruma amaçlı imar planı adı altında yapılaşmaya açıldığını belirtti. Mercan, "Buraya koruma amaçlı imar planı olmaz zaten. Çok fazla bu tür yapılan çalışmalar var. Bunların önü alınamaz. Biz mücadelemizi veriyoruz ve sesimiz ne kadar çok duyulursa insanların daha çok sahip çıkacağını düşünüyoruz. Zaten bu bölgenin geçmişte de çevre mücadeleleri, hukuk mücadeleleri var. Biz burada 40-50 tane Çupra Levrek Çiftliği'ni davalarla önlemiştik" dedi.

Bölgenin ekolojik hassasiyetine dikkat çeken Mercan, arazilerin imara açılmasının iklim üzerinde de etkileri olacağını vurguladı. Mercan, "Buralar çok hassas alanlar. Bu topraklar bütün Türkiye'nin malı. Biz sadece evlerimiz yakın olduğu için değil. Buraya herkes geliyor denize giriyor, hava alıyor. Buraların imara açılmasıyla iklimi de değişecek. Bu kadar yapılaşmayı bu köylerimiz kaldıramaz. Bu alanların doğal sit derecelendirmeleri var. Ayrıca buralar üst ölçekli planlarda tarım arazisi, orman ve zeytinlik. Aynı zamanda yasal olarak koruma altında olan alanlardır. Ama onlar denizi ve doğayı kendilerine istiyorlar. Yakında bizi de kovacaklar. Kendileri için steril bir alan yaratıyorlar. Çok parası olanlar burada orta direği bile bırakmak istemiyor" ifadelerini kullandı.

İmar planlarının askı süresinin tamamlanmasının ardından hukuki yollara başvurulacağını kaydeden Mercan, "Planlar askıdan indikten sonra 60 gün içerisinde dava açmak gerekiyor. Biz de bunun hazırlığını yapmaktayız. Davamızı açacağız ve mücadelemizi sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.