Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu (DBŞT) bünyesinde organize edilen 11. Uluslararası Amed Tiyatro Festivali, bu yıl "Barış İçin Diyalog" başlığıyla sanatseverlerle buluşacak. 22 Nisan tarihinde kapılarını açacak olan ve 2 Mayıs'a kadar devam edecek etkinlik, kenti çok dilli ve çok kültürlü bir sanat merkezine dönüştürmeyi hedefliyor. Toplamda 22 oyunun sahneleneceği festivalde performansların büyük bir kısmı Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi'nde sergilenirken, bazı gösterimler ise açık alanlarda izleyiciye sunulacak.
FESTİVAL KAPSAMINDA 19 ÜLKEDEN TOPLULUKLAR SAHNE ALACAK
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı verilerine göre, festivale İtalya, İsviçre, İran, Suriye, Tunus, Suudi Arabistan, Ukrayna ve Uganda'nın da aralarında bulunduğu 19 farklı ülkeden tiyatro grupları katılım sağlayacak. Etkinlik takvimi boyunca oyunların yanı sıra çeşitli söyleşiler, paneller, atölye çalışmaları ve sanatçı buluşmaları da organize edilecek. Organizasyon komitesi, 33 farklı ülkeden başvuru alındığını ancak festival süresi kısıtı nedeniyle katılımın belirli bir sayıda tutulduğunu ifade etti. Tiyatronun kültürler arası köprü kurma ve toplumsal hafızayı canlı tutma gücünün merkeze alındığı etkinlikte, sanatsal üretim yoluyla coğrafyalar arası diyalog kurulması amaçlanıyor.
Uluslararası sanatçıların yanı sıra akademik çevreleri de bir araya getirecek olan organizasyona; Berlin, Sudan, Ukrayna, Süleymaniye ve Duhok'taki üniversitelerin tiyatro bölümlerinden temsilciler iştirak edecek. Berlin’deki üniversitelerde yüksek lisans eğitimi gören öğrencilerin de akademik çalışmalar kapsamında takip edeceği festivalde, farklı dillerde sahnelenecek oyunlar için Türkçe, Kürtçe ve İngilizce üst yazı desteği sunulacak. Festival ile tiyatronun ortak bir dil, dayanışma zemini ve kolektif hafıza alanı olarak güçlendirilmesi hedefleniyor.
Festival Koordinatörü Berfin Emektar, konuya ilişkin gerçekleştirdiği açıklamada, organizasyonun özellikle savaş ve kriz bölgelerinde üretim yapan sanatçıların deneyimlerini görünür kılmayı hedeflediğini belirtti. Emektar ayrıca şunları kaydetti: “Tiyatroyu yalnızca bir sanat alanı olarak değil; toplumsal hafızanın, kadınların sözünün, kültürel çeşitliliğin ve birlikte yaşam iradesinin ifade bulduğu bir alan olarak ele alıyoruz. Çok dilli, çok kültürlü ve çok sesli bir buluşma olacak. Tüm halkımızı bu önemli festivale katılmaya davet ediyoruz.”





