Tokat İdare Mahkemesi, Niksar ilçesine bağlı Yazıcık beldesi sınırları içerisinde yapılması planlanan bentonit maden ocağı projesine yönelik maden işletme ruhsatına karşı açılan davada yürütmeyi durdurma kararı verdi. Mahkeme heyeti, projenin hukuka aykırı olduğu ve faaliyete geçmesi durumunda çevre üzerinde telafisi güç zararlar doğabileceğini kaydetti.
Cemil Benli tarafından hayata geçirilmesi planlanan bentonit ocağı ruhsat sahasına 10 yıllığına verilen maden işletme ruhsatının iptali istemiyle açılan davada, hazırlanan bilirkişi raporu karara esas teşkil etti. Mahkeme, ocağın bölgedeki içme suyu kaynaklarının bulunduğu havzaya zarar verecek riskler taşıdığına yönelik iddiaları ve teknik incelemeleri değerlendirerek yürütmenin durdurulmasına hükmetti.
HACI GÖLÜ VE EKOLOJİK DENGE RİSKİ
Mahkemenin kararında, proje dosyasında maden sahası yakınındaki konutların işletme aşamasında nasıl etkileneceğine dair açıklayıcı bilgilerin yer almadığı ve sağlık koruma bandı mesafelerine yönelik gerekli çalışmaların yapılmadığı ifade edildi. Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) başvuru dosyasının madencilik faaliyetleri açısından daha detaylı olması gerektiğine dikkat çekilen kararda, projenin eksik veriler içerdiği belirtildi. İşletmeden kaynaklanabilecek toz emisyonlarının, çevredeki akarsu ve göllerin fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinde bozulmalar yaratabileceği vurgulandı.
İşletme sahasına yakın konumda bulunan Hacı Gölü'nün ekolojik dengesinin bozulabileceği, su kalitesi ve yer altı su sisteminde olumsuz değişimlerin meydana gelebileceği kararda yer alan tespitler arasında bulundu. Mahkeme, söz konusu madencilik faaliyetinin işletmeye alınmasının çevre açısından uygun olmayacağını ifade etti.
ÇED alanları içerisindeki faaliyetler sonucunda toplam 60 bin 50 ağacın kesilecek olmasına ve orman yapısının göreceği zararın genişliğine işaret edilen kararda, ÇED başvuru dosyasında yalnızca tek bir kaynağa atıf yapıldığı ve bilimsel verilerin yetersiz kaldığı kaydedildi. Bunun yanı sıra bölgedeki mera alanları, tarım arazileri ve arıcılık faaliyetleri üzerindeki etkilerin de proje dosyasında yeterince incelenmediği rapor edildi. Mahkeme, dava konusu maden işletme ruhsatında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varırken, faaliyetlerin sürdürülmesi halinde yaşam alanları açısından telafisi imkansız zararların doğabileceğini belirtti.