Giresun’un Tirebolu ilçesinde, son dönemde bölgede yoğunlaşan madencilik faaliyetlerine karşı düzenlenen mitingde, yurttaşlar yaşam alanlarına, su kaynaklarına ve üretim arazilerine sahip çıkmak amacıyla toplandı. Atatürk Anıtı Meydanı’nda gerçekleştirilen eyleme köylüler, fındık üreticileri, hukukçular, akademisyenler, çevre örgütleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katılım sağladı.

Mitinge katılanların beyanlarına ve paylaşılan bilgilere göre, madencilik faaliyetlerinin çevre, tarım ve halk sağlığı üzerindeki etkileri detaylandırıldı. Organizasyonun açılış konuşmasını, Alagöz Maden şirketine karşı hukuki süreç başlatan Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nihan Emiroğlu Nakiboğlu gerçekleştirdi. Nakiboğlu, eylemin sadece bir köyü değil, doğrudan yaşamı savunma amacı taşıdığını kaydederek şu ifadeleri kullandı:

“Burada bir çağrının, bir kaygının, bir itirazın etrafında, Sekü köyünde yaşananlara ses olmak için toplandık. Biz bugün sadece bir köyü konuşmayacağız. Biz burada yaşamı konuşacağız. Toprağı, suyu, geçimimizi, geleceğimizi konuşacağız. Sekü bugün bu mücadelenin adı oldu.”

ORMANLARIMIZI VE YAŞAM HAKKIMIZI KORUMAYA ÇALIŞIYORUZ

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş, mitingde yaptığı konuşmada çevre mücadelesinin vatan ve toprak meselesi olduğunu vurguladı. Gezmiş, “Bugün buradan yükselen ses, dünyanın en kaliteli toprağına sahip çıkma; suyun azaldığı dünyada suya sahip çıkma; sadece Tirebolu'nun değil, sadece Giresun'un değil, sadece Karadeniz'in değil, Türkiye'nin akciğeri olan ormanlarımıza sahip çıkma meselesidir. Bugün burada yaptığımız mücadele bir siyasi mücadele değildir, olmamalıdır da. Bu mesele vatan meselesidir, bu mesele toprak meselesidir. Çevre ve toplum aleyhine işleyen madenciliğe 'hayır' demek, ülke kalkınmasına karşı çıkmak değildir. Eğer amaç bu memleketin zenginliklerine sahip çıkmaksa, Giresun'un üstü, altından bin kat değerlidir” şeklinde konuştu.

Giresun Barosu Başkanı Avukat Soner Karademir ise hukuki mevzuata ve sahadaki uygulamalara yönelik eleştirilerini dile getirdi. Karademir, doğayı korumakla yükümlü kurumların kararlarını eleştirerek şunları kaydetti:

“Ülkemizin, devletimizin; çevreyi, doğayı, tarımı, çiftçiyi, ormanları, bitki örtüsünü korumak için oluşturduğu kurumların verdiği ÇED raporları, 'ÇED gereksizdir' raporlarını da düşündüğümüzde; aslında görevi doğayı korumak olan, ormanları korumak olan, çiftçiyi korumak olan kurumlardan; ormanlarımızı korumak, kendimizi korumak, çiftçimizi korumak ve yaşam hakkımızı korumaya çalışıyoruz.”

Maden arama mevzuatının şirketlerin işini kolaylaştırdığını belirten Karademir, sahada yaptıkları incelemelerde ormanın ortasında ağaçların kesildiğini gördüklerini ifade etti. Karademir, iktidar milletvekillerinin mitinge katılmamasını eleştirerek, “Bugün burada her siyasi görüşten, her ideolojiden, her dünya görüşünden insan var. Ama keşke Giresun’un seçilmişleri, Giresun’a atanmışlar, bizleri temsil eden herkes bugün burada bulunabilseydi” dedi. Karademir konuşmasını, Atatürk'ün köylüye dair sözlerini hatırlatarak tamamladı.

MÜCADELE SÜRECEK MESAJI

Çevre derneği adına hukuki süreci yürüten avukat Sevda Karataş Şahin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Murat Cavunt’a yönelik eleştirilerde bulundu. Şahin, “O ÇED muaftır kararını veren de sensin. Giresun’daki maden faaliyetlerine dair ÇED olumlu kararını veren, son imzayı atan, bunlara izin veren; bizim yaşam alanlarımıza, su kaynaklarımıza, hayvancılığımıza, tarımımıza hiçbir özen göstermeden hazırlanan raporlara, bilimsel yeterliliği olmayan raporlara onay veren sensin Murat Cavunt. Murat Cavunt bundan sonra o raporlara imza atarken eli titreyecek” ifadelerini kullandı.

TEMA Vakfı Çevre Politikaları Uzmanı Alaattin Yılmazer de çevre mücadelesinin ortak bir gelecek meselesi olduğunu belirterek birlikte hareket etme çağrısı yaptı. Maden faaliyetlerinden etkilenen Çatalağaç köyü sakinlerinden Esma Aydın ise Sekü köylülerine destek vererek kendi köylerindeki sürece dair görüşlerini paylaştı. Katılımcılar, madencilik faaliyetlerine karşı yürütülen mücadelenin genişleyerek devam edeceği mesajını verirken, etkinlik sırasında çeşitli sloganlar atıldı.