PSKAD Başkanı Erçe: Birlikte güzel günler göreceğiz PSKAD Başkanı Erçe: Birlikte güzel günler göreceğiz
Haber: EDA SÖNMEZ

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir Tiyatroları’nın “Şehir Yazarlarını Arıyor” projesine başvuran bin 300 yazar adayından 10'u seçildi. Bu yazarların toplumsal gerçekçi bakış açısıyla kaleme aldıkları 10 oyun metni, tiyatronun profesyonellerine ve seyircinin ilgisine sunulacak. Oyun okumaları ve söyleşilerden oluşan bir program, Müze Gazhane'de başladı. 13 Haziran'da başlayan program 17 Haziran'da sona erecek.

İBB Şehir Tiyatroları’nın Çağdaş Gösteri Sanatları Merkezi bünyesinde yürütülen “Şehir Yazarlarını Arıyor” projesine, Eylül–Aralık 2020 tarihleri arasında bin 300’e yakın yazar adayı başvurdu. Katılımcılara 14 hafta boyunca düzenlenen atölyelerde yazarlık eğitimleri verildi, seminerler düzenlendi.

İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever, proje çalışmalarına pandemi nedeniyle uzun bir ara verdiklerini, bu aranın ardından şimdi yeniden çalışmalara başladıklarını belirterek, şu bilgileri paylaştı:

"ÇOK ÖNEMLİ YAZARLARIN NEREDEYSE TAMAMININ İLK OYUNLARI HEP ŞEHİR TİYATROSU'NDA OYNANMIŞ"

"Şehir Yazarlarını Arıyor projesi İstanbul Şehir Tiyatrosu için çok kıymetli bir proje oldu. Aslında bir dönem ara verdiğimiz sonra tekrar başladığımız bir proje olarak bakıyorum ben buna. Çünkü şehrin tiyatrosu olarak ana akım bir tiyatro olarak bu tip projelerin bizim önderliğimizde yapılması, liyakatli yetkin insanların önderliğinde yapılması bence çok kıymetli.

Geçmişe baktığınız zaman da zaten İstanbul Şehir Tiyatrosu yeni yazarları hep teşvik etmiş. Çok önemli yazarların neredeyse tamamının ilk oyunları hep Şehir Tiyatrosu'nda oynanmış. Onun için ben bu projeyi o misyonun bir devamı olarak görüyorum. Ve çok kıymetli buluyorum. Zaman zaman sahnenin dilinin yenilenmesi gerekiyor. Çağın gereklerine göre farklı pencerelerden farklı gündelik olaylara bakış açımızı değiştirecek buna katkı sunacak kalemlerin seyirciyle ve tiyatro camiası ile buluşması için de bence çok kıymetli bir proje. Şehir Tiyatrosu 1914’ten beri İstanbul Kültür Sanat hayatında lokomotif görevi görmüş, gündemi belirleyen bir tiyatro. O yüzden çeşitli disiplindeki sanatlarla ilgili birtakım projeleri birleştirip onu seyirciyle kucaklaştırabilir. Bu zaten Şehir Tiyatrosu'nun işidir. 2012'den önceki yönetmeliğimizde mesela şöyle bir madde var: 'Türk tiyatrosunun yüceltmek ve Türk tiyatrosuna yeni yazarlar kazandırmak, onların oyunlarını eserlerini sergilemek ve bunların yaygınlaşmasını sağlamak.' Yani bizim kendi esas misyonumuz. Onun için yani çok özel bir şey yapmış olduğumuzu düşünmüyorum." 

"Şehir Yazarlarını Arıyor" projesi sorumlusu ve yönetmen Mehmet Ergen, tiyatroların aktif olarak şehrin nabzını yoklaması gerektiğini dile getirerek, şunları söyledi:

"BU HAFTA İÇERİSİNDE GÜNDE İKİ YAZARI OKUMA TİYATROSU OLARAK TANITIYORUZ: Tiyatroların aktif olarak şehrin nabzını yoklaması gerekiyor. Biz yalnızca postadan hangi oyunlar geldi acaba açıp bakalım demektense Şehir Tiyatrosu olarak oyun yazarları arıyoruz. Genç yazarlar, yaşlı yazarlar şu anda olan biteni anlatabilen yazarlar, kendi hikayeleri bir şekilde kendilerine bir şey demişse ve kendi hikayelerinden de şehre bir şey çıkartabiliyorsak. Biz yazma dersleri verdik, atölyeler yaptık biraz uzadı pandemi dolayısıyla iki yıl aldı normalde bir yılın sonunda bu kadar yazara ulaşmış olmamız gerekiyordu. 10 yazar belirledik. Bu hafta içerisinde günde iki yazarı okuma tiyatrosu olarak tanıtıyoruz. 

BİRAZ DAHA KENDİ HİKAYELERİYLE YÜZLEŞEN BİR TOPLUM OLABİLİRSEK DAHA İLERİ GİDERİZ: Bu oyunlarda bizim aslında sokaklarda her gün konuştuğumuz şeyler var. Hep karşılaştığımız insanlar var. Hep büyüklerimizin bize anlattığı hikayeler var. Günlük yaşantımızı kesinlikle sahneye taşımamız gerektiği için bunu yaptık aslında. Her yerde gördüğümüz insanların aslında ne konuştuğunu bilsek, bunları sahnede dinlesek biraz daha kendi hikayeleriyle yüzleşen bir toplum olabilirsek daha ileri gideriz diye düşündüm. Bir tiyatroyu ileri götüren şey yazarlardır. Sonuçta ne oynuyorsunuz dendiği zaman o tiyatronun kimliği ortaya çıkıyor. Biz de Şehir Tiyatrosu olarak oynadığımız oyunların yazarlarının hala yaşayan aramızda olan ve bizim deneyimlediğimiz şeyleri deneyimleyen yazarların anlattıklarıyla daha ileri gideriz diye düşündük. Dolayısıyla bu projeyi başlattık devam etmesini de istiyoruz.

YENİ BAŞVURULARIMIZ OLACAK: Devam edecek, Pandemi şimdi bitti daha hızlı devam etmesini umuyoruz yeni başvurularımız olacak bir de bizim geçtiğimiz iki yıl içerisindeki bütün derslerimizi kayıt altına aldık. Bir kılavuz niteliğinde hem kitap olarak hem de video olarak bunu çıkaracağız. Ve yol gösterme devam edeceğiz yeni yazarlara. Şimdi bir yazarla belli bir sürece girmek belli bir zaman alıyor. Bir daha yaz, bir daha getir, üzerine konuşalım, atölye yapalım, oyuncular okusun dediğimiz zaman bu tabii zaman alan bir şey olduğu için ne kadar çok yazarla çalışırsak, o kadar az o yazara zaman harcamış oluyoruz. Dolayısıyla o ilk süreçte de belki bu ilk 10 arasına giremeyen oyunlar var ama onlar neyi yaptıklarını neyi yapmadıklarını biliyorlar. Başardıkları oyunlarla ikinci oyunlarını yazacaklar.  Oyun yazarı dediğimiz insanlar zaten en az 10 tane 20 tane 10 yazan insanlar oluyorlar. Biz bir başlangıç yaptırıyoruz insanlara. Aralarında başka oyunlar yazmış olanlar da var bu başlangıçtan sonra yoğun yazmaya devam edecekler diye düşünüyorum.

BU ÇOK ORGANİK BİR SÜREÇ: Ama her zaman bu kadar sayıda mı olur, şehrinin belki nefesi bu kadardır, belki bir bin kişi daha çıkmaz, belki çıkanlar bu sefer bu oyunları bu okumaları bu hafta gelirler hemen böyle oyunlar arıyorlarmış ben böyle bir şey yazamam ya da ben daha iyisini yazarım biraz küçük düşünmüşüm galiba daha büyük bir şey düşüneyim diyeceklerdir. Bu çok organik bir süreç sürekli sürecek dolayısıyla bir ödenekli tiyatrolarda Şehir Tiyatroları olsun Devlet Tiyatroları olsun her zaman o nabzı yakalaması lazım.  Düşünün şu anda 14, 15 yaşında olan çocuklar 3-4 yıl sonra birdenbire başka bir şey yazıyor askerden dönecek bir şey yazacak üniversiteyi bitirecek bir şey yazacak o kadar çok yaşadığınız şey var ki. Biz perde açıldığı zaman ne bileyim dershane ortamını, askerlik ortamını, futbol soyunma odası ortamını, yani plaj ortamını sık sık sahnede görmedik. Bunlar yazılmadı. Belki de tiyatroya değmez diye düşünüldü. Belki de diziye çok yazar kaybettik. Belki de herkes gidip daha çok para kazanalım diye televizyona yazdı. Bilmiyoruz bakalım bu bir süreç.

İYİ YAZARLAR YETİŞTİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ

İnşallah iyi yazarlar yetiştirmeye devam edeceğiz. Biz Şehir Tiyatrosu'nun içinde olan bir proje değil Şehir Tiyatrosundan çıkmış bir proje olarak görüyoruz. İstanbul'da Türkiye'de çalışan oyun yazarlığı gelen herkesin yapımcı olsun yönetmen olsun oyun yazarı olsun oyuncu olsun gelip bu oyunları dinlemesi ve belki de kendilerine yarayan bir şeyler alması oyunun kendisi de dahil buna."

"Sayıları bin 300'ü bulan başvurudan bugüne geldik" diyen Çağdaş Gösteri Sanatları Merkezi sorumlusu, yönetmen Emre Koyuncuoğlu, şunları söyledi:

'İstanbul Büyük Şehir Tiyatroları Çağdaş Gösteri Sanatları Merkezi'nde iki yıldır bayağı bir kapsamı olan şehrin her alanına yayılmayı düşündüğümüz ve başvuruları her yerden aldığınız şehrin farklı alanlarından, bölgelerinden, belediyelerinden aldığımız ve sayıları 1300'ü bulan başvurudan bugüne geldik. İki yıldır çalışıyoruz. Bu kurum içinde tüm birimler ile birlikte çalıştık. Halkla ilişkiler, dramaturg, yönetmenlerimiz, oyuncularımızla sahnede teknisyenlerimizle, sahne direktörlüğü ile yoğun bir çalışmaydı. Ve çok mutluyuz şu anda. 10 tane yazarı İstanbul ve Türkiye ile tanıştırıyoruz. Ve daha çok yazacaklarını düşünüyoruz. Pırıl pırıl genç yazarlar. Hepsi çok ayrı hikayeler, ayrı karakterlerle inanılmaz şeyler canlandırdılar. Biz de çok mutluyuz böyle bir olanağın içinde olmaktan. Ben de bir tane oyun yönetiyorum Nadir Sönmez'in oyunu. 'İşletmek' adında oyun. Ve çok sevdim oyunu. Yani hepimiz çok sevdik ve umarım diğer yazarlara da daha sonraki zamanlarda bu yol açık olur.'

ATÖLYE VE SEMİNERLER PANDEMİ NEDENİYLE ÇEVRİM İÇİ PLATFORMA BAŞLADI

'Şehir Yazarlarını Arıyor' projesi, Şubat 2020 tarihinde kamuoyu ile paylaşıldı. Bu duyurumuza 1300 gibi rekor bir başvuru ve katılım sağlandı. Bütün başvurular titizlikle değerlendirildi ve hepsinin katılımını sağlayacak bir programla, Eylül 2020’den itibaren gerçekleştirdiğimiz atölye ve seminerler pandemi nedeniyle çevrim içi platformda başladı. Atölyenin ilk oturumu canlı bağlantı ile proje üretimini gerçekleştiren, proje sorumlusu Mehmet Ergen tarafından yapıldı. Proje yazma pratiğine yönelik çalışmaların önerildiği seminerler ile devam etti. İBB Şehir Tiyatroları Çağdaş Gösteri Sanatları Merkezi tarafından programlanan eğitimler, birçok önemli yazar, yönetmen ve dramaturgu genç yazar adaylarıyla buluşturdu. Pandemi sebebiyle çoğu tiyatronun faaliyetlerine ara verdiği kapanma sürecinin engellerine rağmen proje yoğun bir katılımla devam etti.

Seminer ve çalışmalar; Mehmet Ergen, Yiğit Sertdemir, Murat Mahmutyazıcıoğlu, Ahmet Sami Özbudak, Firuze Engin, Ebru Nihan Celkan, Serdar Biliş, Emre Koyuncuoğlu, Yeşim Özsoy, Özen Yula, Beliz Güçbilmez, Behiç Ak, Lerzan Pamir, Gökhan Aktemur, Dilek Tekintaş, Başak Erzi, Elif Solak, Sinem Özlek, Ergün Özdemir, Özgür Kaymak, Berna Adıgüzel ve Sinan Akcan olmak üzere tiyatro dünyamızın değerli isimleri tarafından yapıldı.

YENİ METİNLER NASIL OLUŞTU?

Atölye ve seminerler sonunda, katılımcılar 50 sayfalık bir tiyatro metni yazdılar. Oyunlar 15 kişiden oluşan değerlendirme kuruluna gönderildi ve dramaturg raporları hazırlandı. Objektif bir seçim olabilmesi için her oyun 2 ya da 3 kişi tarafından değerlendirildi ve raporlandı. Tüm değerlendirmeler sonucunda seçilen 55 oyunun yazarlarına projenin üçüncü aşamasına katılımları için davet gönderildi. Üçüncü aşama, Aralık 2021-Nisan 2022 tarihleri arasında yapıldı. Şehir Tiyatrosu oyuncularıyla birlikte yapılan çalışmalar, oyun okumaları ve yönetmenlik çalışmalarının da dâhil edildiği dört ay süren kapsamlı bir program olarak yürütüldü.

YENİ METİNLER İLK KEZ OKUNACAK

Bu süreç sonunda ortaya çıkan metinler, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın dramaturg, yönetmen ve oyuncularından oluşan profesyonel bir ekip tarafından okuma tiyatrosu olarak katılımcılarla paylaşılıyor. Tiyatronun profesyonellerinin davetli olduğu, seyircinin katılımına da açık olan bu okumalarda oyun metinleri de ilk kez seyirciyle buluştu. Günümüz toplumsal sorunlarına farklı bakış açıları getiren, yorumlayan ve tiyatro sahnesine taşıyan yeni 10 metin ve ele aldığı konular tiyatro seyircisi kadar tiyatronun profesyonellerinin de dikkatini çekiyor." (ANKA)