Suriye iç savaşı 2023’e uzuyor ve 11 yılını doldurdu. Türkiye, Esad’ı devirmekten vazgeçti, Kürtlerin statüsü olmamasına yönelik politikayı öne çıkardı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Esad ile görüşebileceğini açıkladı. Türkiye ve Suriye istihbarat yetkilileri bir süredir görüşmeler yapıyor. Ama Türkiye ve Suriye Dışişleri bakanları Rusya’da görüşmelere başladı. Sırada Erdoğan ve Esat görüşmesi var. Ancak 2023 öncesinde bir görüşme öngörülmüyor. Esad bu konuda aceleci davranmayacağı ifade ediliyor.

IŞİD, yüzlerce tutuklu arkadaşlarını kurtarmak için Kuzey Suriye’deki Sineaa Cezaevi’ne baskın düzenledi. Cezaevindeki gardiyanları da rehin alan IŞİD, dışarıdan da saldırı yaptı. İçinde YPG’li güçlerin de olduğu Suriye Demokratik Güçleri isyanı bastırdı, çok sayıda IŞİD’li öldü. IŞİD’in kalkan olarak kullandığı 700 çocuk da kurtarıldı.

‘PENÇE KILIÇ HAVA HAREKATI’

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı Neçirvan Barzani, Ankara’ya gelerek Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştü. Görüşmeden bir gün önce de Türk Silahlı Kuvvetleri Irak ve Suriye’nin kuzeyindeki merkezlere yönelik hava harekatı düzenledi. Mahmur ile Kuzey ve Doğu Suriye’nin Dêrik ve Şehba bölgeleri eş zamanlı olarak bombalandı.

Türk Silahlı Kuvvetleri 16 Kasım’da “Pençe Kılıç Hava Harekâtı” adıyla Suriye’nin kuzeyindeki Kürt bölgelerini bombaladı. Uçaklar 160 km derinliğe kadar gitti. Diyarbakır askeri havalimanından kalkan 10 adet F-16 tipi savaş uçağı ilk bombalamadan sonra üstlerine döndü. 20 Kasım’da F-16 ve F-4 savaş uçağına ek olarak çok sayıda SİHA ve tanker uçaklarıyla birlikte Türkiye gece yarısında yine hava harekatı başlattı. Harekat Rusya kontrolündeki Suriye hava sahasında gerçekleştirildi. Türkiye sınırından 160 km derinliğe kadar alanı kapsayan harekata Kara Kuvvetlerine bağlı topçu birlikleri de karadan destek verdi. Harekat kapsamında Suriye'nin kuzeyinde Tel Rıfat, Kobani ve çevresi, Derbesiye, Maranez, Malikiye, Ayn İsa, Ayn Dagne ile Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki Kandil, Süleymaniye ve Şengal’e de bomba atıldı. Uçaklar 8 kez de Kobani’deki kimi hedefleri vurdu.

KİMYASAL GAZ İDDİALARI…

TSK’nın kimyasal silah kullandığına ilişkin görüntülerin yayınlanması üzerine hükümet yetkilileri iddiaları ortaya atanları suçladı.

PKK’ye bağlı Halk Savunma Merkezi’nin ölen PKK’lilerin son anlarına ilişkin görüntüleri paylaşarak TSK’nın kimyasal silah kullandığına dair iddialar ve haberler iç siyasette sert tartışmalara neden oldu.

CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, iddialara dayanak olan görüntülerin doğru olup olmadığıyla ilgili olarak Meclis'e bir soru önergesi vereceğini söyledi.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da Meclis'te yaptığı konuşmada "Kimyasal silah kullanımı iddialarının bir an önce araştırılması, varsa sorumlularının ortaya çıkarılması gerekiyor" dedi.

Tutuklu bulunan eski HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş da “Bu görüntülere TBMM ve muhalefet sessiz kalamaz” yönünde bir tweet paylaştı.

TTB Başkanı ve adli tıp uzmanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı da, öldürülen PKK'lıların son dakikalarını gösteren görüntüleri incelediğini ve sinir sistemini hedef alan kimyasal gaz kullanıldığını düşündüğünü söyledi. Fincancı, bağımsız heyetlerin inceleme yapması gerektiğinin çağrısını yaptı.

Hükümet kanadından Milli Savunma Bakanlığı “Tamamen asılsız ve gerçek dışıdır” derken AKP Sözcüsü Ömer Çelik “TSK'yı kimyasal silah kullanmakla suçlayanlar, alçak iftira şebekesinin parçasıdır” şeklinde tepki gösterdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da iddiaları ortaya atanlara tepki göstererek “Arkadaşlar hemen süratle davaları açtılar ve bunun peşini kesinlikle bırakmayacağız" dedi. Erdoğan, "Hem tazminat hem ağır ceza davaları açarak üzerine üzerine gideceğiz. Silahlı Kuvvetlerimizin bugüne kadar kimyasal silah kullanmak gibi bir taksiratı yoktur" şeklinde konuştu.

ŞEBNEM KORUR FİNCANCI TUTUKLANDI

Adli tıp uzmanı ve TTB Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın açıklamaları üzerine hakkında “terör örgütü propagandası yapmak” ve “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, devletin kurum ve organlarını aşağılamak” iddiasıyla soruşturma açıldı. Gözaltına alınan TTB Başkanı Fincancı 27 Ekim'de tutuklanarak cezaevine konuldu. TTB’nin tutuklanması üzerine dünyadaki pek çok tabip odası ve meslek örgütü tarafından protesto edildi.

KDP-PKK ARASINDA SORUN ÇIKTI

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne bağlı peşmergeler PKK’nin kontrolündeki Metina bölgesine 5 Haziran’da konvoyla giriş yaptı. Burada 5 peşmergenin ölümü üzerine KDP ve PKK arasında gerilim yükseldi. KDP yetkilileri “PKK’nin burada işi yok, çıkmalı” yönünde mesaj verirken, PKK yetkilileri “Türkiye ordusunu çıkarın” yönünde açıklamalar yaptı. KDP-PKK arasındaki gerginlik sürüyor.

ERDOĞAN İMRALI EDİRNE’DEKİNDEN RAHATSIZ!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Abdullah Öcalan ile Selahattin Demirtaş arasında "hesaplaşma" olduğunu iddia etti. Erdoğan, "Edirne'deki, en büyük hesabı İmralı'dakine verecek. Zannediliyor ki her yer şu anda toz pembe. Değil. Onlarında kendi içlerinde ayrı bir hesaplaşmaları var ve bu hesaplaşmayı da yapacaklar" dedi.

Kürt siyasetçiler ise bu açıklamayı “Kafa karışıklığı yaratmaya yönelik psikolojik bir hamle” olarak değerlendirdi.

Demirtaş, yargılandığı bir davada MİT Müsteşarı’nın kendisine Öcalan’ın yerine geçme önerisinde bulunduğunu açıkladı.

GAZETECİ NAGİHAN AKARSEL’E SUİKAST

Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi ve Jineoloji dergisi editörü akademisyen Nagihan Akarsel, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ne bağlı Süleymaniye kentindeki evinin önünde 4 Ekim günü silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Akarsel'in cenazesi Cihanbeyli ilçesi Gölyazı Mahallesinde “Jın, Jiyan, Azadi” sloganları ile toprağa verildi. Suikast, Diyarbakır, Şırnak, Van, Ankara, Mardin, Manisa, Ağrı, Tatvan, Dersim gibi kentlerde düzenlenen eylemlerle protesto edildi. Suikastın “Kürt”, “kadın”, “gazeteci” kimliğine yapıldığı vurgulandı.

İKİ OPERASYONDA 25 KÜRT GAZETECİ TUTUKLANDI

Diyarbakır ve Ankara merkezli olarak iki operasyonda 33 Kürt gazeteci gözaltına alındı, bunlardan 25’i tutuklandı.

Diyarbakır’da polis 8 Haziran’da Kürt gazetecilerin çalıştığı kurum ve kuruluşlar ile evlerine baskın düzenleyerek 20’si gazeteci 22 kişiyi gözaltına aldı. İki kez gözaltı süresini uzatılan gazetecilerden 16’ı tutuklanarak cezaevine konuldu.

Suç delili olarak gazetecilerin evlerinde ve çalıştıkları kurumlarda bulunan bilgisayar, kamera, fotoğraf makinası, ses ve ışık sistemleri, montaj-kurgu bilgisayarlarındaki hard diskler, kitap, gazete arşivleri, Türkiye'de yayınlanan dergiler gösterildi. Tutuklanan gazetecilerin isimleri şöyle:

Aziz Oruç, Safiye Alagaş, Serdar Altan, Mehmet Ali Ertaş, Ömer Çelik, Neşe Toprak, Mehmet Şahin, Zeynel Abidin Bulut, Elif Üngör, Remziye Temel, Suat Doğuhan, Lezgin Akdeniz, İbrahim Koyuncu, Abdurrahman Öncü, Ramazan Geciken ve Mazlum Güler.

25 Ekim’de de polis, Ankara merkezli olarak dokuz kentte gazetecilere yönelik operasyon yaptı. Gözaltına alınan 11 gazeteciden 9’u tutuklandı.

Örgüt üyeliği iddiasıyla tutuklanan gazeteciler Mezopotamya Ajansı Yazıişleri Müdürü Diren Yurtsever, ajans muhabiri Berivan Altan, Deniz Nazlım, Selman Güleryüz, Hakan Yalçın, Ceylan Şahinli, Emrullah Acar, JINNEWS muhabiri Habibe Eren ve Öznur Değer.

PARİS’TE KÜLTÜR MERKEZİ BASKINI

Fransa’nın başkenti Paris’te ırkçı olduğu bildirilen bir Fransız, Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi’ni ve çevredeki Kürt esnaflara ait işyerlerini bastı. 69 yaşındaki saldırgan Emine Kara Mehmet Şirin Aydın ve Abdurrahman Kızıl’ı öldürdü. Fransa’daki Kürtler sokaklara dökülerek önlem alınmamasını protesto etti.

ORTADOĞU’DA DİPLOMATİK İLİŞKİ ATAĞI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8-10 yıldır sorunlu olduğu Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, İsrail ve Mısır’la yeniden diplomatik ilişki kurdu. Sırada Suriye var.

ERDOĞAN SİSİ’YE ‘YENİDEN’ DEDİ

Erdoğan, Mısır’da Müslüman Kardeşler iktidarını darbeyle sonlandıran Sisi ile el sıkıştı. İlişki 9 yıldır kesikti.

SUUDİLER 5 MİLYAR DOLAR PARA GETİRDİ

Erdoğan’ın temasları sonucu Suudi Arabistan Türkiye Merkez Bankası’na 5 milyar dolar para yatırdı.