Ordu’nun Altınordu ilçesine bağlı Durugöl Mahallesi’nde bulunan Melet Irmağı kenarındaki eski çöp sahasının imara açılması kararına karşı başlatılan protestolar devam ederken, Ordu Çevre Derneği (ORÇEV) ve Durugöl Platformu bileşenleri mücadelenin sekizinci haftasında bir yürüyüş gerçekleştirdi.
19 Eylül Ortaokulu önünde bir araya gelen platform üyelerinin Tahıl Pazarı Meydanı’na doğru ilerleme talebi, Valilik izni bulunmadığı gerekçesiyle polis ekipleri tarafından engellenmek istendi. ORÇEV yetkililerinin demokratik haklarını kullandıklarını vurgulayarak yürüyüşü sürdürme iradesini ortaya koyması üzerine yaşanan kısa süreli tartışmaların ardından eylem Süleyman Felek Caddesi’nde sonlandırıldı.
HALKA AÇIK DENİLEN MECLİSE HALK SOKULMADI
ORÇEV Başkan Yardımcısı Serdar Görnaz, bölgedeki eski çöp sahasının imara açılmasının çevre dengesi ve toplum sağlığı üzerinde telafisi güç riskler oluşturabileceğini kaydetti. Görnaz, bu alanın rant temelli projeler yerine kamusal fayda gözeten bir anlayışla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Melet Havzası için sürdürülen mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini belirten Görnaz, havzanın betonlaşmasına karşı duracaklarını ve yaşam alanlarını savunmaktan geri çekilmeyeceklerini vurguladı. Ayrıca Ordu Büyükşehir Belediyesi Meclis Toplantısı’nı takip etmek isteyen dernek üyelerinin içeri alınmadığını kaydeden Görnaz, halkın katılımının engellendiği bir meclisin meşruiyetine dair eleştirilerini dile getirdi. Doğayı savunanların susturulmaya çalışıldığı bir ortamda halkın söz hakkının bulunmadığını ifade eden Görnaz, yetkinin meşruiyeti konusundaki görüşlerini paylaştı.
Eyleme destek veren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ordu Milletvekili Mustafa Adıgüzel de Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler’in konuya ilişkin yaklaşımlarına yönelik eleştirilerde bulundu. Kentte yaşayan tüm canlıların ve doğanın korunması gerektiğini belirten Adıgüzel, asıl zorluğu Ordu halkı ile birlikte bölgedeki canlıların çektiğini ifade etti. Yargı organları tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararlarının hukuki bir hak ve hukuk devletinin gereği olduğunu vurgulayan Adıgüzel, kamu kaynaklarının ve doğanın korunması yerine şirketlere devredilmesi politikasına karşı çıktı. Adıgüzel, yerel yönetimin halkın emaneti olan alanları koruması gerektiğini belirterek, şehri yönetme sorumluluğuna odaklanılması gerektiğini sözlerine ekledi.





