Beyoğlu'nda 16 yıl önce narkotik polisi tarafından gözaltına alınıp işkence gören ve üç hafta sonra tekrar ifadeye çağrılınca intihar eden Onur Yaser Can’ın ölümüyle ilgili davada karar açıklandı. İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi sanık 4 polis hakkında "resmi belgeyi yok etme, bozma veya gizleme" suçlarından 6'şar yıl hapis cezası verdi. Abla Ezgi Sevgi Can, "Polislerin sadece resmi evrakta sahtecilikten değil, aynı zamanda işkence, cinsel taciz ve insanlık dışı uygulamalardan dolayı yargılanması gerekiyordu... Ama yine de bugün önemli bir kazanımdır. Onur Yaser davası için, polis şiddetine, işkenceye karşı verilen hak mücadelesi için, Türkiye için, Türkiye'deki bu hak mücadeleleri adına önemli bir kazanımdır bugün verilen, buradan çıkan karar. Emsal bir karardır ve bu cezasızlık döngüsünün bir nebze de olsa kırıldığı bir gündür bugün. İşkenceden de aynı şekilde yargılanacakları günü biz göreceğiz burada" dedi.
Onur Yaser Can’ın ölümünden sorumlu tutulan polislerin yargılandığı davanın görülmesine bu sabah İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.
Ezgi Sevgi Can'dan sanık savunmalarına tepki: Bu savunma, suçu hafifletmeye yönelik yapılan bir savunmadır
Duruşmada söz alan Can ailesinin temsilcisi Ezgi Sevgi Can, sanık savunmalarına tepki gösterdi. Ezgi Sevgi Can, “Bu yapılan savunma suçu hafifletmeye yönelik yapılan bir savunmadır, bunu hatırlatmak istiyorum” dedi. Sanık beyanlarına ilişkin de konuşan Can, “Müvekkilin mahkemenin sorduğu sorulara ‘hatırlamıyorum, bilmiyorum’ şeklinde yanıt verdiği, sanık işine gelenleri dün gibi hatırlarken işine gelmeyenleri hatırlamaması sadece suçlunun vereceği yanıtlardır” ifadelerini kullandı.
Aile olarak uzun yıllardır adalet mücadelesi verdiklerini vurgulayan Can, “16 yıldır bu mücadeleyi sürdürüyoruz. Annem ve babam yıllarca bu savunmaları dinlemek zorunda kaldılar. Artık bu döngünün kırılmasını talep ediyorum” şeklinde konuştu.
Av. Mehmet Ümit Erdem “Bu dosyada bir TCK 43’ün uygulanmasını istiyoruz. Sistematik bir belge imha sürecidir. Sanıkların suç sonrası pişmanlık göstermemeleri, aslında bir daha suç işlemeyecekleri kanaatini yaratmayacağını göstermektedir. Zararın giderilmesi için en azından özür bile dilememeleri.” dedi.
Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan sanıklardan Hakan Aydın ise savunmasında önceki beyanlarını tekrar ederek, beraatini talep etti.
Sanık avukatları da müvekkillerinin beraatini talep ederek, aksi yönde karar verilmesi halinde lehe hükümlerin uygulanmasını istedi.
6'şar yıl hapis
Mahkeme karar arası verdikten sonra önceki kararda olduğu gibi 4 sanığı 6'şar yıl hapis cezasına çarptırdı.
Duruşma bitiminde Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi önünde bir açıklama yapan Onur Yaser Can'ın ablası Ezgi Sevgi Can, "Onur Yaser davası için, polis şiddetine, işkenceye karşı verilen hak mücadelesi için, Türkiye için, Türkiye'deki bu hak mücadeleleri adına önemli bir kazanımdır bugün verilen, buradan çıkan karar. Emsal bir karardır ve bu cezasızlık döngüsünün bir nebze de olsa kırıldığı bir gündür bugün. Bir zaferdir aslında bizim için." dedi.
Ezgi Sevgi Can şunları söyledi:
"Onur Yaser Can davası için Çağlayan Adliyesi'ndeydik yine. On altı yıldır bu adalet arayışımız devam ediyor. Bu kaçıncı duruşma bilmiyorum, sayamıyorum artık. Benim ömrüm bu adliyede geçti diyebilirim.
Bugün, resmi belgeyi bozma, yok etme ve gizlemeden dört sanığın istinaftan dönme sonrası tekrar yargılandığı dava sonuçlandı ve mahkeme dört sanığın altı yıl ceza almasına karar verdi. Yani eski kararında direndi.
"Adaletin biz sadece kırıntısından bahsedebiliriz"
İstinaf, iyi hâl indirimi neden uygulanmadığını, neden alt sınırdan uzaklaşıldığını sormuştu. Bunun için istinaftan dönmüştü dosya ve bizim tekrar tekrar anlatmamız sonucunda mahkeme ikna oldu ve tekrar aynı suçtan, yani bu suçtan, aynı oranda cezayı verdi bu sanıklara. Tabii ki burada adaletin biz sadece kırıntısından bahsedebiliriz. Çünkü yıllardır bu polislerin sadece resmi evrakta sahtecilikten değil, aynı zamanda işkence, cinsel taciz ve insanlık dışı uygulamalardan dolayı yargılanması gerekiyordu. Bu on altı yıldır hiçbir mahkemede, hiçbir adli mercide yapılmadı ve bu yapılmadığı sürece, bu polisler işkence suçundan yargılanıp ceza almadığı sürece biz adaletten bahsedemeyiz.
"Emsal bir karardır ve bu cezasızlık döngüsünün bir nebze de olsa kırıldığı bir gündür bugün"
Ama yine de bugün önemli bir kazanımdır. Onur Yaser davası için, polis şiddetine, işkenceye karşı verilen hak mücadelesi için, Türkiye için, Türkiye'deki bu hak mücadeleleri adına önemli bir kazanımdır bugün verilen, buradan çıkan karar. Emsal bir karardır ve bu cezasızlık döngüsünün bir nebze de olsa kırıldığı bir gündür bugün. Bir zaferdir aslında bizim için.
Maalesef annem, babam bugünü göremediler. Onların emekleri sayesinde bu sonuç bugün buradan çıktı. Bir yerlerden görüyorlar ama ben buna eminim. Ve biraz olsun orada, oldukları o yerde huzur bulacaklar bu karar sayesinde. Ben buna da inanıyorum.
"Bu polisler artık bu kadar rahat suç işleyemeyecekler"
Ve bu polisler artık bu kadar rahat suç işleyemeyecekler. Cezasızlık döngüsü kırıldıkça bu ülkede polis şiddeti, kamu gücünü eline alıp güçsüz gördüğü insana bu kadar rahat kameraları kapatıp istediği muameleyi uygulayan polislere bir bir örnek olacak bu, bir bir mesaj olacak buradan çıkan karar.
Tabii ki şu anda bu karar Yargıtay’a gidecek. Önce istinafa, oradan Yargıtay’a gidecek. Dolayısıyla zaman aşımı riski var. Biz buna karşı da bir şekilde önlem alacağız ve kamuoyunu, basını bu davayı sonuna kadar, yani bu suçlar onanana kadar, ceza alana kadar, onanana kadar takip etmeye çağırıyorum. Çünkü biliyorsunuz Türkiye’de bu tarz davalarda hep zaman aşımı zorlanıyor ve bu konuda da duyarlı bir şekilde bu davayı bu zamana kadar yaptığınız gibi takip etmenizi sizden bekliyorum, desteğinizi bekliyorum.
Ve bu zamana kadarki desteği için bütün basın emekçilerine, bütün avukatlara, avukatlarıma, bu davayı takip eden tüm avukatlara gönülden teşekkür ediyorum. Tüm ailem adına teşekkür ediyorum. Onlar da size teşekkür ediyorlar.
Bu akşam rahat bir uyku uyuyabileceğim ve bu dayanışma sürdükçe bu ülke daha demokratik, daha demokratik bir yer olmaya başlayacak. Bu dayanışmayı, bu mücadeleleri tüm zorluklara rağmen sürdürmeliyiz. Ve yanımda olduğunuz için, bugüne kadar bu davayı takip ettiğiniz için, bu kadar yıldır yılmadan benimle beraber bu yolu yürüdüğünüz için hepinize çok teşekkür ediyorum.
"İşkenceyle ilgili de bir yargılama olması için elimizden gelen bütün gücümüzü kullanıyoruz"
Bu arada, biz işkenceyle ilgili bir dosyamız var şu anda, onu da söyleyeyim. İşkenceyle ilgili de bir yargılama olması için elimizden gelen bütün gücümüzü kullanıyoruz. Ve bu polisler, dediğim gibi, asıl suçları, yani tabii ki resmi evrakta sahteciliği işlediler ve bunu ben başından beri söylüyorum. Onur Yaser Can'na yapılan işkence ve insanlık dışı muamelelerle ilintili bir suçtu bu da zaten. Dolayısıyla zaten o yüzden de üst sınırdan ceza aldı bu sanıklar. İşkenceden de aynı şekilde yargılanacakları günü biz göreceğiz burada, bu adliyede.
O zaman da sizi aynen bu şekilde, bu kadar kalabalık şekilde yanımda olmanızı bekliyorum. Dayanışmanızı bekliyorum ve çok çok teşekkür ediyorum bu davayı takip eden, sonuna kadar benimle olan herkes için, herkese teşekkürler."





